Dayanışmamız örgütlü mücadeleye dönüşsün Newroz ateşi daha güçlü yansın

Dayanışmamız örgütlü mücadeleye dönüşsün Newroz ateşi daha güçlü yansın

Dayanışmamız örgütlü mücadeleye dönüşsün Newroz ateşi daha güçlü yansın

Newroz Ortadoğu’da, halkların doğanın yeniden dirilişini karşılama günüdür.

Newroz insan eti ve kanıyla beslenen Dehaq zulmüne son veren Demirci Kawa’nın anısını örgütlü mücadelesinin kaldıracı yapan halkların ve ezilen sınıfların bayramıdır.

Newroz her yıl 21 Mart’ta harlanan mücadele ateşidir.  

Newroz her şeyden önce kolektif hakları tanınmayan, eşitlik ve özgürlük talepleri karşılanmayan; hatta kimi zaman yok sayılan veya görmezden gelinen, dilleri kayıtlara ‘bilinmeyen’ diye geçirilen Kürt halkının sesini yükselttiği, zılgıtlarını attığı gündür.

Newroz önemli bir kısmı Kürtleşmiş olan işçi sınıfının, kamu emekçilerinin, gençlerin, kadınların ve diğer tüm ezilenlerin alanlara yürüdüğü zamandır.

Yönetenler değişse de değişmeyen baskı ve yok sayma politikalarına rağmen Newroz ateşi bu yıl da ülkenin her yerinde yanıyor.

Kutlu olsun!

Ülkemiz can yakan gündemlerle sarsılıyor. On binlerce insanın ölümüne yol açan 6 Şubat depremleri yüzünden halk Newroz’u buruk karşılıyor. Yakınlarını, sevdiklerini, evlerini ve hatta şehirlerini kaybeden milyonlarca insan doğa koşulları, temin edilemeyen ihtiyaçlar ve hastalıklarla boğuşuyor.

Halkın çığlığı yönetenlerin kulaklarına ulaşmıyor. Başından bu yana bu ülkede sanki deprem olmamış, ardından sel yaşanmamış ve bu felaketler yüzünden geniş bir coğrafyada halk bir dizi sorun ve acıyla boğuşmuyormuş gibi davranan iktidar, yurttaşları kendi haline bıraktı. Depremin yol açtığı yıkımdan lütuf, yeniden inşa edilecek konutlardan yandaş sermayeye kâr çıkarmaya çalışıyor.

Deprem tek adam yönetiminin yerelden merkeze doğru uzanan kolonlarının hangi harçla karıldığını da iyice açığa çıkardı. Ahbap çavuş ilişkilerini taşıyıcı olarak kullanan sermaye sistemi, devasa kârlar elde edilirken emekçiler müşteri konumuna sürüklenmiş durumda. Bugün yaşanan acı tecrübe bu kâr ve rant sisteminin eseridir. Selde yıkılan Urfa’daki Abide Kavşağını yapan firmanın Diyarbakır Şehir Hastanesi’ne de yüklenici firma olduğunun, Maraş’ta deprem konutları yapmak üzere iki ihale daha aldığının ortaya çıkması yağma kardeşliğinin kanıtlarından biridir.

Halk bütün bu ilişkilere tanık olduğu için, helallik isteyen Erdoğan’a karşı hakkını helal etmeyeceğini haykırıyor. Depremzedeye elden para dağıtan, ekranda bağış kampanyası yapan, halktan çamaşır, giysi gibi yardım talebinde bulunan, başka ülkelerden sanki elinde avucunda ne varsa vermiş de yetmemiş havasında yardım talebinde bulunan iktidarın deprem vergilerini, kampanyalarda toplanan paraları depremzedeye yönlendirmediği de açıktır.

Bugün halkın içinde biriken öfkenin ve tepkinin Newroz ateşinde yükseldiği gündür. Emekçi halk hizmet söz konusu olduğunda “siz bir merminin kaç lira olduğunu biliyor musunuz” diye tersleyen, savaş kışkırtıcısı hükümetle fazladan bir gün bile yaşayamaz.

Hazineyi ve halkın birikimini sermayeye açan, halkın ihtiyaçları söz konusu olduğunda çeşitli yöntemlerle susturan; yasaklar, baskılar ve şiddet dışında bir iletişim dili kuramayan tek adam yönetimi bu ülkeye bir yük, ağır bir faturadır.

Depremle birlikte ortaya çıkan dayanışma ağı örgütlü bir güce dönüşmeli, Newroz alanlarında mücadelenin ateşi daha gür yanmalıdır. Tek adam yönetimini tarihe göndermek için saflar sıklaşmalıdır.  

Yaşasın Newroz! Bijî Newroz! Newroz piroz be!

Ülkede demokrasi, bölgede barış

Tek adam yönetimine karşı emek ve özgürlük mücadelesinde birleşelim!

EMEK PARTİSİ BÖLGE ÖRGÜTÜ

Paylaş: