Birleşmiş Milletler’de 133 ülkenin katılımıyla her yıl 5 Haziran’ın Dünya Çevre günü olarak kabul edilmesinin üzerinde 45 yıl geçti. 45 yıldır iklim değişikliği, küresel ısınma, kuraklık gibi yakıcı sorunlar artarak devam ederken yaşam alanlarımızın tahribatında rolü olan kapitalist ülkelerin yöneticileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere hep aynı nakaratı tekrarlıyorlar: “Gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya çağırıyorum.”
Sanki 15 yıldır suyun ticarileştirilmesinde, tarım alanlarının tahrip edilmesinde, mera ve yaylaların yerleşime açılmasında veya taş ocağı çalıştırılmasında sorumlulukları yokmuş gibi.
Son olarak milyonlarca zeytin ağacının yok edilmesini sağlayacak yasa komisyondan geçti. Gelecek nesillere yeşil bir dünya bırakmak için vatandaşa duyarlılık çağrısı yapanlar en büyük duyarsızlığı sergiliyorlar. İllerde oluşturulan zeytinlikleri koruma kurulu, kamu yararı görüldüğünde maden ve sanayi tesisleri, taş ve kireç ocakları kurmak için zeytinliklerin kesimine izin verecekler. Dünyanın yeşili doların yeşilinin hatırına feda edilmektedir.
Tarım alanlarının ortasına, yanı başına kurulan termik santraller; dereleri ve akarsuları yatağından alıp kanal yada tünelden akıtmak suretiyle çevreyi kurutan HES’ler; Bergama’dan Eşme’ye, Cerattepe’de Yeşil yola kadar AKP Hükümeti döneminde yapılan bütün tarım ve çevre düzenlemeleri ya bir maden şirketini yada enerji şirketini ihya etmektedir. Kamu yararı kılıfıyla yaratılan rantlardan kalkınanlar tekellerin patronlarıdır. Halk ise bu yağma sırasında giderek yoksullaşmakta, nefes alamaz hale gelmektedir. Talan edilen tarım topraklarında ağır sömürü koşullarında düşük ücret karşılığında kiralık işçi olarak çalışmak zorunda kalan işçiler için yaşam koşulları dayanılmaz hale gelmiştir.
Toprağın üstü patronlara cennet, emekçilere ise cehennem olacaktır.
Suyunu, toprağını ve yaşam alanlarını koruma mücadelesi veren halk ve üretici köylüler için iktidarın vaatlerinin boş olduğu açıktır. AKP Hükümeti şimdiye kadar uyguladığı politikalarla ülkeyi çöle çevirecek adımlar atmıştır.
Bu nedenle yaşanacak bir dünya, çevreyi yağmalayan ve halkın ve canlıların yaşam hakkını tehdit eden rant dağıtımına odaklanmış politikalar durdurularak kurulabilir.
Öznur Uğuz
Genel Başkan Yardımcısı
