Gezi’nin Birikimiyle Bağımsız ve Demokratik Türkiye Mücadelesine Devam

Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nın “yayalaştırma projesi” adı altında ranta, betona ve talana açılmasının ardından başlayan tepkiler kısa zamanda milyonları içine alan bir halk direnişine dönüştü. 2013 Mayıs sonunda başlayan görkemli eylemler Haziran ayı ve sonrasında devam ederek “Haziran Direnişi” olarak tarihe geçti. Taksim Meydanı başta olmak üzere ülkenin sokaklarını ve parklarını özgürlük meydanlarına çeviren kitleler, Türkiye tarihinin en kitlesel ve en uzun süren bu eylemini gelecek kuşaklara miras olarak bıraktılar.

Gezi direnişi ülke çapında polis şiddetine, kara propagandaya ve her türden provokasyona rağmen; yaşam hakkından, demokrasi ve özgürlük mücadelesinden geri durmadan yoluna devam etti. Bu süreçte hayatını kaybeden gençleri bir kez daha saygı ve özlemle anıyor, davaların takipçisi olmaya devam edeceğimize söz veriyoruz.

Aradan 7 yıl geçtiği halde Gezi direnişinin talepleri hala taptaze. Çünkü sermaye sahipleri ile rant çevreleri kentlerin, doğanın talanından vazgeçmiyor. Çünkü halkın, gençlerin ne dediğine kulak asmadan baskı ve sömürü politikalarını koyulaştıran siyasi iktidar, “tek parti tek adam” rejimini dayatmaya devam ediyor. Ama ne yaparlarsa yapsınlar işçi ve emekçilerin, gençlik ve kadınların özgürlük mücadelesi durdurulamıyor. Gezi’nin değerleri, korona virüse rağmen zorla fabrikaya sokulan işçilerin grevinde, şiddete uğrayan kadınların direnişinde, derelerine ve topraklarına sahip çıkan köylülerin mücadelesinde, kayyım tahakkümüne boyun eğmeyen Kürt halkının halk iradesine sahip çıkmasında, gençlerin eşit eğitim ve güvenli gelecek mücadelesinde yaşamaya devam ediyor.

Öte yandan Gezi’nin bugüne bıraktığı ilerici değerler egemenlerin korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Her fırsattı Gezi’yi karalayan, milyonların demokratik eyleminin arkasında “darbe girişimi” arayanlar ne yaparsa yapsınlar, güneş balçıkla sıvanmıyor! Gezi’de yargılananlar teslimiyetin değil halka bağlılıklarının bir ifadesi olarak talepleri mahkeme kürsülerinden dile getirdiler, her platformda dile getirmeye de devam ediyorlar.

Gezi’de ortaya çıkan değerleri sadece ulusal çerçeve ile sınırlandırmak da mümkün değildir. Zira Gezi Direnişi, ortaya çıktığı tarihsel konjonktürde Arap halk isyanlarının, Avrupa’da ekmek ve özgürlük mücadelesinin bir parçası olarak enternasyonal dayanışmayı elden bırakmamıştır. Bugün Amerika’da siyahi genç George Floyd’un ırkçı bir polis tarafından katledilmesinin ardından yaşanan halk isyanı da bu bağlamda değerlidir. Gezi direnişini anımsatan eylemlerle bugün Amerika’da özgürlük mücadelesinin bayrağını eline alan bütün siyahileri, Amerikan halkını da dayanışma duygularımızla selamlıyoruz.

Gezi romantik bir nostalji değildi, olmayacak ve bağımsız demokratik Türkiye mücadelemizin içinde tarihsel bir miras olarak yaşamaya devam edecek.

EMEK PARTİSİ Genel Merkezi

TEILEN