Dost düşman herkes bilsin ki emeğine, alın terine sahip çıkan işçiler ve emekçiler güzel günlerin ve mutlu yarınların garantisidir.

Dost düşman herkes bilsin ki emeğine, alın terine sahip çıkan işçiler ve emekçiler güzel günlerin ve mutlu yarınların garantisidir.

Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Erdoğan-Şimşek programı kapsamında AKP’nin ücret politikalarına ve başta Japon tekeli Sumitomo olmak üzere Türkiye’nin farklı illerinde insanca çalışmak ve insanca yaşamak için direnen ve grev yapan işçilerin mücadelesine dair bir basın toplantısı düzenledi.

Ayrıca, işçilere geçmiş yıllarda yaşanan ücret kavgalarından çıkarmaları gereken dersler ve deneyimler üzerinden seslenen Bayhan, son olarak temmuz ayı boyunca birçok ilde ve ilçede sendikaların ve Emek Partisi’nin düzenleyeceği gösteri ve mitinglerin tarihini hatırlatarak işçilere çağrıda bulundu.

Bayhan, Saray burjuvazisi ve onun ekonomi yönetiminin ekonominin ağır faturasını, yani kendi günahlarının bütün yükünü bu konuda hiçbir sorumluğu olmayan işçilere ve emekçilere yıkmaya devam ettiğini vurgulayan Bayhan, konuşmalarına şu şekilde devam etti: “Biri sarayın en büyük ekonomisti olduğunu söylüyor. Diğeri uluslararası sermayenin ödüllü maliyecisi olmakla övünüyor. İşte bu iki sonradan görme burjuvanın liderliğinde, milyonlarca işçi ve emekçi yurttaşımız sermayenin mutlak çıkarları için açlığa mahkûm ediliyor.”

EN DÜŞÜK ÜCRET YOKSULLUK SINIRININ ÜZERİNDE OLMALI VE VERGİDEN MUAF TUTULMALIDIR!

Bütün kaynakları yerli ve yabancı tekeller için harcamanın, başta vergi politikası olmak üzere sermayeye her türlü kıyağı yapmanın, emek gücünü en ucuza, güvencesiz ve en yoğun şekilde sömürmenin ve bunu yaparak enflasyonu düşürerek ekonomiyi büyütmenin Erdoğan-Şimşek programının alametifarikası olduğunu vurgulayan Bayhan, “Asgari ücret politikalarının da bunun en somut ve çarpıcı göstergesidir.” dedi.

Dost düşman herkes bilsin ki emeğine, alın terine sahip çıkan işçiler ve emekçiler güzel günlerin ve mutlu yarınların garantisidir.

Bayhan sözlerine şu şekilde devam etti:

Onlar için asgari ücret, kapitalist sömürücüler daha fazla kar etsin diye belirlenir.

Onlar için asgari ücret, işçilerin açlıktan ölmeyecek kadar beslenmeleri ve her gün işe gelebilecek kadar bedenlerini koruyabilmeleri için tespit edilir.

Çünkü onlar için asgari ücretlisinden emeklisine işçi sınıfının bütün fertleri, makinaların, üretim araçlarının en değersiz parçası, sömürücü kapitalistler için yaratılmış modern köleler, sermayenin kullarıdır.

ARADA SIRADA İŞÇİLERİ, EMEKÇİLERİ ÖVMELERİNİN, YARATILMIŞ OLARAK SEVDİKLERİNİ SÖYLEMELERİNİN TEK NEDENİ VAHŞİ SÖMRÜ ÇARKLARININ KIRILMADAN DÖNMESİ İÇİNDİR.”

————–/————–

Bayhan, emekçiler ve onların temsilcisi Emek Partisi için asgari ücretin, sömürünün belirli bir düzeyde de olsa sınırlanması ve azda olsa insanca yaşam için gerekli olan asgari koşulların ücret olarak belirlenmesi olduğunu ifade etti. İşçilerin makinaların dişlileri, canlı robotlar olmadığını ve sömürücü kapitalistlerin kulları, köleleri olmadığının altını çizdi. Bayhan sözlerine şu şekilde devam etti:  

“Asgari ücret 4 kişilik bir ailenin insanca yaşamak için gerekeli olan ihtiyaçlarının asgari düzeyde de olsa karşılanacağı düzeyde belirlenmelidir.

Sadece işçinin beslenme ve barınma ihtiyaçları değil, ailesiyle birlikte eğitim, sağlık, kültürel-sanatsal etkinlikler, dinlenme ve eğlenme ihtiyaçları da dikkate alınarak tespit edilmelidir.

Bunun için de acil olarak Temmuz’da asgari ücrete en az gerçekleşen enflasyon oranında ve refah payı da eklenerek zam yapılmalıdır.

En düşük ücret yoksulluk sınırının üzerinde olmalı ve vergiden muaf tutulmalıdır.”

————–/—————

ERDOĞAN-ŞİMŞEK ACI İLAÇ PROGRAMININ, İMF’SİZ İMF PROGRAMININ VE ONLARIN ÜCRET POLİTİKASININ SOMUT BİR ÖRNEĞİ: SUMİTOMO

Ardından sömürücü kapitalistler ve onların saray iktidarı ve işçiler açısından ücret kavgasının bir örneği olarak Sumitomo işçilerinin grevine değinen Bayhan, “bizzat sermayenin padişahı Erdoğan tarafından açılışı yapılan bir Japon tekeli olan Sumitomo isimli bir fabrika var. Fabrikanın yüzde 80’i Japon sermayesine %20’si ise Abdülkadir Özcan isimli işbirlikçisine ait. Fabrikada çalışan ve petrol-iş sendikasına üye olan 2400 işçi kardeşimiz bugün grevlerinin 27. günündeler” dedi. Parti heyetiyle beraber işçilerin grevini ziyaret ettiklerini söyleyen Bayhan, fabrikanın sahibi sömürücülerin, kuruluşundan buyana 6. Bölge kapsamında akla gelebilecek her türlü teşviki aldığını ve fabrikada günde 30 bin lastik üretildiğini vurguladı.

İşçilerin 12 ayın neredeyse tamamında Sumitomo ve yerli işbirlikçisi için çalıştıklarını, aldıkları ücretlerin yıllık toplamının ise 6 günde ürettikleri lastiklerin fiyatına eşit olduğunu vurgulayan Bayhan, “Bugün istedikleri ücret zammı ise yoksulluk sınırının yarısından biraz fazla. Yani ayda bir gün kendileri için üretmek istiyorlar. Japon tekeli ve işbirlikçisi bunu bile onlara çok görüyor. İşçi kardeşlerimiz, Kiplas üyesi işbirlikçi yandaş ve yerli sömürücünün isteğiyle grevlerinin yasaklanması tehdidiyle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlar. Grev yasaklarıyla nam yapmış olan saray iktidarının, Japon tekelinin çıkarları için bunu da yapabileceğini biliyorlar.” diyerek sözlerine devam etti.

Bayhan, grevdeki işçilerin sözlerini şu şekilde aktardı: “Biz mertçe grevimizi yapıyoruz. Buna namertçe engel olmasınlar. Biz hakkımız olanı istiyoruz.” İşçilerin temmuz ayı içerisinde grev mücadelesinin daha da sertleşeceğinin farkında olduğunu, kararlı bir şekilde haklarını alıncaya kadar greve devam edeceklerini söyleyen Bayhan, sözlerine şu şekilde devam etti:

Gördük ki işçi kardeşlerimiz grev okulunda öğreniyorlar. Her geçen gün taşı kırmakta, dostu düşmanı ayırmakta ustalaşıyorlar.

Grevlerini buradan bir kez daha selamlıyoruz. Biz de yanlarında olmaya devam edeceğiz. Yolları açık olsun diyoruz.

Ve onların şahsında bugün Türkiye’nin farklı farklı illerinde insanca çalışmak ve insanca yaşamak için direnen, mücadele eden, grev yapan;

Lezita, Purumo grup, Kristal yağ, Mersen, Esitaş, Gürdesan, Yolbulan, Novares, Teknik kauçuk fabrikalarında çalışan binlerce işçi kardeşimizin mücadelesini selamlıyoruz.  

İzbb İzdoğa, İz enerji, Çiğli, Menemen belediye işçilerinin direnişlerini selamlıyoruz.

Parti olarak bütün gücümüzle hepsinin yanlarında olacağız. Hepsinin yolları açık olsun.

İŞÇİLER FABRİKALARDA YAPACAKLARI EYLEM VE DİRENİŞLERDE BİRLİK VE ÖZGÜVEN İÇERİSİNDE HAREKET ETMELİDİR

Geçmiş yıllarda yaşanan ücret kavgalarından işçilerin çıkarmaları gereken dersler ve deneyimler üzerinden işçilere seslenen Bayhan, konuşmasına şu şekilde devam etti:

1 – Fabrikalarda yapacakları eylem ve direnişlerde birlik ve özgüven içerisinde hareket etmeli, işyerlerinde kendi belirledikleri öncü işçilerden-temsilcilerden oluşacak komiteler kurmalıdırlar.

2- Sömürücü kapitalistlerin ve onların hizmetindeki yerel bürokrasinin temsilcilerinin hiçbir ayak oyununa gelmemelidirler. İçlerine nifak tohumları ekmeye yönelik propagandalara kulaklarını kapamalıdırlar.

3- Üretimden gelen güçlerini etkin bir şekilde kullanmalı ve bunun için hazırlıklı olmalıdırlar. Fiili grevler yapmanın sonuç almak için önemli olduğunu bir an bile akıllarından çıkarmamalılar.

4- Bunun için mümkün olduğunca fabrika ve işyerlerini terk etmeyecek eylem biçimlerini tercih etmelidirler.

5- Eyleme-direnişe geçen fabrikalardaki işçiler özellikle organize sanayi bölgelerinde çevre fabrikalarda ki sınıf kardeşlerini de hakları için birleşmeye ve harekete geçmeye yönelik sürekli çağrılar yapmalılar.

6- Ailelerini, yaşadıkları emekçi semtlerindeki emekçi kardeşlerini bilgilendirmeli ve eylemlerine-direnişlerine katılmalarını sağlamalıdırlar.

7- Eylem, direniş ve fiili grevlerde öne çıkan işçi kardeşlerinin mücadeleler sonrasında işten atılmamasını garanti altına almak için sınıf birliklerini daima diri tutmalıdırlar.

Bütün bunlar haklı mücadelelerinin başarısı ve yarınlarda daha güçlü olmaları için şarttır.”

————–/————–

Son olarak Emek Partisi’nin yaklaşık 2 aydır sürdürdüğü “Ücretlere Temmuz’da Zam Kampanyası”na ilişkin çağrısını yineleyen Bayhan, temmuz ayı boyunca birçok ilde ve ilçede sendikaların ve Emek Partisi’nin düzenleyeceği gösteri ve mitingleri sıraladı:

— 26 Haziran’da İstanbul işçi sendikaları şubeler platformu – Bakırköy meydanı saat 19.30’da

— 28 Haziran’da mersin özgür çocuk parkında saat 17.00’da

— 29 Haziran’da Gebze’de

— 29 Haziran’da İstanbul’da Esenyalı Top Sahası’nda

— 6 Temmuz’da İzmir Çiğli’de kasaplar meydanın da saat 18.30’da

— 6 Temmuz’da Dersim’de

— 7 Temmuz da Ankara’da

— 7 Temmuz’da Adana İnönü parkında saat 18.00’da miting ve kitlesel açıklamalar yapılacak.

— Antep ve Kocaeli başta olmak üzere diğer illerin gösteri ve miting programı da önümüzdeki günlerde belli olacak.

Bütün işçileri, emekli yurttaşları, kamu emekçilerini bu eylemlere güçlü bir şekilde katılmaya çağıran Bayhan, “Dost düşman herkes bilsin ki emeğine, alın terine sahip çıkan işçiler ve emekçiler güzel günlerin ve mutlu yarınların garantisidir. Eşit, özgür ve barış içerisinde bir ülkenin gerçek umudu onlardır” diyerek basın toplantısını sonlandırdı.

Paylaş: