Hak ve Özgürlükler İçin Demokrasi, Demokrasi İçin Ortak Mücadele!

AKP Hükümetinin 12 yıllık bilançosu yolsuzluklar, artan devlet terörü, iş cinayetleri, başta grevler olmak üzere her türlü hak arama eyleminin şiddetle veya yasaklanarak bastırılması, yoğunlaşan kadın cinayetleri, doğanın talan edilmesi ve dış politikada “komşularla sıfır sorun” taktiğinin “bütün komşularla çatışmalı” hale gelindiği bir noktaya evrilmesidir. Genel seçimlere giderken mevcut manzara budur. Diğer yandan da ipliğin çoktan pazara çıktığı politikaların hiçbir tepki almadan sürdürülebilmesi için de basın, düşünce ve ifade özgürlüğü, örgütlenme ve toplu gösteri hakkı gibi kazanılmış temel hak ve özgürlükler birer birer rafa kaldırılıyor ve AKP, iktidarını konsolide edebilmek için toplumsal kesimleri her bakımdan sıkıştırıyor. Gündemdeki “Güvenlik Paketi” kapsamında suç tanımı o kadar genişletildi ki hemen herkesin “makul şüpheli” damgasını yemesi işten bile olmayacak. Halkın birbirine karşı kutuplaştırılması üzerine kurulu propaganda ise sürdürülüyor. Bu dönemde Cumhurbaşkanlığı’nın yasal yetkileri fiilen geliştirilerek başkanlık sistemine geçişin zeminleri hazırlanıyor.

Bu tablo kaygı verici gelişmelerin hangi noktalara kadar ulaşabileceği konusunda yeterince kaygılandırıcıdır. Eğer gidişe bir “dur” denilemezse ülkenin geleceği karanlıktır. Bu nedenle demokratik ve laik bir Türkiye mücadelesinin güçlenmesine, demokrasi güçlerinin birliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.

Emek Partisi olarak 7. Kongre-konferans sürecimizde ortaya koyduğumuz gibi demokrasi mücadelesinin ilerletilmesi ve demokratik taleplerin kazanılması, halk güçlerinin ortak mücadele birlikteliğinin sağlanması konusunda üzerine düşeni ve elinden geleni yapacaktır.

Bu nedenle bütün emek, demokrasi ve barış güçlerine ortak mücadele çağrımızı yinelemek üzere HDP, ÖDP, HTKP, KP, Halkevleri, TMMOB ve bağlı odalarla, KESK ve üye sendikalarla, DİSK ve üye sendikalarla, Alevi örgütleri gibi siyasi parti, meslek örgütleri, sendikalar ve DKÖ’leri ile görüşmelerimiz oldu ve bu görüşmelerimiz devam etmektedir. Görüşmelerimizin esası ortak mücadele platformunun oluşturulmasıdır. Diğer yandan bu platformun, içinde bulunduğumuz seçim sürecinde halk güçlerinin en geniş birliğinin oluşturulması bakımından yaratacağı ivmenin ve sinerjinin Türkiye demokrasi mücadelesine büyük bir katkıda bulunacağına inanıyoruz.

Görüşmelerden de anlaşılmaktadır ki, tüm kesimler ortak bir mücadele hattında birleşme ihtiyacını dile getirmekte ve asgari demokratik bir program etrafında kurulacak bir birliği temenni etmektedir.

Şu sıralarda Metal sektöründe kapsamlı bir greve hazırlanan İşçi sınıfı başta olmak üzere emek hareketi, Kürt özgürlük mücadelesi, inanç kesimleri, kadın ve çevre hareketi gibi mücadele dinamikleri demokratikleşme mücadelesinin temel unsurlarıdır. Ancak bir araya gelmesi gereken kesimler bu mücadele güçleri ile sınırlı değildir. Sosyal demokratlardan sosyalistlere kadar gidişattan zarar gören kesimlerden, cephe örgütleri olarak kurulmuş HDK, BHH yapılanmalarından ve bu birliklerin dışında olan tüm örgütlerden, yapılar ve platformlardan oluşan geniş bir yelpazenin laik ve demokratik bir Türkiye programında bir araya gelme koşulları mevcuttur.

Ortak mücadele içinde bulunduğumuz koşullarda tarihsel bir zorunluluktur.
Emek Partisi bu tarihsel dönemde üzerine düşen görev ve sorumlulukların farkındadır. Ortak mücadele zemininin oluşması, halk güçlerinin ortak bir demokrasi cephesinde birliğinin sağlanması için bütün olanaklarımızla ve gücümüzle çaba sarf edeceğimizi bir kez daha kamuoyu ile paylaşıyor ve tüm emek ve demokrasi güçlerine, siyasi örgüt ve yapılara birlikte bir demokrasi cephesi oluşturma çağrımızı yineliyoruz.

Nuray Sancar
Genel Başkan Yardımcısı

TEILEN