10 Ekim Katliamı raporu: “İstihbaratlar gizlendi, polis korundu”
EMEP milletvekilleri Sevda Karaca ve İskender Bayhan 10 Ekim Katliamı’na dair mülkiye müfettiş raporundaki bulgulara dikkat çekerek “Ankara Emniyeti istihbaratları gizledi, sorumlular korunuyor” dedi.
Emek Partisi (EMEP) Milletvekilleri Sevda Karaca ve İskender Bayhan, 10 Ekim 2015’te gerçekleşen Ankara Gar Katliamı’na ilişkin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri raporundaki bulgular üzerine İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Milletvekilleri, Ankara Emniyetinin katliam öncesinde gelen istihbaratlara rağmen önlem almadığını ve sorumlu amirlerin korunmaya devam ettiğini belirtti.
“Somut istihbaratlar gizlendi”
Önergede, Mülkiye Müfettişlerinin hazırladığı ön inceleme raporuna göre saldırıdan haftalar önce IŞİD’in metropollerde birden fazla canlı bombayla eylem yapacağına dair 14 Eylül 2015 tarihli istihbaratın Ankara Emniyeti tarafından gizlendiği, mitingin tertip komitesine bildirilmediği vurgulandı.
Ayrıca, Adıyaman Emniyetinden gelen ve canlı bombalardan Yunus Emre Alagöz’ün adını içeren bilgilerin dikkate alınmadığı, Gar Meydanı’nın korumasız bırakıldığı, 9-10 Ekim’de rutin yol kontrollerinin durdurulduğu belirtildi.
Önergede, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde IŞİD üyeleri hakkında süren katliam yargılamasında devlet sorumluluğuna ilişkin çok çarpıcı bilgilerin açığa çıktığı ifade edilerek, Ankara Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından hazırlanan ön inceleme raporundaki şu tespitlere yer verildi:
- Katliamın öncesinde IŞİD saldırısına dönük, canlı bombalardan biri olan Yunus Emre Alagöz’ün de adını içerecek şekilde onlarca istihbarat bilgisi gelmiştir. Bunlardan en dikkat çekeni ise IŞİD’in metropollerde miting gibi kalabalık bir yerde, birden çok canlı bombayla eylem yapacağına dair 14 Eylül 2015 tarihli istihbarattır. Bu istihbarat amirler tarafından gizlenerek ilgili birimlere ulaştırılmamış, mitingin tertip komitesine bildirilmemiştir.
- Canlı bombaların örgütlendiği Adıyaman Emniyet Müdürlüğünden gelen ve Yunus Emre Alagöz’ün de isminin yazdığı istihbarat bilgileri dikkate alınmamıştır.
- 10 Ekim katliamı öncesinde Diyarbakır ve Suruç saldırıları olmasına karşın mitingin toplanma alanı olan Gar meydanı korumasız bırakılmıştır. 10 Ekim mitinginden kısa süre önce AKP organizesinde yapılan “Teröre Karşı Kardeşlik Mitingi” için alınan önlemler alınmamış, daha az kişiyle yapılan bu mitingde görevlendirilen polis sayısının çok altında polis görevlendirilmiştir.
- Miting için kritik saatler olan 9 Ekim gecesi ve 10 Ekim sabahı, rutin yol kontrol uygulamasına ara verilmiştir. Canlı bombaların aramadan geçmeden Ankara’ya varmaları sağlanmıştır.
Valilik soruşturma izni vermedi
Müfettişlerin, Ankara Emniyet Müdürlüğü personeli hakkında soruşturma açılması gerektiğini belirttiği ancak Ankara Valiliğinin buna izin vermediği hatırlatıldı. Milletvekilleri, “Önlenebilir bu katliamı engellemeyen amirlerin yargılanmadan muaf tutulması suçun ve suçluların korunmasıdır” dedi.
Karaca ve Bayhan, İçişleri Bakanı Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:
- Neredeyse Ankara katliamını tarif edecek şekilde; canlı bombaların ismi, eylemin yapılacağı yer ve mekanın somut şekilde yer aldığı istihbarat bilgilerinin saklanıldığı Bakanlık müfettişlerince tespit edilmesine karşın bu amirler neden korunmaktadır?
- Canlı bomba fabrikasına dönen Adıyaman’dan gelen somut bilgileri dikkate almayan ve bazıları hakkında dinleme kararı bulunan canlı bombaların durdurulması için işlem yapmayan sorumlu polisler hangi gerekçeyle suçsuz sayılmıştır?
- IŞİD’in Suruç ve Diyarbakır saldırıları bilinmesine karşın yol aramasını kaldıran, toplanma alanında önlem almayan, polis görevlendirmeyen Ankara Emniyeti’nin bu katliamdaki rolü nedir?
- Önlenebilir ve öngörülebilir bir katliamı durdurmayarak Türkiye’nin en kanlı katliamının gerçekleşmesine olanak sağlayan polisler hala “görev” başında mıdır?
- Katliamın ardından hayatını kaybedenler ve yaralıların üzerine biber gazı sıkarak tıbbi müdahaleye de engel olan polislerin ölümlerdeki payı araştırılmış mıdır?
