KORONA YASALARI, SALGININ ORTASINDA BÜYÜYEN KARANLIK

Salgınla ilgili hayati önlemleri almayan, salgın sürecini şeffaflıktan uzak biçimde saraydan yöneten tek adam rejimi, bildiğini okumaya devam ediyor. Salgınla mücadele adı altında meclise sunulan yasa tasarılarıyla toplumsal muhalefeti bastırmak, otoriterliği artırmak, emekçilerin haklarını gasp etmek peşinde. Çünkü yönetilemeyen salgın krizine karşı büyüyen toplumsal tepkiden korkuyor. 

Torba yasada ve infaz yasası düzenlemesinde yer alan değişikliklere göz atalım:

  • İnfaz yasası düzenlemesinin amacı yağma, dolandırıcılık, kasten yaralama, tehdit, hırsızlık; suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek gibi suçlardan hüküm giyenlere af çıkarıp, cezaevlerini muhaliflerle doldurmak. Yasa tasarısıyla, cumhurbaşkanına hakaret ve düşünce suçlarının kapsamı genişletiliyor. Sosyal medya mesajıyla ya da konuşmalarıyla düşüncelerini ifade ettikleri için ceza alanlar 18 ayın altında hapis cezası aldıklarında cezaevine girmezken değişiklikle 7 ay hapis yatacak
  • İnternet kullanımıyla ilgili düzenlemelerin yer aldığı yeni torba yasa tasarısı, toplumsal muhalefeti baskılamak, haberleşmeyi engellemek, düşünce ve ifade özgürlüğünü tümüyle yok etmek anlamına geliyor. Yasanın amacı, muhalif görüşlerin yaygınlaştığı, iktidar medyasında dışında habercilik yapılabilen tek mecra olan interneti tamamen kontrol altına almak.  
  • İşçi sendikaları uyarıyor, virüs salgını fabrikalardan her gün can almaya başladı. “İşten çıkarmalar üç ay yasaklanıyor” iddiasıyla ortaya atılan yasa tasarısı ise, işten atmaları yasaklamıyor, üç ay erteliyor,  ücretsiz izin yasalaşıyor. İşverenlere işsizlik fonundan ücretsiz izne çıkarma hakkı tanınarak yeni kaynak aktarılıyor. isçilere tek yanlı ücretsiz izne çıkmaları halinde  ayda sadece 1177  lira (günde 39 lira) aylık ödenecek. Üç ay sonra işten atılanlar işsizlik sigortasından da yararlanamayacaklarYani ya açlık ya korona.

Demokrasi için Birlik olarak, salgının göbeğinde toplumu susturmak, siyasi tutukluları ölüme terk etmek, muhalefeti hapse tıkmak, emekçilerin kazanılmış haklarını bile gasp etmek anlamına gelen torba yasanın ve infaz yasasının geri çekilmesini istiyoruz. 

Uyarıyoruz, salgından daha az kayıpla çıkmanın yolu otoriterleşmeyi artırmak değil, demokrasi ve şeffaflıktır. İktidarın önceliği toplum üzerindeki baskıyı artırmak değil, Türk Tabibler Birliği başta olmak üzere sendikalar, toplum örgütleri ve siyasi partilerin de söz ve karar sahibi olduğu mekanizmalar kurarak salgını önlemek olmalıdır.

  • Ülke çapında özellikle büyük kentlerde tam karantina sağlanmalıdır. 
  • İşlerini ve gelirlerini kaybedenlerin geçimleri devlet tarafından karşılanmalıdır. 

Demokrasi için Birlik

TEILEN