Trakya’dan Van’a, Şırnak’tan, Yatağan’a; Türkiye İşçi Sınıfının Hak Gaspı Mücadelesi sürüyor…

Soma’dan sonra Şırnak’ta ilkel, 18. Yy. koşullarında çalışan maden işçilerinin resimlerini gördük.

*Soma maden işçilerine verilen sözler tutulmadı, işçiler oyalanıyor.

*İşçiye üç kuruş fazla vermemek için işten çıkartan, sendikayı sokmayan, eski TÜSİAD başkanı SÜTAŞ patronu…

*Van’da deperem sonrası geçici olarak iş verilen 7286 işçinin dramı,

*Seyitömer Linyit İşletmesinde geleceksiz bırakılan maden işçilerinin arayışı ve

*5800 cam işçisinin grevi…

 

  • İŞKUR Van’da 7286 İşçinin İşine Son Verdi

Van depreminden sonra Türkiye İş Kurumu bünyesinde işe yerleştirilen 7 bin 286 işçi, 13 Haziran’da işten atılmıştır. Van Valisinin işçilere yanıtı, “Başka şehirlere gidin çalışın” oluyor.

Van’daki işsizliğin ülkenin her kentinde yaşandığını bilmez mi Van Valisi?

işçiler, Karadeniz’de fındık toplama ya da geçici olarak inşaatlarda çalışma dışında,  İŞKUR’un kendilerine kalıcı ve sürekli iş vermesini istiyor…

Buradan Soruyoruz: Bu işçilerin çalıştıkları Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki (Milli Eğitim İl Müdürlüğü, Sağlık İl Müdürlüğü, Van Belediyesi, Tapu Kadastro, Nüfus İl Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Müftülük, Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Gençlik Spor İl Müdürlüğü) kamu hizmetleri 13 Haziran 2014’den sonra kimler tarafından ve nasıl yürütülecek ?

TOKİ Konutlarının Masraflarını Ödeyemeyen bu İşçiler Hasarlı Evlerine Geri Dönüyor

TOKİ konutlarında oturan bu işçiler, ortak giderleri ve diğer borçlarını ödeyemedikleri gerekçesi ile haciz tehdidiyle karşı karşıyadır. İşçilere, site yönetimi tarafından 21 Haziran gününe kadar ödeme yapmamaları halinde yasal işlem başlatacağı bildiriminde bulunulmuştur. Borcun ödenmediği her gün, borcunun yasal faiziyle birlikte katlandığı belirtilerek, TOKİ sitesinin yöneticisi konumundaki Boğaziçi AŞ’nin, işsiz olan bu yurttaşlar için alternatif ödeme planı çıkarılması taleplerini dikkate almadığı bildirilmektedir.

TOKİ konutlarının masraflarının çok fazla olması ve ödeyememelerinden dolayı bazı yurttaşların eski hasarlı evine geri döndüğü bildirilmektedir. Bu yeni ölümlere davetiye çıkarmaktır…

Anayasa’da, herkesin geçimini sağlayacak gelire sahip olma ve çalışma hakkı güvence altına alınmış ve “çalışma ortamını yaratma” işsizliği önleme ödevi” , barınma ortamı sağlama ödevi” devlete verilmiştir.  İşsiz ve evine ekmek götüremezken bu insanlardan TOKİ’nin masraflarını karşılamalarını beklemek doğru değildir. Hükümet, bu soruna bir an evvel devlet çözüm bulmakla yükümlüdür.

Devletin vatandaşına “barınma ortamını sağlama ödevini” yerine getirmesi gerektiğine göre, bu yurttaşların barınma sorunu kalıcı olarak ne zaman sağlayacaktır? Bu yönde devletin bir sosyal politikası var mıdır?

  • Ülke genelinde 10 Fabrikada 5800 cam İşçisinin Grevi 7. gününde

Cam işçilerinin %70’i asgari ücretin biraz üzerinde aylık 940 TL.dir. Saat ücreti 4.79TL. 25 yıllık işçi çok az ve saat ücreti 10TL.

İşçilerin talebi, genç işçilerin ücretlerini ortalamaya yaklaştırmak. Bu haliyle bile ücret kayıpları çok, ve ancak 2010’daki şartlarına ulaşmış olacaklar.3500 yeni işçi var ve 2004’den beri grev yapılmamışken, Şişe cam işçileri neden greve çıktı:

–      Şişe cam patronunu dünya 3. olmak peşinde, ancak işçileri 60 derece sıcaklıkta, ağır koşullarda, açlık sınırının altında bir ücretle çalıştırıyor…

–      Patron saat ücretine 93 kuruş zam öneriyor, düşük ücretlerin iyileştirilmesini zam olarak gösteriyor.

–      Kapanan fabrikaların işçilerinin, diğer fabrikalara nakledilirken sıfırdan yeni başlayan bir işçi geçirilmek ve birikmiş özlük haklarını gaspetmek istiyor…

–      Hastanelerden alınan raporu kabul etmeyip, ücret kesintisi yapmak istiyor…

  • Kütahya Seyitömer Linyit İşletmesinde 700 İşçi İşten Atıldı

1960’dan bu yana kamu işletmesi olan Seyitömer Linyit İşletmeleri, geçen yıl özelleştirilerek Çelikler Holdinge satıldı. Özelleştirmeyle birlikte işten atmalar başladı. 17 Nisan’da 109 işçiye çıkış verildi. 1200 işçinin yaptığı işi şimdi, 700 işçi yaptığı halde, işçi fazlası var deniyor. Son olarak 9 Haziran’da 18 işçinin işten çıkarılması üzerine işçiler iş bırakma eylemi yapmaya başladılar ve işveren peyder pey işçileri  “Kanun dışı eylemle işi aksattıkları” iddiasıyla işten çıkarmış, işçilerin kart basma makinelerini kaldırmış ve İŞKUR’a çıkışlarını bildirmiş bulunuyor…

Seyitömer’li yurttaşların toprakları tümüyle kamulaştırılmış, 22 köy kömür sahası, çalışabilecekleri ya da tarım yapabilecekleri başka bir yer kalmamıştır. Patron, bunu bildiği için işçilere kölelik koşullarında çalışmayı dayatıyor, işçilere yoğun baskı ve tehdit uyguluyor. İtiraz edeni işten atıyor.

Bu bölgede 143 milyon ton kömür rezervi bulunuyor, ve Çelikler Holding en ucuz kömür üreten tesis olarak biliniyor, üretimi 2 katına çıkarmış durumda…

İşçilerden önemli iddia:

* Çelikler zarar ediyor diyerek, özelleştirme şartnamesi dışında piyasaya satış yapmak istiyor. Bunun için paketleme bölümündeki 200 işçiyi fazlalık olarak görüyor.

*İşletmede çalışanlar konusunda usulsüzlük iddiası; 700 işçi fiilen çalışmasına rağmen, 970 işçi için SGK bildirimi yapıldığı iddia ediliyor. İşverenin başka işyerlerinde çalıştırdığı işçileri bu işyerinden gösteriyor.

Özelleştirme İdaresi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bu işletmeyi neden denetlemiyor?

Seyitömerli İşçiler ne istiyor:

– Ücretlerin bordro üzerinden ve düzenli ödenmesi, iş güvencesi, vergi adaleti..

– Santralde ve madende eşit ücret, sendikalı çalışma, idarenin baskıcı, tehdit ve küfürlü sözleri, bayram hafta sonu ücretleri, çay, yemek, su talepleri…

– Çelikler Seyitömer Elektrik Üretim AŞ tarafından 300 kişi hakkında dava açılması için Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçenin geri çekilmesi.

Basın kurumlarımız işçilerin mücadelelerini halka duyurmaktan imtina etmemelidir. Hükümet işçi sorunlarını görmeme, patronların taleplerini ise emir telakki edip hemen yasalar çıkarma tutumundan vazgeçmelidir.

Ülkemizin her yerinde, insanca yaşam ve sağlıklı çalışma koşulları için alın teri döken, mücadele eden işçi ve emekçilerin taleplerinin Parlamentoda takipçisi olacağız.

 

HDP İstanbul Milletvekili Sayın Levent Tüzel’in işçi sorunlarına dair

TBMM’inde yaptığı basın toplantısının metnidir.

 

TEILEN