’68 Devrimci Gençlik Hareketi Önderleri mezarları başında anıldı
“Emperyalizmin işbirlikçileri bugün de Trump’a secde duruyor”
6 Mayıs 1972’de katledilen ’68 Devrimci Gençlik Hareketinin önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idamlarının 54. yıl dönümünde Ankara Karşıkaya’daki mezarları başında anıldı. Anmaya Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş, KESK MYK üyeleri, KESK’e bağlı sendikaların yöneticileri, Halkevleri, TİP, EHP, YSP, TMMOB, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Öğrenci Kollektifleri, Devrimci 78’liler Federasyonu ve Kızılırmak Yerel Dernekleri Federasyonu üyeleri katıldı.
Ortak basın açıklamasını okuyan KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Yaşar Polat, “Antiemperyalist mücadele döneme karakterini veriyordu. Türkiye’de ’68, işçi sınıfı, köylülük ve gençliğin mücadelesinin iç içe geçerek birleştiği bir süreçti. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan bu hattın en ileri temsilcilerindendi” diye konuştu. Polat, Denizlerin mücadelesinin bugün de güncelliğini koruduğuna dikkat çekti.
‘İşbirlikçileri Trump’a secde duruyor’
Daha sonra söz alan Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan ise devrim ve sosyalizm mücadelesinde hayatını kaybedenleri anarak başladı konuşmasına. Latin Amerika’dan Ortadoğu’ya emperyalist-Siyonist saldırganlığın dizginsiz bir biçimde devam ettiğini hatırlatan Aslan, bu savaş ve müdahalelerde on binlerce insanın hayatını kaybettiğini ifade etti. Emperyalizmin bölgesel işbirlikçisi olan devletlerin de Trump önünde secde durmaya devam ettiğini ifade eden Aslan, “Sözüm ona emperyalist-Siyonist saldırganlığa karşılar. Ama bakıyoruz bu iş birlikçiler emperyalist ve Siyonist saldırganlık önünde adeta diz çöküyorlar. İran’a yapılan saldırılar sırasında Dışişleri Bakanı Fidan, İran’ı kınayan açıklamaların altına imza atıyor. On binlerce Gazzeli katledilmişken kurulan sözde barış masasında Siyonist İsrail ve emperyalist ABD’nin yanında yer alıyorlar. Emperyalist saldırganlık ve işbirlikçilik iç içe geçmiş durumda” dedi.
‘Dünya halklarının katillerini ülkemizde istemiyoruz’
Emperyalistlerin savaş örgütü NATO’nun 7-8 Temmuz’da Ankara’da toplanacak zirvesini de hatırlatan Aslan, “Dünya halklarına, işçi ve emekçilere, yoksullara, barış, adalet ve özgürlük isteyenlere karşı bir zirve düzenleyecekler. Bu zirvede yeni savaş, işgal ve katliam planları yapacaklar. Denizlerin Dolmabahçe’de denize döktüğü 6. Filo’nun sahiplerini Türkiye’de ağırlamaya çalışan bir saray düzeni var. Önlerine kırmızı halı sermek için harekete geçmiş durumdalar. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Emperyalist barbarların temsilcilerini, dünya halklarının katillerini ülkemizde istemiyoruz. Çocukları, kadınları katledenleri; ülkelerin yer altı ve yer üstü zenginliklerine çöken emperyalistleri istemiyoruz. NATO dağıtılmalı, Türkiye’deki bütün yabancı askeri üsler sökülüp atılmalı” ifadelerini kullandı.
Aslan, NATO zirvesine karşı ülkenin dört bir yanında eylemler yapacaklarını ifade ederek emekçileri bu eylemleri güçlendirmeye çağırdı.
Milyonlarca emekçi yoksul, kaynaklar patronların kasasına akıyor
Emperyalizmin işbirlikçisi saray düzeninin; ucuz emek-yoğun sömürü politikalarıyla işçi sınıfını ve emekçilerin canlarını almaya devam ettiğini vurgulayan Aslan, bu yılın başından bu yana 600’den fazla işçinin çalışırken hayatını kaybettiğini hatırlatarak “Milyonlar açlık ve sefalet ücretiyle yaşamak zorunda bırakılıyor. Asgari ücret açlık sınırının altında. Ama bakıyoruz ki sermayenin, holdinglerin, tekellerin kasaları dolduruluyor. Türkiye’deki bu sermaye düzenine son vereceğiz” dedi.
Bu sömürü düzenine karşı çıkanların da baskı politikaları sindirilmeye çalışıldığını ifade eden Aslan, tutuklu sendikacı Mehmet Türkmen’i ve İkizköylü Esra Işık’ı hatırlattı ve “Bu saldırıları ancak işçi sınıfının ve emekçilerin birleşik mücadelesi durdurabilir. Bu saray düzenini emekçilerin birleşik mücadelesi yıkabilir. Saray düzeni Kürt halkını inkâr etmeye devam ediyor. Aradan geçen 18 aylık süreç içerisinde kayyumlar hala görevden alınmadı. Cezaevlerindeki siyasi tutuklular serbest bırakılmıyor. Seçilmiş belediye başkanları, belediye meclis üyeleri görevlerine iade edilmiyor. Halkın iradesine el konuluyor. Bu düzen çürümüştür. Bu düzen ortadan kalkmalı. Onu ortadan kaldıracak olan da işçi sınıfının, emekçilerin örgütlü gücüdür. Denizleri, Erdalları anmak işçi sınıfının mücadelesini yükseltmektir. Fabrikalarda, atölyelerde partimizin örgütlenmesidir” diyerek işçi ve emekçilere Emek Partisinde örgütlenme çağrısı yaptı.
