2 Temmuz 1993’te karanlık güçler tarafından gerçekleştirilen ve aralarında ülkemizin çok değerli aydın, yazar ve sanatçılarının da olduğu 35 yurttaşımızın hayatına mal olan Sivas Katliamının üzerinden tam 24 yıl geçti.
Aradan geçen 24 yıllık zaman zarfında ne katliamla yüzleşildi ne de adalet yerini buldu. Saatlerce süren imdat çığlıklarına parmak dahi kıpırdatmayan devlet yetkilileri ve katliama seyirci kalan kolluk güçleri ise özenle yargı sürecinden kaçırıldı. Mağdur aileler başta olmak üzere toplumun adalet beklentisi ne yazık ki boşa çıktı ve mahkemelerden “zamanaşımı” kararı çıktı! Yetmedi, katiller bir bir salıverildi, gözlerden kaçırıldı. Katilleri savunanlar ise en kıdemli mertebelere atanarak taltif edildi.
Sivas yangını Türkiye’de yaşanan katliamlar tarihinde ne ilkti ne de son oldu. Bu nedenledir ki; devlet katliamlarla yüzleşmeden ve halk gerçek bir adalet için mücadeleyi yükseltmeden demokratik bir Türkiye’yle kucaklaşmak mümkün olmayacak.
Demirel’den bugüne iktidar sözcüleri ne kadar “Yollar yürümekle aşılmaz” derlerse desinler; 2 Temmuz günü Madımak önünde buluşanlar ve işçisi, kamu emekçisi, genci, kadını, köylüsüyle Ankara’dan İstanbul’a yürüyenler asla ‘Adalet’ talebinden vazgeçmeyecek. Ta ki adalet, özgürlük ve demokrasi bu topraklara gelinceye dek.
Gerçek bir yüzleşme, terazisi katiller lehine kaymamış bir adalet ve demokratik bir Türkiye için bütün emek, demokrasi ve halk güçlerini birleşmeye, mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.
Katliamın 24. yılı vesilesiyle bir kez daha eli kanlı katilleri lanetliyor ve katliamda yaşamını yitirenleri saygı ile anıyoruz.
Şükran DOĞAN
Genel Başkan Yrd.
