Gönül Belediyeciliği Diye Pazarlanan; Yolsuzluk ve Rant Belediyeciliğidir

25 yıldır Erdoğan ve AKP’nin yönetiminde olan İstanbul; rant, talan ve yağma ile yönetildi.

Ekrem İmamoğlu’nun çeşitli televizyon programlarında açıkladığı yeni bilgiler  bu rant düzeninin nasıl sürdürüldüğüne dair önemli veriler ortaya koyuyor.

Bu bilgilerin bazıları şöyle;

  • Sayıştay raporlarına göre ortaya çıkan yıllık zarar: 753 milyon TL
  • İhtiyaç dışı alınan araçlar için harcanan: 120 milyon TL
  • Sadece son 3 yılda internet sitesine harcanan: 80 milyon TL
  • Sadece son 6 yılda hiç hayata geçirilmemiş fikir projelerine harcanan: 226 milyon TL

Maddi olanakların en yoğun olduğu bir kentin yönetilme tarzı AKP belediyeciliğinin ve tek adam rejiminin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koymuştur. İstanbul’un taşı toprağı-doğası, kültürel ve tarihi mirası, yandaş patronlara, cemaatlere, tarikatlara, akrabaya, damada “parsel parsel dağıtılmış” ve kent bunları zenginleştirecek bir “nimet” olarak görülmüştür.

Bu tablo İstanbul halkı için yeni değildir.
Çünkü bu durumun sonuçlarını her gün yaşamakta ve tanık olmaktadır.
AKP ve YSK işbirliği ile seçimlerin iptal edilmesinin önemli nedenlerinden biri de bu yağma üzerine kurulu belediye düzeninin sürdürülmek istenmesidir.


Çünkü gönül belediyeciliğinin tüm planları İstanbul’un nasıl sömürüleceği üzerine kuruludur.

İstanbul’u kaybetmeyi hazmedemeyen tek adam rejiminin ülke sathındaki sonuçları ise zaten ortadadır.

Açlık sınırı 2100 lirayı aşmış, yoksulluk sınırı 6.853 lira olmuştur.

Nisan 2018’de 2 milyon olan işsiz sayısı Nisan 2019’da 4 milyonu aşmıştır.
Her 4 gençten biri işsizdir.

2 gün önce işsizlik nedeniyle kendini yakan Eyüp Dal isimli yurttaş, işçi ve emekçilerin içinde bulunduğu durumu anlatmak için yeterlidir.


Bir tarafta işsizlik ve sefalet karşısında kendini yakmaktan başka bir çare bulamayanların, öte tarafta kendilerine para aktarmak için Okçuluk Vakfına 16.6 milyon lira yatıranların olduğu bir düzendir bu.

İşçilerin, emekçilerin en temel haklarına, kıdem tazminatına el konulduğu, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı bugünlerde; rant ve sömürü düzeni sayesinde 7 sülalelerine bin yıl yetecek servet elde edenler ve dünyanın 14 ayrı ülkesinde hesabı olanlar ile kıt kanaat, krediyle, borçla geçinenler, alın teriyle insanca yaşamak isteyenler aynı gemide olamazlar.

İstanbul’da yaşayan milyonlarca emekçi, genç ve kadına çağrımızdır;
Bu yağma ve sefalet düzenin sürdürülmesine, İstanbul belediyesi eliyle rant ve kar politikalarının güçlendirilmesine, kentin kaynaklarının halka karşı kullanılmasına izin vermeyelim.


Bu vesileyle İstanbul Emek Partisi İl Örgütü olarak belediyenin halkın sömürülmesinin bir aracı haline getirilmesine karşı, sandıkta yağma belediyeciliğine gereken dersi vermeye çağırıyoruz.
Birliğimizin ve gücümüzün sandıkla sınırlı kalmaması gerektiğini de biliyoruz.  Tüm işçileri, emekçileri, kadınları, gençleri hesap sormaya, birleşmeye, mücadele etmeye ve yaşamın her alanında örgütlenmeye çağırıyoruz.

Yeniden Kazanacağız

Cumhur İttifakına Oy Yok

İş, Ekmek, Özgürlük için birleşelim!

Sema Barbaros

İl Başkanı

TEILEN