Türkiye gençlik hareketinin devrimci önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilişlerinin 43. yıl dönümünde Ankara’da bulunan mezarlarının başında anıldı. Anmada yas değil, mücadele çağrısı vardı. Karşıyaka Mezarlığında toplanan binlerce genç, işçi ve emekçi Denizlerin yaktığı bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm meşalesini zafere kadar taşıma andı içti. Denizlerin yoldaşı Mustafa Yalçıner yaptığı konuşmada Denizlerin bugün de herkesi etraflarında birleştirdiklerini söyledi. Yaklaşan seçimlere dikkat çeken Yalçıner, AKP’yi tarihin çöplüğüne gönderme vaktinin geldiğini söyledi. 5 Mayıs 2011’de yaşamını yitiren avukatları ve ağabeyleri, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinin koca çınarı Halit Çelenk de yine Denizlerle birlikte anıldı.
KARŞIYAKA’NIN EN KALABALIK GÜNÜ
Sabah saatlerinden itibaren mezarlığa akan binlerce kişi Denizlerin mezarını adeta çiçek bahçesine çevirdi. Anma etkinliğini KESK Ankara Şubeler Platformu, DİSK, Ankara Tabip Odası (ATO), TMMOB, Devrimci 78’liler Federasyonu, 68’liler Dayanışma, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu, Emek Partisi (EMEP), Emek Gençliği, HDP, Halkevleri, ÖDP, KP’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda kurum düzenledi. Gençlerin anmaya yoğun katılımı dikkat çekerken, Denizlerin yoldaşı Mustafa Yalçıner, Halit Çelenk’in eşi Şekibe Çelenk ve Çelenk ailesi, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan, HDP Ankara milletvekili adayları da anmada yer aldı.
‘ONLAR GİBİ SINIFA GÜVENİYORUZ’
Gençler en önde Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in yanı sıra 12 Eylül darbecileri tarafından yaşı büyütülerek idam eden Erdal Eren ile Marx, Engels, Lenin ve Stalin’in posterlerini taşıdı.
Yürüyüş boyunca sık sık “Yusuf, Hüseyin, Deniz, sürüyor, sürecek mücadelemiz”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm”, “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm” sloganları duyuldu. Anma devrim, sosyalizm ve halkların kardeşliği mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşu ve Enternasyonal marşının hep bir ağızdan okunmasıyla başladı.
Kurumlar adına ortak açıklamayı yapan DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Remzi Çalışkan, Denizler ve Halit Çelenk’in mücadelesinin emperyalizmi ve kapitalizmi yeryüzünden silene kadar süreceğini söyledi. Emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının giderek kötüleştiğini, işçi cinayetlerinin ve yoksulluğun arttığını ama buna karşın işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelesinin sürdüğünü belirten Çalışkan, bugün Denizlerin yolundan gidenlerin de tıpkı onlar gibi işçi sınıfına güvenmeye devam edeceğini dile getirdi. Çalışkan, “İşçi sınıfı, tüm halkın talepleriyle birleşerek kapitalizmi mezara gömecektir. Yoldaşlara sözümüz; umudu büyüterek, geleceğin sınıfsız, sömürüsüz dünyasını mutlaka kuracağız” dedi
‘SONU GELDİ, KUR’AN SALLIYOR’
Denizlerin yoldaşı ve Emek Partisi (EMEP) MYK Üyesi Mustafa Yalçıner de yaptığı konuşmada, “Ne mutlu devrimcilere ki sizler sürekli etrafında birleşiyorsunuz ve Denizler gibi bir bayrağınız var. Ne mutlu bizlere ki demokrasi istiyor ve durmamacasına mücadele ediyoruz. Denizlere sözümüz önce devrim sonra sosyalizm diyoruz” dedi. Denizlerin bugün de herkesi birleştirdiğini belirten Yalçıner, yaklaşan seçimlere dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın meydanlara çıkıp Başbakan gibi konuştuğunu dile getiren Yalçıner, şunları söyledi: “Almış eline Kur’an’ı ağzına geleni söylüyor. Demokrasinin yolu başkanlık sisteminden geçiyormuş. Kur’an’ı sallamaktan başka çaresi kalmadığı görülüyor. Artık para dağıtabilmenin de sınırına geldi. Barajlar, hile, hurda, provokasyon ve bir de Kur’an sallıyor. Sonunun geldiği gözüküyor. Bunda Denizlerin de payı var. Bizim bağımsızlık mücadelemizi ateşleyen Denizlerdir” diye konuştu.
‘AKP MEZARA DEĞİL, TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE GİTMELİ’
Yaklaşan seçimlerde AKP’ye güçlü bir yanıt verilmesi gerektiğini belirten Yalçıner, “İşçilerin grevinin yasaklandığı, gençliğin geleceğinin karartıldığı bir ülke istemiyoruz. Sosyalizme giden bir ülke istiyoruz. Bu seçimler AKP’yi geldiği yere göndermenin ilk işareti olmalıdır. AKP’yi tıpkı işçilerin kapitalizmi göndereceği yere göndermeliyiz. Burası olmaz (mezarlığı kastederek), tarihin çöplüğüne göndermeliyiz” diye konuştu.
‘TÜM HALKLARIN DENİZLERİ’
Denizlerin hiçbir zaman milliyetçi olmadıklarını ifade eden Mustafa Yalçıner, idama giderken son sözlerinden birinin “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği” olduğunu hatırlattı. Yalçıner, Denizlerin “tüm dünya halklarının Denizleri” olduğunu ve Türkiye halkları için, demokrasi ve sosyalizm için öldüklerini söyledi.
Deniz ve yoldaşlarının sadece güzel söz söyleyen değil, söylediklerini yapmaktan geri durmayan gençler olduklarını belirten Yalçıner, “Onlar ‘kapitalizm batsın’ diyen ve yenisini arayanlardır. Bunu yaparken halka küçük bir fiske bile zarar vermeyenlerdir. Deniz’e herkes sahip çıksın, bu Deniz’i zayıflatmaz. Onların gücünü gösterir” dedi.
Konuşmaların ardından yürüyüşe geçen binlerce kişi Denizlerin mezarlarını ziyaret etti. Mezarlara dokunmak, çiçek bırakmak isteyen binlerce kişi nedeniyle adeta izdiham yaşandı. Denizlerle beraber Halit Çelenk’in mezarı da ziyaret edildi.
ÇELENK’İN MEZARI BAŞINDA ENTERNASYONAL
Halit Çelenk’in eşi ve Denizlerin ablası Şekibe Çelenk de Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in mezarlarını tek tek ziyaret etti. Mezar taşlarına dokundu, çiçekler bıraktı. Emek Gençliği üyeleri de Halit Çelenk’in mezarı başında Enternasyonal Marşı okudular.
‘KAZANACAĞIZ ÇÜNKÜ DENİZLERLE KOŞUYORUZ’
Denizlerin mezarı başında konuşan Emek Gençliği Üyesi Sinan Cem Alikoç şunları söyledi: “Denizleri idama gönderenler, bugün lisede temel lise dayatmasıyla, üniversitelerde antidemokratik ve paralı eğitimle, işçi gençliğin karşısına ise taşeron ve kölece çalışma dayatmasıyla karşımıza çıkıyorlar. Sermayeyi mezara gömüp, emeğin iktidarını kurmak için Marksizm-Leninizmin yüce ışığında, Denizlerin izinde, işçi sınıfının saflarında buluşuyoruz. Biz kazanacağız çünkü Denizlerle birlikte koşuyoruz.
MAMAK’TA GENÇLER BİR ARAYA GELDİ
Emek Partisi (EMEP) Mamak İlçe Örgütü ve Emek Gençliğinin çağrısıyla Tekmezar Parkı’nda Denizler anısına bir etkinlik gerçekleştirildi. Etkinliğe gençlerin ilgisi yoğun oldu. Belgesel gösterimi ve müzik dinletisi yapılan etkinlikte Denizlerin son sözleri gençlerce okundu.
Emek Partisi ve Emek Gençliği’nin çağrısıyla İstanbul’da Atatürk Kültür Merkezi önünde bir araya gelen, genç, yaşlı, öğrenci-işçi yaklaşık 2 bin kişi “Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz”, “Deniz’den Erdal’a, gençlik emeğin saflarında” sloganlarıyla Denizlerin, ABD’nin 6. Filosunu denize döktükleri Dolmabahçe’ye yürüdü.
Sendikalaştıkları için işten atılan direnişteki DİSK/Gıda-İş Divan işçilerinin de katıldığı yürüyüşe, “İnsanca çalışma koşulları, inanca yaşam” dövizi taşındı. İstanbul Üniversitesi Emek Gençliği üyeleri “Ne geçmiş tükendi, ne yarınlar” pankartıyla yürüyüşe katılırken, “Oylar HDP’ye” pankartıyla seçimlerde HDP’ye oy verme çağrısı da yapıldı. Yürüyüşe Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, HDP İstanbul Milletvekili Adayları Levent Tüzel, Beyza Üstün ve Sevgi Yalçın da katıldı.
Anmada konuşan Emek Gençliği İstanbul İl Yöneticisi Bilgesu Karakulak, Denizlerin halkların kardeşliği, sömürüsüz bir dünya, bağımsız bir Türkiye ve sosyalizm için mücadele ettiğini söyleyerek “Onların uğruna mücadele verdiği şeyler değişmedi. O günden bugüne ülkemizdeki NATO üsleri, füze kalkanları hala yerli yerinde duruyor. AKP hükümeti ABD atının üzerinde Ortadoğu halklarına Osmanlı kılıcı sallıyor” dedi. AKP hükümetinin neo-liberal politikaları ile işçilere, emekçilere, gençlere kan kusturmakta ustalık dönemini yaşadığını söyleyen Karakulak, “Madenlerde, rezidanslarda yüzlerce işçi ölürken, milyonlarca emekçi taşeron, esnek ve ucuz çalışmanın kıskacında. Büyüyen ekonomi çocuk işçilerin bedenleri üzerinden büyüyor. Bizler işsizlik kaygısıyla yaşıyoruz” diye tepki gösterdi.
AKP’nin ilk hedefinde Türkiye gençliğinin bulunduğunu söyleyen Karakulak, “Çünkü yarınların genç ellerle inşa edileceğini onlar da biliyorlar. Bizleri baskı altına almak istemeleri, itaat etmemizi istemeleri bu yüzdendir” diye devam etti. Gençliğin kurtuluşunun işçi sınıfının kurtuluşuna bağlı olduğuna dikkat çeken Karakulak, “Denizler bunu 43 yıl önce söylediler. Bugün onların mücadelesi bizim ellerimizde büyüyor. Bu ülkenin genç kadınlarının ve erkeklerinin ellerinde… Bizler Denizleri anmak için burada değiliz. Onlara verdiğimiz sözü hatırlamak için buradayız” dedi.
Mücadelelerinin sınıfsız, sömürüsüz, emperyalist çıkarlar uğruna halkların katledilmediği, kölece yaşam koşullarının tarihin çöplüğüne gömüldüğü bir dünya yaratana kadar devam edeceğini söyleyen Karakulak, şöyle devam etti: “Şimdi o günü örgütlemek üzere fabrikalarımıza, atölyelerimize, liselerimize, üniversitelerimize dönüyoruz. Bir kez daha haykıralım Geleceğimiz İşçi Sınıfındadır, Geleceğimiz Sosyalizmdedir.”
‘ÇÜRÜYEN DÜZENE KARŞI DENİZLERİN ÇAĞRISINI ÖRGÜTLEYELİM’
Anmada konuşan Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan “43 yıldır onları anıyoruz. Denizleri öldürenler çürüyeni, Denizler ise geleceği, yarını ve yeniyi temsil etmekte” dedi. Türkiye’de çürümüşlüğü AKP’nin temsil ettiğini söyleyen Gürkan, “Denizlerin demokrasi çağrısını seçimlerde örgütlememiz gerekiyor” diye konuştu.
Ortadoğu ve dünyada emperyalistlerin halka karşı işlediği suçların sürdüğünü ifade eden Gürkan, “Emperyalistlerin Ortadoğu’daki tükenmişliğinin yüzü IŞİD’dir, el Nusra’dır, el Kaide’dir. Bunların kirli hesapları olabilir, halkların verecek özgürlük ve demokrasi cevabı vardır. Denizlerin mücadelesi o günden bugüne sürüyor. Eriyen, çürüyen şey sermaye kendisi kendisidir” diye konuştu.
ÇÜRÜYEN DÜZENİN TEMSİLCİSİ AKP
Çürüyen düzenin Türkiye’deki siyasal fotoğrafının AKP olduğunu söyleyen Gürkan, konuşmasına şöyle devam etti: “AKP, yolsuzluklarıyla, hırsızlıklarıyla, adaletsizlikleriyle çürümüştür. Oturdukları saray çürümüşlüğün simgesidir.”
HDP ETRAFINDA BİRLEŞEN GÜÇLERİN ÇAĞRISI KARŞILIK BULUYOR
Denizlerin idam sehpasından yaptığı ‘Yaşasın halkların bağımsızlık mücadelesi’ ‘Yaşasın Marksizm Leninizm’in yüce ideolojisi’ çağrılarını hatırlatan Gürkan, “Onların çağrıları karşılık bulmaya devam ediyor. HDP Etrafında birleşen emek ve barış güçlerinin demokrasi çağrılarında karşılık buluyor” dedi. “Denizlerden aldığımız mücadeleyi yarına taşıyacaksak onların bu çağrılarını her yerde örgütlemekle karşı karşıyayız” diyen Gürkan, konuşmasını “Demokrasi çağrılarının bir yanı bu seçimlerdir. Seçimlerde dur durak bilmeden, girilmedik hiçbir alan bırakmadan demokrasi çağrılarını örgütlememiz gerekiyor” ifadeleriyle sonlandırdı.
Evrensel Gazetesi
