Şehit Tepeleri Yükselmesin, Halkların Barış Masası Kurulsun Acil Ateşkes, Askerler Evine Dönsün!

İdlib’deki saldırıda 34 TSK askerinin ölmesi üzerine iktidar, Suriye topraklarında sürdürdüğü savaşı “Bahar Kalkanı” adını verdiği bir operasyonla resmileştirdi. Batıya gözdağı ve şantaj mahiyetinde sınır kapıları açılarak ülkemizdeki mültecileri sonu, belirsiz bir sefalete sürükledi.

Muhalefetin isteği ve AKP’nin kararı ile bugün mecliste kapalı oturum yapılacak. Halkın sorduğu “Ne işimiz var orada?” bir kez daha konuşulacak. Ancak halka rağmen sürdürülen ülkenin ve halkların çıkarlarına aykırı politikalar kapalı kapılar ardında konuşulacak. Cumhurbaşkanı, savaş gerekçesini aslı olmayan “Ülkeyi teröristlere mi teslim edelim, topraklarımızda gözü olan düşmana mı bırakalım, bu coğrafyada misafir değil ev sahibiyiz.” diyerek fetih emellerini halka dayatmaktadır.

Halkı ekmeğinden, işinden, özgürlüklerinden eden, geleceğini karartan; her gün yeni ölüm haberleriyle ocaklara ateş düşüren bu siyaset ancak otoriter yönetimin bir parçası olarak sürdürülebilir ve öyle de olmakta. Harekete geçirilen sivil toplum adı altındaki iktidar destekçileri açıklama ve kışkırtıcı saldırganlıkla savaşa karşı çıkan toplumu sindirmenin, susturmanın görevini yerine getiriyorlar.

MSB “Rusya ile savaşmak istemiyoruz” derken bu politikanın sadece Rusya değil bütün komşu ülke halklarıyla bir düşmanlığı büyüttüğü ortadadır. 5 Mart’ta yapılacak görüşme gerginliği gidermeyi hedeflese de bölgede emperyalistlerin olduğu, Türkiye savaşçı politikada ısrar ettiği sürece savaş sona ermeyecek; ta ki halkların barış mücadelesini yükselten sesi, gücü etkili olana kadar!

Biliyoruz ki kurulan masalar, kapalı meclis görüşmeleri, ikili pazarlıklar, BM-NATO vb. emperyalist güçlerin kürsüleri Türkiye ve Suriye halklarının, Ortadoğu ülkelerinin barış ihtiyacına yanıt olmayacaktır. Ancak sıcak çatışmaların son bulması, ölümlerin durdurulması, mültecilere insani koşullarının sağlanması acildir, önceliklidir.

Bunun için ateşkes sağlanmalı, TSK askerleri sınırlarımıza geri çekilmelidir. Diplomasi, diyalog yolları açılmalı; savaş siyaseti terk edilmelidir.

Savaşın son bulmasını isteyen güçler olarak şimdi evine ateş düşmüş ailelerin, sınırlarda sefalete terk edilen mültecilerin, haberleri engellenen gazetecilerin, özgürlüklerini yaşamak isteyen halkların, işi-ekmeği peşindeki işçilerin, koşup oynayacak, okuyacak çocukların sesi ve vicdanı olarak; hep birlikte halkların barış masasını kurmak için harekete geçelim!

Levent TÜZEL

Genel Başkan Yardımcısı

TEILEN