16 Mart Aydınlatılsa Sonraki Katliamlar Böyle Kolay Olmazdı!

16 Mart Aydınlatılsa Sonraki Katliamlar Böyle Kolay Olmazdı!

Gençliğin devrimci hareketini bastırmak isteyen faşist karanlık odaklar, 16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsünü kana boyadılar. Öğrenci kortejinin üzerine atılan bombalar, sıkılan kurşunlar 7 öğrencinin canını aldı, onlarca öğrenci yaralandı.

12 Eylül askeri darbesine uzanan kanlı tertiplerden biri olan Beyazıt Katliamı aynı zamanda bir kontrgerilla eylemidir. Eğitimini bizzat NATO’dan alan bu halk düşmanı yapılar Çorum, Maraş, İstanbul Bahçelievler ve daha birçok yerde toplu cinayetlere imza attılar. ABD’li şeflerin 12 Eylül faşist darbesi için “Bizim çocuklar yaptı” demesinin arkasındaki gerçeklik, bu katliamlarla sabittir.

16 Mart Katliamı bilinçli olarak karanlıkta bırakılan, katillerin korunduğu, yargı önünden kaçırıldığı karanlık bir tarihtir. O tarih aydınlatılsa, peşi sıra gelen Gazi, Sivas, 10 Ekim Gar ve Suruç gibi katliamlar bu kadar rahat yapılamayacaktı. O nedenle 16 Mart Beyazıt Katliamı geçmiş değil, bugünümüz ve aynı zamanda yarınlarımızdır. 16 Mart ve devamındaki katliamlar zinciri aydınlatılmadan bu ülke çete-mafya düzeninden kurtulamaz. Mafya liderleri akademisyenlerin kanıyla duş almaktan söz eder. İnsanlık suçlarına adı karışanlar utanmadan siyasete soyunurlar.

Bağımsız ve Demokratik Türkiye mücadelesinde Beyazıt’ta toprağa düşenleri unutmayacağız, hesabını bir gün mutlaka soracağız. 

16 Mart aynı zamanda Irak Kürtlerine yönelik gerçekleşen bir soykırım tarihidir. Saddam Hüseyin yönetimindeki devlet güçleri kimyasal silah kullanarak Halepçe’de 5 binin üzerinde insanı katletmiştir. Kimyasal silahlar bizzat emperyalistlerden alınmıştır. Bu katliam sadece Kürt halkı için değil bütün insanlık için hatırlanması gereken utanç abidesidir. Halepçe, Kürt halkının inkârına dayanan gerici politikalardan bağımsız değildir. Halepçe’yi anmak Kürtlerin hak ve özgürlük taleplerini yok sayarak olmaz. Ortadoğu halklarının kardeşleşmesi, Türkiye’nin demokratikleşmesi için Kürt halkının üzerindeki baskıcı politikalar son bulmalıdır. Türk, Kürt, Arap ve her milliyetten işçiler, emekçiler eşit haklara dayanan demokratik çözüm için barış mücadelesini büyütülmelidir.

EMEK PARTİSİ

GENEL MERKEZİ

Paylaş: