Divriği’de madenci kıyımı meclis gündeminde: ‘Küçülme’ kılıfıyla yapılan toplu kıyıma göz mü yumuluyor?
EMEP’li Sevda Karaca, Erdemir Madencilik ve Çiftay’ın “zarar” gerekçesiyle 700–800 işçiyi işten çıkarma planını bakanlara sordu: “Taşeron sisteminin yarattığı güvencesizlik ortada. Bakanlığınız işçi haklarını gasbeden bu düzene karşı ne yapıyor?”
Sivas’ın Divriği ilçesinde OYAK Grubu’na bağlı Erdemir Madencilik ve taşeron şirketi Çiftay İnşaat’ın “zarar” ve “küçülme” gerekçeleri öne sürerek 700–800 madenciyi işten çıkarma hazırlığı yapmasına tepki büyürken, EMEP Gaziantep Milletvekili ve Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca konuyu Meclis gündemine taşıdı.
Karaca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle kapsamlı soru önergeleri verdi.
Şirketin açıkladığı gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını belirten Karaca, Erdemir’in 2024 Entegre Faaliyet Raporu’na göre 411 milyon dolar net kâr açıkladığını, ham çelik üretiminin 8,5 milyon tona ulaştığını ve şirketin 35 ülkeye 1,5 milyon tonun üzerinde ihracat yaptığını hatırlattı. Buna karşın yüzlerce işçinin kapının önüne konulmak istendiğini belirten Karaca, “Zarar dedikleri, sadece kârlarının azalmasıdır” diyen işçilerin tepkisine de yer verdi.
Karaca, Evrensel gazetesine konuşan madencilerin, işten çıkarmaların arkasında daha düşük ücretlerle yeni işçi alımı ve ilçede demografik bir değişiklik yaratma niyetinin bulunduğu yönündeki iddialarını da önergesine taşıdı. İşçiler ayrıca, yeraltı madenciliği faaliyetlerinin durdurulacağı açıklanmasına rağmen Malatya’dan çıkarılan madenlerin Divriği’de işlenmeye devam ettiğini, maden havuz duvarlarının yükseltilmesi ve yeni pompaların alınması gibi yatırımların sürdüğünü belirtiyor.
3 bin kişinin etkileneceği işten çıkarma dalgası
Nüfusu yaklaşık 17 bin olan Divriği’de 700–800 işçinin işten çıkarılmasıyla birlikte aileleriyle beraber en az 3 bin kişinin doğrudan etkileneceğini belirten Karaca, ilçede Dev Maden-Sen üyesi işçilerin ve halkın direnişinin sürdüğünü; 10 Aralık’ta “Divriği Madenci Yürüyüşü” düzenlendiğini hatırlattı. İşçiler, “keyfi işten atmaların durdurulması”, şirketlerin bölge halkına karşı sorumluluklarını yerine getirmesi ve Divriği’nin geleceğini yok edecek adımların geri çekilmesi talebini dile getiriyor.
Karaca, Bakan Işıkhan ve Bakan Bayraktar’dan şu soruların yanıtını istedi
- Divriği’de uzun yıllardır madencilik faaliyeti yürüten Erdemir, Çiftay ve Demir Export şirketlerinin son 5 yıllık kâr ve zarar bilançoları nedir? Bu şirketlerin “zarar” ettiğine ilişkin iddialar doğruyu yansıtmakta mıdır?
- Divriği’deki toplu işçi kıyımı Bakanlığınızın haberi ve izni dahilinde mi gerçekleşmiştir? Bu süreçte herhangi bir iş müfettişi görevlendirilmiş midir? Görevlendirildiyse sonuç nedir?
- “Zarar” ve “Küçülme” gerekçesiyle işten atma yapılırken, bir yandan maden havuz duvarı ihalesi yapılması ve pompa alınması; diğer yandan dışarıdan getirilen madenlerin işlenmesine devam edilmesi konusunda Bakanlığınız inceleme yapmış mıdır?
- Yıllarca Divriği’nin hem yeraltı kaynakları hem de emek gücü üzerinden zenginleşen şirketlerin gerçek bir gerekçe olmaksızın keyfi bir şekilde yüzlerce işçiyi işten atıp binlerce insanı mağdur etmesine karşı Bakanlığınız ne yapacaktır?
- Taşeron sisteminin yarattığı güvencesizlik ortadayken; Bakanlığınız işçi haklarını gasp eden bu düzene karşı ne yapmaktadır? Bakanlık, şirketlerin “küçülme” kılıfıyla yürüttüğü bu toplu kıyıma göz mü yummaktadır?
