Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı: Savaş, Terör ve Sefalet Politikasına Hayır!

Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML) Ortadoğu’da “Savaş, terör ve sefalet politikalarına hayır” dedi. CIPOML koordinasyon komitesi adına yapılan açıklamada, Avrupa ülkelerinde terör bahanesiyle olağanüstü hal ilan edilerek emekçilerin haklarının gasbedilmesine tepki gösterilirken, “Emperyalizm ve gericiliğe karşı işçi sınıfı ve ezilen halkların ortak mücadele cephesi” çağrısı yapıldı.

EMPERYALİSTLER TERÖRE KARŞI DAYANIŞMAYI İSTİSMAR ETTİLER
“Emperyalist savaş eğilimi son bir ayda tehlikeli bir yükseliş gösterdi. Fransa, ABD, Rusya, Almanya, İngiltere ve diğer emperyalist güçler kısa zamanda, vahşi Paris saldırılarına gösterilen dayanışmayı istismar ettiler ve sözde İslam Devleti’ne (IŞİD) savaş ilan ederek, Ortadoğu petrollerine açılan kapı olan Suriye’ye askeri müdahalelerini artırdılar” denilen açıklamada, öte yandan burjuva hükümetlerin de askeri harcamalarını artırdığına dikkat çekilerek, işçi ve sendika hareketleri ile gençlerin protestolarını durdurmak için gerici ve güvenlikçi önlemler aldıkları; savaştan kaçan mültecilere karşı keyfi tedbirleri serleştirdikleri vurgulandı. “Burjuva devletlerin gerici dönüşümleri sürerken kitlelerin zihinlerini ırkçılık ve İslamofobiyle zehirlemektedir” denildi. CIPOML açıklaması şöyle devam etti:

RUS UÇAĞININ DÜŞÜRÜLMESİ ÇATIŞMA OLASILIĞINI ARTIRDI  
“Bu senaryo içerisinde Türkiye ordusunun Rus savaş uçağını düşürmesi, Suriye ve tüm bölge üzerinde emperyalist ve kapitalist güçler arası egemenlik mücadelesini körüklemekte ve geniş bir silahlı çatışma olasılığını artırmaktadır.
Türkiye, Fransa, Tunus, Lübnan, Mısır, Nijerya, Mali ve Kamerun’a yöneltilen, yüksek oranda can kaybına yol açan terörü tümüyle kınıyoruz. Hakları gericiliğe, boyun eğmeye ve dinci cehalete hapsetmeyi amaçlayan bu gerici terörizm, onların mücadelesini emperyalist çıkarlara uygun koşullar lehine saptırmakta, ilerici ve devrimci güçlere darbe vurmaktadır.
Emperyalist güçlerin ve iktidar sınıflarının bu atakları alçakça suistimal etmesini, emekçileri ve halkları emperyalist savaşlar yörüngesine sürüklemesini kınıyoruz.
Fanatik cihatçı çetelerin kanlı atakları kabul edilemez.
Fakat onları yaratan, silahlandıran ve destekleyenler kimlerdir?
Cihatçı terörizm, ABD emperyalizmi ve müttefiklerinin Ortadoğu, Afganistan, Mağrip ve Sahra Altı  Afrika’da onlarca yıl süren silahlı müdahale alanlarında; halkları ve zengin kaynakları sömürmek uğruna yalanlar ve asılsız bahanelerle tetiklenerek gelişti. Savaş politikalarının, emperyalist yağmanın; bölgenin haritalarını yeniden çizmek amacıyla parçalanan Irak ve Suriye’de gerici sivil savaşlara yol açan; milyonlarca kurban, tacizler, işkenceler, şehir yıkımı, politik istikrarsızlaştırma, sefalet ve çaresizliğe sebep olan entrika ve müdahalelerin doğrudan sonucudurlar.”

EMPERYALİST MÜDAHALE CİHATÇI FANATİZMİ BESLEDİ
“Cihatçı fanatizmi besleyen askeri müdahalelerin sorumluları emperyalist güç odaklarının liderleridir. Siyonizmin devlet terörünü ve el Kaide ve IŞİD terörünü uzun yıllardır kendi hegemonyalarını artırmak amacıyla destekleyen, silahlandıran ve güçlendiren onlardır. Uluslararası yasaları ihlal eden, emekçilere ve halklara karşı devasa suçlar işleyen Selefi terörün sponsorlarına silah satan ve onlarla ticaret yapan da yine onlardır.
Suriye’deki silahlı emperyalist müdahalenin ‘sebebi’ Suriye halkının çıkar ve istekleriyle, Filistinliler ve Kürtler gibi ezilen halkların özgürlüğüyle asla alakalı değildir. Emperyalist müdahale, tekellerin, yerel, bölgesel ve uluslararası gerici güçlerin hizmetindedir.
Emperyalist güçlerin Suriye, Irak, Afganistan, Afrika ve Latin Amerika’da izledikleri politikanın içeriği ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere, Almanya, Türkiye, vb. ülkelerin dünyayı yeniden bölme, etkinlik sahalarını genişletme ve bağımlı ülke kaynaklarını kontrol etme yönünde kesintisiz ekonomik savaş ve askeri mücadeleler bıçaklı kavgasıdır. Yıpranmış ve çürümüş ‘büyük ülke’ burjuvazilerinin ‘küçük’ ülkeleri, finansal oligarşinin süper-kârlarını yükseltmesi adına, bölme ve esaret altına alma mücadelesidir. Cihatçı terör tezat unsuru ikincildir ve askeri müdahalenin emperyalist karakterini değiştirmez.
Bu dramatik koşullarda sosyal demokrat, reformist ve revizyonist parti liderlerinin tutumları işçi sınıfı ve halkların barış ve demokrasi davasına ihanettir.
Fırsatçı oyalamalar, savaş tedbir ve masrafları ile askeri olağanüstü hal ilanı, onların oligarşiyle ‘kutsal birlik’ anlaşmasının göstergesidir; halklara yönelik baskı politikasını benimseyerek, sağcı ve faşistlerin ulusalcı söylemlerini tekrarlarlar. Kendilerini bir emperyalist politika ve propaganda ekine dönüştürmüşlerdir.  Revizyonist düşünce bir emperyalizmle (ABD) mücadele etmeleri için halka bir diğerine (Rus ya da Çin) yaslanmalarını önermektir. Her ikisi de emperyalizmi onamakta, burjuva devletlerin ve kapitalist tekellerin sömürü ve baskısını işçilerin ve halkların gözünden saklamakta; her ikisi de halkın devrimi ve özgürlüğü mücadelesine ihanet etmektedir.”

TÜM EMPERYALİSTLER DIŞARI!
“Devrimci proletarya bu hainlere kanmayacak, emperyalizmin ve her ülkenin yönetici sınıfının devam ettirdiği savaş, terör ve sefalet politikalarını teşhir etme, maskesini düşürme ve yenilgiye uğratma mücadelesini sürdürecektir.
Bütün emperyalist ve kapitalist güçlerin Suriye, Irak ve bölgenin diğer ülkelerinden çekilmelerini, tüm yabancı askeri güçlerin terhisini ve cihatçı güçlere desteğin tamamen durdurulmasını talep ediyoruz.
Savaş çığırtkanı ittifakların sona erdirilmesini, ülkelerimizde halihazırda var olan ABD-NATO üsleri gibi yabancı üslerin boşaltılmasını istiyoruz!
Askeri harcamalara, yeniden silahlanmaya ve burjuva hükümetlerin diğer silahlanma uygulamalarına hayır diyoruz.
Sınırların mültecilere kapatılmasına, ırkçılığa ve İslamofobiye karşı çıkıyoruz.
Bazı ülkelerde yürürlükte olan olağanüstü hal uygulamalarını reddediyoruz. Gösteri, toplanma, grev haklarını talep ediyor; ifade özgürlüğü ve serbest dolaşımı savunuyoruz.
Ezilen halkların ulusal ve toplumsal özgürlük hareketlerini destekliyor, ezilen ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkını, ayrılma dahil, savunuyoruz.
Ulusalcılık ve şovenizmle, işçi, emekçi ve halkların uluslararası dayanışmasına dayanarak savaşalım.
Ortadoğu, Afrika, Asya, Latin Amerika ve bütün dünya ülkelerinde işçi sınıfının ve ezilen halkların emperyalizm, gericilik ve faşizme karşı bir ortak mücadele cephesi için!
Emperyalist, kapitalist barbarlık karşısında tek çözüm devrim ve sosyalizmdir!”

TEILEN