BAYHAN: Tis Masasına Oturmayan Mersen Patronu, Bu Cesareti Nereden Almaktadır?
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Fransız sermayeli Mersen Grup’un savunma sanayii için elektrikli motor kömürü üreten Gebze’deki fabrikasında çalışan işçilerin başlattığı grevi Meclis gündemine taşıdı. Sendika ve toplu sözleşme hakları için iki yıldır mücadele eden Mersen işçileri, Birleşik Metal-İş sendikasında örgütlenmiş ve sendika Ekim 2022’de Bakanlıktan çoğunluk tespitini almıştı. Yasal toplu sözleşme sürecinin başladığı Mersen fabrikasında işverenin, toplu sözleşme masasına oturmayı reddettiğini ifade eden Bayhan, yetki itirazının ardından iki yıl boyunca işçilerin sendikadan istifaya zorlandığını, işçileri yıldırmak üzere baskıların artırıldığını ve “Sendikadan vazgeçin, sendika buraya asla giremez, devlet bizim arkamızda” gibi söylemlerle işçilerin tehdit edildiğini vurguladı.
MERSEN YÖNETİMİ, İŞÇİLERİN GREV VE TİS HAKKINA SALDIRARAK ANAYASAL BİR SUÇ İŞLEMEKTEDİR
Yanıtlaması istemiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a sorular yönelten Bayhan, “Sendikal örgütlenme ve yetki davaları sürecinde işçilerin karşısına çıkarılan ve fiilen örgütlenmelerini engelleyen düzenleme ve uygulamalara dönük olarak Mersen Grup’un Gebze’deki fabrikası hakkında bir inceleme başlatılmış mıdır?” diye sordu. Dünya çapında 33 ülkede 50’den fazla üretim tesisi bulunan Fransız şirketi Mersen’in Gebze fabrikasında çalışan işçilerin; hayat pahalılığı, enflasyon ve sefalet ücretleri ile yaşam kavgası verirken; Mersen’in bir yılda TL bazında net kâr artışının yüzde 78’e ulaştığını vurgulayan Bayhan, “Daha iyi çalışma koşulları ve insanca yaşanacak bir ücret talebi ile birleşerek sendikalaşan işçilerin fabrika yönetimi eliyle taleplerinin bastırılması, işçi sınıfının grev ve TİS hakkına da saldırı teşkil edecek anayasal bir suç niteliğindedir” ifadelerinde bulundu.
Bu süreç zarfında 4 işçinin de tazminat hakları gasp edilerek işten çıkarıldığının bilgisini veren Bayhan, “Bakanlığınıza bağlı müfettişler işverenin tek taraflı bildirimi ile tazminatsız işten çıkarmaya yol açan işten çıkış kodlarının kullanımını denetlemişler midir? Eğer denetleme yapıldıysa hukuka uygun olmayan işten çıkış kodlarının kullanılmasına dair ilgili işyerine cezai bir yaptırımda bulunulmuş mudur?” diye sordu.
Anayasal bir hak olan Sendikalaşma ve Toplu Sözleşme Hakkı’na rağmen birçok işyeri ve fabrikada sendikalaşan işçilerin üzerinde baskılar kurularak işçilerin istifaya zorlandığını ve sendikal faaliyet yürüten işçilerin baskı ve mobbinge maruz kaldığını hatırlatan Bayhan, “Bakanlığınız sendikal faaliyet ve grev hakkını engellemeye çalışan Mersen patron ve yöneticileri hakkında bir yaptırım uygulayacak mıdır? İşçilerin anayasal hakkını kullanabilmeleri hakkında ne gibi adımlar atılacaktır?” diye sordu.
MERSEN’İN “ETİK” REHBERİNDE ANAYASAL HAK LÜTUF GİBİ SUNULUYOR
Mersen Grup’un internet sitesinde yayınladığı Mesleki Etik Kuralları rehberinde, “Örgütlenme özgürlüğü ve toplu iş görüşmeleri hakkının etkin biçimde tanınmalıdır” ifadesine dikkat çeken Bayhan, Bakan Işıkhan’a “Uluslararası sözleşmeleri ve anayasal bir hak olan sendikal hak ve özgürlükleri yok sayan, işçilerin anayasal hakkını kendisinin bir lütfuymuş gibi sunan Mersen yönetimi, bunu bile ayaklar altına almaktan çekinmemektedir. Mersen patronu bu cesareti nereden almaktadır?” sorusunu yöneltti.
