BAYHAN’DAN VEDAT IŞIKHAN’A SORU: “TERSANE PATRONLARI VE TAŞERON
FİRMA SAHİPLERİ GÖZÜNÜ KIRPMADAN İŞÇİ ATARKEN SİZDEN Mİ CESARET
ALIYOR?”
Lüks konferans salonlarında ve görüşmelerde kar ve ihracat başarılarıyla övünenler, tersaneye
girince “küçülme” nutukları atıyor!
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Tuzla tersanelerindeki gemi yapım ve onarım
tesislerinde yaşanan işten çıkarmaları Meclis gündemine taşıdı. Türkiye’nin gemi inşa ve onarım
tesislerinin, NATO ülkeleri de dahil olmak üzere yabancı askeri gemilerin inşası, bakımı ve
onarımıyla övündüğünü hatırlatan Bayhan, bu tersanelerde çalışan işçilerin payına ise işten
çıkarmalar, düşük ücretler, güvencesizlik ve iş cinayetleri düştüğünü vurguladı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a yanıtlaması talebiyle bir soru önergesi veren
Bayhan, şunları söyledi:
“Asi Gemi adlı taşeron firma sahibi gibi sayısız patron, ülkede devam eden ve hükümetin de
sorumluluğunu taşıdığı ekonomik krizi gerekçe göstererek, işçileri açlık ya da işsizlik arasında bir
tercihe zorlamaktadır.”
Bayhan, Bakanlığın bu duruma karşı bir adım atıp atmayacağını sorarak, tersaneler başta olmak
üzere birçok fabrika ve işyerinde “küçülme” ve “ekonomik daralma” bahanesiyle işçilerin işten
çıkarıldığını ifade etti. Ayrıca, iş güvencesinin patronların keyfine bırakıldığını ve işçilerin bir
WhatsApp mesajıyla dahi işten çıkarılabildiğini dile getirdi.
“Küçülme” Söylemi Gerçekleri Yansıtmıyor
Bayhan, Desan Tersanesi’nin 17 Aralık’ta Gölcük’teki Atlas Tersanesi’nin tamamını satın alarak
büyümeye devam ettiğine dikkat çekti. Lüks kongre salonlarında düzenlenen denizcilik
konferanslarında yüksek kârlar ve ihracat başarılarıyla övünenlerin, Tuzla tersanelerindeki işçi
koğuşlarına geldiklerinde “daralma” ve “küçülme” söylemlerini devreye soktuğunu belirtti.
WhatsApp Mesajıyla İşten Çıkarmalar
Tersanelerdeki durgunluk gerekçe gösterilerek yapılan işten çıkarmaların son örneğinin, Asi Gemi
adlı taşeron firmanın çalışanlarına gönderdiği bir mesajda görüldüğünü ifade eden Bayhan, şunları
kaydetti:
“Firmanın sahipleri, işçilerle yüz yüze görüşme gereği bile duymamış; WhatsApp üzerinden
gönderilen bir mesajla, ‘Piyasa durgun. İş yok. Ya ücretsiz izne çıkın ya da kendinize başka bir iş
bulun.’ diyerek işçileri fiilen işten çıkarmıştır.”
Bayhan’ın Bakan Işıkhan’a sorduğu soruların tamamı şu şekildedir:
Özellikle taşeron çalışmanın hakim olduğu tersanelerde patronlar her türden kural
tanımaz ve hukuksuz işleri taşeron firmalar aracılığıyla gerçekleştirmekte ve herhangi
bir yaptırım ve caydırıcı ceza uygulanmamaktadır. Bakanlığınız, taşeron çalışma
sistemini ortadan kaldırıp işçilerin en temel hakkı olan iş güvencesini yasalarla
güçlendirmek için bir adım atacak mıdır?
İşlerin durgunlaşması ve krizin işçilere olan yansımaları yalnızca işten atmalarla sınırlı
değildir. Tersane patronları, krizi gerekçe göstererek işçilerin zam beklentilerini
baltalamakta ve zam döneminde “Zaten iş yok. Bizden fazla bir zam beklemeyin.”
söylemiyle açlık ücreti dayatmaktadır. Krizin faturasının açıkça işçilere kesildiği bu
tablo karşısında Bakanlığınızın hamlesi ne olacaktır? Siz de tersane patronları gibi
işçilere “Sabredin, bu krizi birlikte aşacağız.” demenin ötesinde bir şey yapmayı
düşünüyor musunuz?
Tersanelerde işçilerin sigorta primleri, aldıkları ücret üzerinden değil, asgari ücret
üzerinden yatırılmaktadır. Tersanelerde çalışan herkesin bildiği bu durum, adeta sektörün
normali haline gelmiştir. Sizce de bu durum normal midir? Bakanlığınız, açıkça ve
herhangi bir saklama gayreti olmadan işlenen bu suç karşısında bir yaptırım uygulamış
mıdır ya da uygulamayı planlamakta mıdır?
Özetle, tersane işçileri, yukarıdaki sorularla örneklendirildiği gibi, sayısız sorunla
mücadele etmektedir. Bakanlığınız, bu sorunlardan haberdar olmadığı için mi
sorumluluk üstlenmemektedir, yoksa bu sorunlara
