CIPOML: İran işçileri ve halklarının mücadelesini selamlıyoruz

CIPOML: İran işçileri ve halklarının mücadelesini selamlıyoruz

Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML) yayımladığı açıklamayla İran emekçilerinin mücadelesini selamladı.

İran’da 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin saçları göründüğü gerekçesiyle “Ahlak Polisi” tarafından gözaltına alındıktan sonra dövülerek öldürülmesi, başta kadınlar olmak üzere İran halkını sokaklara döktü. Ahlak Polisi’ne ve başörtüsü takma zorunluluğuna karşı taleplerle başlayan gösteriler 16 Eylül’den bu yana aralıksız sürüyor ve rejime karşı bir isyana dönüşme eğiliminde. İran’ın dört bir yanındaki gösterilerin kitlesel niteliği, İran halkının İslam Cumhuriyeti rejiminden ve onun tüm baskıcı organlarından ne denli nefret ettiğini gösteriyor.

Amini bir Kürt kadınıydı ve protestolar başlangıçta Kürt illerinde yoğunlaştı, ancak kısa sürede Fars, Beluci, Azeri, Kürt… İran’ın bütün halklarına ve Tahran, Meşhed, İsfahan ve Tebriz gibi tüm büyük kentlere yayıldı.

Tepkiler sokak protestolarıyla sınırlı kalmadı. Öğrenciler ve öğretmenler boykotlar düzenliyor ve gösterilere katılıyor. Ekim ayı itibariyle özellikle Buşehr’de petrokimya ve petrol rafinerisi işçileri, Tebriz’de gıda işçileri grevlerle rejim karşıtı bir nitelik kazanan eylemlerde yerini aldı ve tepkiler tamamen toplumsallaşarak yaygınlaştı. Gaz, demir-çelik ve lastik fabrikalarında kurulan işçi konseylerinin kararlarını aldığı grevler sürer ve Haft Tapeh şeker işçileri “genel grev” çağrısı yaparken, kamyon şoförleri taşıma yapmıyor, küçük işletmeler ve esnaflarsa birçok ilde kepenk kapattı.

Başlangıçta gösterilerin başlıca sloganı olan “Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganının yanına eklenen, “Diktatöre ölüm”, “Zalime ölüm– ister şah olsun ister dini lider” sloganları kitlesel karakterde. Öğrenciler tarafından haykırılan “Petrol işçisi rehberimizdir” sloganı, halen esas olarak kendiliğinden bir karakterde gelişen mücadelenin birliği için umut verici ve özellikle işçiler ve öğrenciler kendi konseylerinde örgütlenmeye başladı.

CIPOML: <strong>İran işçileri ve halklarının mücadelesini selamlıyoruz</strong>

İşçi-emekçi, üniversite öğrencileri, öğretmenler, esnaf ve mahalle konseyleri her geçen gün daha da güçleniyor ve gösteriler giderek daha kitlesel bir harekete dönüşüyor. Onlarca üniversitede öğrenciler protestolarını sürdürüyor. İran rejiminin Şerif ve Tebriz Üniversitelerinde kapıları kilitleyerek düzenlediği vahşi saldırı öğrencilerinin kararlılıklarını kıramadı. Üniversite öğrenci konseyleri dersleri boykot etme kararlarını sürdürüyor.

Sadece petrokimya fabrikalarında greve çıktıkları için tutuklanan işçi sayısı 100’u aştı, buna rağmen her geçen gün greve çıkan fabrika sayısı artıyor. Bugün İran’da yaşanan isyan, İslam Cumhuriyeti’nin kapitalist rejiminin ekonomik ve baskıcı politikalarının ürünüdür. Kötürümleşmiş kapitalist ekonomi, otuz yılı aşkın süredir devam eden neoliberal reformlar, devasa özelleştirmeler, sosyal uçurum, yolsuzluk, yoksulluk, yüksek oranlı işsizlik, yüksek gıda fiyatları ve emekçi halkın yaşam standardını keskin bir şekilde düşüren diğer unsurlar, halk hareketinin üzerinde yükseldiği temellerdir. Ve elbette Batı’nın İran’a yönelik yaptırımları da ülkenin ekonomik durumunu önemli ölçüde kötüleştiren bir diğer unsurdur.

İşçi ve emekçi halkın düşmanı İran rejimi, halk hareketini şiddetle bastırmaya çalışıyor. Bir insan hakları grubuna göre 193 vilayetteki protestolar sırasında 30’u çocuk olmak üzere 200’den fazla kişi öldürüldü. Protestolar ya da ev ve yurt baskınları sırasında tutuklanan gençlerin yanı sıra siyasi mahkumların da tutulduğu Tahran’daki Evin Cezaevinde çıkan yangında en az 8 mahkum hayatını kaybetti. Güvenlik güçleri okulları basıp genç öğrencileri tutuklarken, Erdebil kentinde lise öğrencisi 16 yaşındaki Asra Panahi sadece rejim yanlısı bir marşı okumadığı için öldürüldü.

Diktatör Dini Lider Hamaney gösterileri “ABD ve Siyonist rejimin bir projesi” olarak tanımlıyor ve “onlardan maaş alan yurtdışındaki bazı İranlı hainler” tarafından kışkırtıldığını iddia ediyor. Hiç kuşkusuz emperyalistler ve işbirlikçileri her yerde olduğu gibi İran’da da halkları ve halk hareketini etkilemeye, kendileri ve çıkarlarının peşine takmak istiyor ve bunun için uğraşıyor. Ancak gerici rejime tepkiyle dolu emekçi halk, eski Şah rejiminin kalıntılarıyla ve onlara benzer gerici gruplara pirim vermiyor. Batılı emperyalistler ve işbirlikçilerinin gösterileri yönlendirme çabaları sonuç vermiyor. Her halükarda, biz tüm emperyalistlere ve özellikle başta ABD olmak üzere Batılı emperyalistlere karşıyız ve İran’a yönelik her türlü emperyalist saldırganlığı kınıyoruz. Ayrıca İran’a yönelik ekonomik yaptırımların ağırlaştırılması çağrısında bulunan ve Irak ya da Libya modeline dayalı Batı askeri müdahalesini arzulayan herkese ve her türlü örgüte karşı çıkıyoruz.

1999 öğrenci isyanı, 2009 seçim protestoları, 2017 ve 2019 gösterilerinin ardından en son günümüzdeki eylemleriyle İran halkı, gerici rejime, on yıllardır kendisine reva gördüğü sömürü, baskı ve zulmün bedelini ödetmeye kararlı olduğunu ortaya koyuyor.

Ve, İran halkı bu bedeli, ne emperyalistlerin ne de işbirlikçilerinin, ama sadece ve sadece kendisinin ödetmesinde de kararlı.

İran halklarının anti-emperyalizm maskeli gerici rejime karşı verdiği özgürlük mücadelesini selamlıyor ve destekliyoruz.

Yaşasın İran işçi sınıfı ve halkları!

Yaşasın İran halklarının mücadelesi!

Uluslararası Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML)

Koordinasyon Komitesi

Paylaş: