Belarus-Polonya Sınırında Yaşananlar; Başta Kürt Halkının ve Bölgedeki Diğer Halkların Hala Nasıl Bir Despotlukla Karşı Karşıya Olduğunu Göstermektedir!

Belarus-Polonya Sınırında Yaşananlar; Başta Kürt Halkının ve Bölgedeki Diğer Halkların Hala Nasıl Bir Despotlukla Karşı Karşıya Olduğunu Göstermektedir!

Günlerdir Belarus-Polonya sınırında göçmenlere yönelik zulüm devam ediyor. Çoğunluğu Kürdistan Bölgesel Yönetimi vatandaşı olan göçmenler, Avrupa Birliği ile Belarus arasındaki siyasi çekişmeye kurban edilerek soğuk havada, temel ihtiyaçlarından yoksun bir biçimde bekletiliyor. Aralarında yaşlı, çocuk ve engellilerin de olduğu göçmenlerden hayatını kaybedenler olurken 20 Kasım itibariyle ilk COVID vakası da kayda geçmiş oldu. Göçmenler aynı gün itibariyle Belarus hükümetinin ‘kamp’ olarak belirlediği kapalı bir mekana alındı.

Yine birkaç gün evvel bu göçmenlerin bir kısmı(431 kişi) Erbil’e deport edildi. Erbil Uluslarası Havaalanı’nda bölgesel yönetimin resmi yayın organına konuşan göçmenler zor yoluyla deport edildiklerini ve bu durumdan rahatsız olduklarını ifade ettiler. Hatta kendisine neden göç ettiği sorulan bu göçmenlerden birinin, yönetimin resmi yayın organına göç etme nedenini söylemesi halinde ‘kaybedilmekten korktuğunu’ ifade ettiği de görüldü.

Kamuoyuna yansıyan haber ve röportajlarda Kürdistan Bölgesel Yönetimi(KBY)’nden bahse konu sınıra giden göçmenler; baskı, yolsuzluk, işsizlik nedenleriyle bir gelecek göremedikleri için göç ettiklerini ifade ederlerken KBY hükümeti bu göçmenleri “insan kaçakçılarının tuzağına” düşmüş insanlar olarak duyurdu ve bu insanların göç etmeleri için herhangi bir neden bulunmadığını açıkladı. Ancak bir başka açıklamada KBY başbakanı Mesrur Barzani göçmenleri doğrular nitelikte bir ‘itirafta’ bulunarak ekonomik sorunlar olduğunu ancak bunun kendileriyle ilişkili olmadığını, Irak Merkezi hükümetinin bölgesel yönetimin payına düşen bütçeyi göndermediğini ve pandemi nedeniyle ekonomik bir daralma yaşandığını söyledi.

Yıllar boyunca uluslararası emperyalist güçlerin ve onların ileri karakol nöbetini tutan işbirlikçilerin, BAAS rejiminin baskı ve kırımı altında ezilen Kürdistan Bölgesel Yönetimi halkının bu kırımlardan kaçarken kendilerini sınıra vurdukları görüntüler insanlık hafızasındaki yerini korurken; bugün Belarus-Polonya sınırında dünya kamuoyuna yansıyan görüntüler başta Kürt halkının ve bölgedeki diğer halkların hala nasıl bir despotlukla karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Bugün Kürt halkını “Avrupa’ya kabul etmeyen” batılı emperyal güçler, Kürt coğrafyasındaki yüz yılı aşan işgallerine devam edip iki yüzlü politikalarına devam etmektedirler.

Tüm bunlar göz önünde bulundurularak;

  • Avrupa Birliği ile Belarus hükümetinin bir an evvel göçmenlerin başta sağlık ve gıda ihtiyaçlarını karşılaması,
  • Avrupa Birliği’nin yıllardır devam eden iki yüzlü göçmen politikasından vazgeçmesi ve bahse konu göçmenlere karşı Polonya sınırında uygulanan engellemenin bir an evvel kaldırılması, kolluk kuvvetlerinin zulümlerine son vermesi,
  • Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin göçmenlerin zorla deport edilmesinin bir tarafı olmaktan geri durması ve emekçi ve yoksul halk üzerindeki baskı politikalarından vazgeçmesi gerekmektedir.

Öte yandan halkımızı; uluslararası emperyal güçlere ve onların yerel işbirlikçilerinin baskıcı ve sömürücü politikalarına karşı dayanışmaya çağırıyoruz!

Umut Yeğin

Genel Başkan Yardımcısı

Paylaş: