CIPOML, Filistin halkının haklı direnişini destekliyor

CIPOML, Filistin halkının haklı direnişini destekliyor

CIPOML, Filistin halkının haklı direnişini destekliyor

Irkçı Israil devleti, Filistin halkına yönelik saldırılarını, Hamas ve diğer Filistin Kurtuluş örgütlerinin 7 Ekim sabahı başlattığı Israil’e yönelik Aksa Tufanı “operasyonu”nun ardından yeni bir aşamaya yükseltti.

Gazze’den roketler atıp birkaç gerilla grubunun farklı noktalardan İsrail’e girerek bir sınır kapısıyla bir polis merkezini ele geçirip bazı İsrail askerlerini esir aldığı “operasyon” İsrail Siyonizminin kitlesel katliamları kapsayan bilinen saldırganlığıyla yanıtlandı ve saldırılar sürüyor.

Emperyalistlerin desteğindeki İsrail on yıllardır topraklarını işgal ettiği Filistin halkına sürekli saldırı halinde ve Filistin ulusunun kendi kaderini tayin hakkını silah zoruyla yok sayıyor.

İsrail burjuvazisi ve benimsediği Siyonizm Filistinlilere eşit ulusal haklar tanımak bir yana yaşam hakkını bile zor tanıyor. Ülke içinde pervasız bir hukuksuzluk inşa etmeye yönelen ırkçı İsrail hükümeti Filistin halkına yönelik saldırılarını ara vermeksizin sürdürüyor. Israil topçusu ve uçakları Gazze Şeridine yönelik bombardımanı herhangi bir gerekçeye ihtiyaç duymadan taş üstünde taş bırakmamacasına sık sık tekrarlıyor. Zaman zaman tanklarıyla da girdiği Gazze’de zulmünü hiç eksik etmiyor. Batı Şeria’da Filistin halkına yönelik zorbalığın ne başı ne sonu var. Yakın geçmişte saldırdığı Cenin’de Filistin halkının evlatlarının çok canına kıydı. Üç dinin kutsallarının bulunduğu Kudüs’ü başkent ilan eden Siyonist İsrail bu kentin özel statüsünü yok saymakla kalmadı, Mescidi Aksa’yı ve dolayısıyla inançlı Filistinlilerin inançlarını saldırı hedefleri arasına aldı.

İsrail burjuva gericiliği Filistin halkını topraklarından sürüp yaşam alanlarını her geçen gün biraz daha daraltarak, işgal altında tuttuğu toprakları durmaksızın genişletti. Üstelik sürekli yeni yerleşimcilere alan açıyor ve Filistin halkı aleyhine bu yerleşim alanlarını çoğaltıyor. Ülkelerinden sürülen Filistinlilerin sayısı, yaşamlarını Filistin’de sürdürebilenleri çoktan aştı. Ülkelerini yurt bilen Filistinlilerse kaderlerini özgürce tayin edebilmek bir yana, en sıradan insan hakkı olan yaşam haklarını kullanabilmekte bile zorlanıyor.

İsrail’in Filistin ulusuna yönelik süreklilik kazanmış saldırganlığı ve zulmü koşullarında “önce kim saldırdı?” sorusu anlamsızdır! Asıl olan, Filistin halkının ulusal hakları için direnişidir ve işgalciye karşı direniş haklı ve meşrudur. Saldırgan olan, direnen Filistinliler değil; hak tanımaz Siyonist İsrail devletidir.

Filistin’e ve Filistin halkına yönelik İsrail ırkçılığı ve saldırganlığı karşısında direniş yalnızca desteklenebilir. İsrail’i ve saldırganlığıyla katliamlarını kınayan CIPOML, Filistin halkının haklı direnişini sonuna kadar desteklemektedir.

ABD ve Avrupalı emperyalistler ve emperyalist birlikleri (AB), Hamas’ı kınayarak açıkça İsrail ve saldırganlığını destekledi. Hak eşitliğini hiçe sayarak halka karşı saldırganlığı desteklemek, bizzat kendileri halklara saldıran emperyalistlerin karakteridir. Ve zaten İsrail, Ortadoğu’da emperyalizmin “ileri karakolu” olarak ve emperyalistlere dayanıp onlardan ve desteklerinden güç alarak işgalini, hak tanımazlığı ve Filistin halkına yönelik saldırılarını sürdürmektedir. O emperyalistler ki, bölgede askeri üs ve asker bulundurmakta, işbirlikçilerini desteklemekte ve bölgeyi paylaşmak amacıyla aralarında dalaşmaktadır.

Farklı görünen, Türkiye dahil gerici Arap ülkelerinin taraflara itidal tavsiye eden tutumudur. Bu, taşları bağlayıp köpeklerin serbest bırakılmasını onaylama tutumudur. Filistinlilerin hak mücadelesinin yanında olduğunu açıklayan İran dışında İsrail’le ilişkilerini geliştirme sürecindeki bölge gericilikleri, bu tutumlarıyla 7 Ekim sabahından beri saldırganlığının dozunu artıran İsrail Siyonizminin sırtını sıvazlamış oluyor.

Hayır! Netlik şarttır. İsrail Siyonizminin hak tanımazlığı karşısında tarafsızlık ya da “arabuluculuk” tutumu geliştirilemez. Ulusal siyasal hak eşitliği ve devlet olma hakkı talep eden Filistin Direnişi haklıdır ve desteklenmelidir. Filistinlilerin hak eşitliğini tanımayan hiçbir “çözüm” çözüm olamaz, çözümsüzlüğe ve ulusal çatışmalara son veremez.Emperyalist dalaşmanın Ortadoğu dışında başka bölgelere kaymakta ve bölgede çatışmaların yatışmakta olduğu düşüncesi yanlıştır. Emperyalistlerle işbirlikçileri bölgede faaldir. Süreğen İsrail zulmü ve zorbalığı, Suriye ve yeniden alevlenen Ermenistan-Azerbaycan sorununun yanı sıra Türkiye Irak ve Suriye’de Kürtlerin yaşam alanlarını bombalamaktadır. Kürt sorunu, Filistin sorununun yanında bölgenin kadim bir sorunudur ve emperyalistlerle işbirlikçilerinin paylaşım mücadeleleriyle bu iki sorunun çözümsüzlüğü bölgeyi fokurdayan bir “cadı kazanı” yapmaktadır.

İsrail tüm saldırılarını derhal durdurmalıdır!

İşgal son bulmalı ve İsrail işgal ettiği tüm topraklardan çekilmelidir!

İsrail yeni yerleşim yerleri açma politikasına son vermelidir!

Kudüs’ün başkent olmasına son verilmeli ve kent eski statüsüne kavuşturulmalıdır!

Filistin ulusuna, tam ulusal hak eşitliği. Devlet kurma hakkı dahil Filistin ulusuna kendi kaderini tayin etme hakkı!

Paylaş: