Bayhan, OSB’lerin deprem bahanesiyle taşınma planını Meclise taşıdı: Emekçiler kaderine terk ediliyor

Bayhan, OSB’lerin deprem bahanesiyle taşınma planını Meclise taşıdı: Emekçiler kaderine terk ediliyor

Bayhan, OSB’lerin deprem bahanesiyle taşınma planını Meclise taşıdı: Emekçiler kaderine terk ediliyor

EMEP Milletvekili İskender Bayhan, Sanayi Bakanı Kacır’ın yanıtlaması istemiyle Marmara Bölgesi’ndeki OSB’lerin deprem gerekçesiyle diğer bölgelere kaydırılması planı hakkında Meclise soru önergesi sundu.

Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanıtlaması istemiyle Marmara Bölgesi’ndeki organize sanayi bölgelerinin (OSB) diğer bölgelere kaydırılması planı hakkında bir soru önergesi sundu. EMEP Milletvekili Bayhan, deprem riskinin Türkiye’de artık bir “doğa olayı” değil, emekçi halklar açısından planlı ve öngörülebilir bir yıkıma dönüştüğünü vurgulayarak, iktidarın tercihlerinin açık biçimde sermayeden yana olduğunu ifade etti.

Marmara Bölgesi’nde milyonlarca yurttaşın hâlâ yüksek riskli konutlarda yaşadığını hatırlatan Milletvekili Bayhan, yaklaşık 7 milyon konutun olası bir depremde yıkılma riski taşımasına rağmen, merkezi bütçede güvenli konut üretimini esas alan kamucu ve bağlayıcı bir deprem seferberliğinin hayata geçirilmediğine; aksine OSB’lerin güvence altına alındığına dikkat çekti.

İktidarın deprem planı: Sanayi sermayesinin yeniden konumlanması

Bayhan, OSB'lerin deprem bahanesiyle taşınma planını Meclise taşıdı: Emekçiler kaderine terk ediliyor


Soru önergesinde, iktidarın deprem başlığı altında asıl hızlandırdığı sürecin sanayi sermayesinin mekansal yeniden örgütlenmesi olduğu vurgulandı. Bayhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yayımladığı 2030 sanayi ve teknoloji stratejisi ile buna dayanan ulusal sanayi alanları master planının, deprem gerekçesiyle OSB’lerin Marmara’dan Anadolu’ya taşınmasını açık bir hedef olarak tanımladığını hatırlattı. Belgelerde geçen “Sanayi alanlarının güvenli bölgelere taşınması” ve “üretim-istihdam koridorları” ifadelerinin, deprem riskinin halkın yaşam hakkı için değil, sermaye için yeni birikim alanları yaratmak üzere kullanıldığını gösterdiğini söyledi.


Sermaye için seferberlik

Bayhan, İstanbul ve Marmara’daki konutların güçlendirilmesi için kamu kaynakları sınırlı tutulurken, OSB’lerin taşınması için yeni teşvik paketleri, bağlantı yolları, demir yolu ve liman yatırımları planlandığını; önümüzdeki yıllar için yüz milyarlarca liralık altyapı harcamasının gündeme alındığını belirtti. Samsun-Mersin hattında 13 ilde ilan edilen 59 bin hektarlık 16 yeni sanayi yatırım alanının, mevcut OSB’lerin ortalama 11 katı büyüklüğünde “mega endüstriyel bölgeler” olarak tasarlanmasının, sermaye için olağanüstü bir seferberliğe işaret ettiğini ifade etti.

Bu süreçte Niğde, Aksaray ve Konya gibi illerde OSB’lerin yüzde 100 doluluğa ulaştığının açıklandığını, Marmara’dan yüzlerce şirketin bu illerde yer talep ettiğini anımsatan Bayhan, köylülerin tarım arazilerinin kamulaştırma adı altında düşük bedellerle el değiştirdiğini vurguladı. TOBB ve TİM gibi sermaye örgütlerinin bu tabloyu “fırsat” ve “rekabet avantajı” olarak sunmasına dikkat çeken Bayhan, İstanbul’un üretimden arındırılarak sermaye için bir “vitrin kent”e dönüştürülmesinin dahi dile getirildiğini kaydetti.

Bayhan, “Sanayi sermayesi için yer tahsisi, altyapı, lojistik bağlantılar, teşvikler, TOKİ eliyle inşaat ve lojman planları hızla devreye sokulurken; emekçiler ve yurttaşlar için güvensiz konutlar, belirsiz kentsel dönüşüm vaatleri ve ertelenen deprem önlemleri dışında somut bir politika görülmemektedir” diyerek, depremin emekçilerin yaşam hakkı için değil, sermayenin kârlı biçimde yeniden konumlandırılması için bir fırsata çevrildiğini söyledi.
Bu çerçevede Bayhan, Bakan Kacır’a yönelttiği sorularla; OSB’lerin taşınması için ayrılan toplam kamu kaynağının ne olduğunu, aynı dönemde deprem riski altındaki konutların güçlendirilmesine ve kamusal konut üretimine ne kadar bütçe ayrıldığını sordu. OSB’ler için planlanan liman, demir yolu ve kara yolu yatırımlarına karşılık, İstanbul’daki emekçi mahalleleri için neden benzer ölçekte bir yatırım programı açıklanmadığını gündeme getirdi.

Güvenli bölgeler sermaye için, riskli mahalleler emekçilere


Bayhan ayrıca, sanayi için “rezerv alan” ve “güvenli bölge” gibi planlı kavramlar kullanılırken, deprem riski altındaki mahallelerde neden piyasa temelli kentsel dönüşümün tek seçenek olarak dayatıldığını; OSB’lerde çalışan yüz binlerce işçinin deprem güvenliği, acil tahliye planları ve barınma düzenlemeleri konusunda hangi somut önlemlerin alındığını sordu. Taşınma sürecinde sermayenin üretim sürekliliği güvence altına alınırken, işçilerin iş güvencesinin nasıl sağlanacağı ve bu süreçten etkilenen emekçiler için neden bağlayıcı sosyal politikalar geliştirilmediği de sorular arasında yer aldı.
Önergede ayrıca, yeni sanayi alanları için ücretsiz ya da ucuz arazi, altyapı ve teşvikler sağlanırken, deprem riski altındaki yurttaşlara neden borçlandırma temelli konut modellerinin dayatıldığı; OSB taşınmaları için kaç şirketin başvuru yaptığı ve bu şirketlere sağlanan teşviklerin toplam tutarının ne olduğu da Bakanlığa yöneltildi. Bayhan, Samsun-Mersin hattındaki mega endüstriyel bölgeler için gösterilen planlama, hız ve kamu kaynağının, İstanbul’da yaşayan milyonlarca emekçinin yaşam hakkı için neden gösterilmediğinin altını çizdi.

Paylaş: