YSK’nın Seçime Katılma Engeline Rağmen Mücadelemiz Sürüyor, Sürecektir!

Partimizin 31 Mart yerel seçimlerine katılmasının engellenmesi ile ilgili olarak 3 Ocak’ta YSK’ya yaptığımız itirazın aynı gün reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne, yaklaşan yerel seçimlere katılımımız konusunda acil tedbir talepli başvurumuz yapılmıştır.

Genel başkanımız Selma Gürkan adına avukatları Yıldız İmrek ve Kamil Tekin Sürek’in yaptığı başvuru seçilme hakkının, adil yargılanma hakkının ve etkili başvuru hakkının ihlalinin durdurulması talebi yer almıştır.

Partimize uygulanan seçim yasağı anayasa hükümleri, BM Medeni Siyasal Sözleşmeleri, AİHS protokolüne aykırıdır. YSK kararlarına karşı başka bir yargı yolu da bırakılmamıştır. AYM ise şimdiye kadar YSK kararları aleyhine bireysel başvuru yolunun açık olup olmadığı konusunda çelişkili kararlar vermiştir. Hukuk yollarının kapalı tutulması AİHS ve BM Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin ihlali anlamına gelmektedir. Böylece YSK partimizin seçimlere katılmasını keyfi olarak engellemiş, seçilme hakkı ile ilgili normları da fiilen ortadan kaldırmıştır.

Anayasa Mahkemesi’ne başvurumuzda, hukuki belirlilik ve güvenlik hakkının ihlal edilmiş olmasına da not düşülmüş ve şu ifadelere yer verilmiştir: “Halen görev yapan YSK hâkimleri uzun zamandan beri, 16 Nisan 2017 referandumu, 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde siyasi iktidar partisi yararına verdiği kararlarla, gerek seçim süreci ve gerekse seçim sonuçlarının adil-eşit-serbest seçimler olarak ve seçim sonuçlarının güvenilirliği yönünden şaibeli kalmasına neden olmuştur. YSK, kararlarıyla propaganda eşitliğini sağlamamış, iktidar partisinin yönettiği kamu kaynaklarını seçim propagandasında eşitsiz şekilde kullanmasına seyirci kalmıştır. Açık yasa hükmüne rağmen, seçim günü mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılacağına karar vermiştir. Yurttaşların ve özellikle muhalif partilerin, bu YSK başkanı ve hâkimlerinin tarafsızlığına ve adil hareket edeceğine güveni yoktur. Yerel seçimler arifesinde süresi dolmuş olmasına rağmen aynı hâkimlerin devam etmesi de siyasi iktidar yararına, muhalif partiler zararına hareket edileceğinin göstergesi olmuştur. Siyasi partilerin seçime katılma yeterliliğine ilişkin kararın tarafsız ve bağımsız olmayan YSK tarafından verilmesi Anayasa 36, AİHS 6. madde, BM Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 14. maddesi ile korunan adil yargılama ilkesinin ihlalidir.”

Partimiz halkın örgütlenme hakkını ihlal eden, sürekli iktidar yanlısı tutumlar içinde bulunarak seçme ve seçilme hakkı kriterlerini keyfi olarak ele alan YSK’ya karşı adli-hukuki mücadelesini sürdürmeye devam edecektir.

Partimiz her şeye rağmen seçimlerde siyaset dışı kalmayacaktır. Emek, demokrasi güçleri ile yapılan güç birliği bağlamında çıkarılan ortak adayları desteklemek, bağımsız adaylar etrafında bir seçim çalışması yürütmek ve bu yolla, yerel yönetimler platformumuz hakkında emekçileri bilgilendirmek, halkçı belediyecilik anlayışımızın propagandasını yapmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Dolayısıyla bu mücadele her koşul altında sürdürülecektir. Temel hak ve özgürlükler için verdiğimiz hukuk mücadelesi de siyasi mücadele anlayışımızın bir parçasıdır.

EMEK PARTİSİ

TEILEN