EMEP, akademisyen, yazar ve sanatçılarla buluştu: ‘Yeni dönemde birlik olmalıyız’

EMEP, akademisyen, yazar ve sanatçılarla buluştu: ‘Yeni dönemde birlik olmalıyız’

EMEP, akademisyen, yazar ve sanatçılarla buluştu: ‘Yeni dönemde birlik olmalıyız’

Emek Partisi İzmir’de aydın, akademisyen, sanatçı ve yazarlarla buluşma gerçekleştirdi.

Video link: https://youtu.be/RFyMJvgWUWw

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan ve Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, İzmir Ziraat Mühendisleri Odası Lokali’nde aydın, akademisyen, sanatçı ve yazarlarla buluşma gerçekleştirdi. Buluşmaya Türk Tabip Birliği’nden Fatih Sürenkök, Şair Onur Akyıl, Çalışma Ekonomisi Doktoru Arif Koşar, Müge Yamanyılmaz, Müzisyen Erkan Çabuk, Biyogenetik Araştırmacı Yasemin Islakoğlu, Türk Tabipleri Birliğinden Zeki Gül, Şair Tuğrul Keskin, Şair Önder Birol Bıyık, Öğretim Üyesi Ufuk Tambaş, Şair Aydın Şimşek, Maliye Doktoru Osman Sirkeci, Doçent Doktor Zafer Yörük ve Pınar Çetinkaya katıldı.

‘Saray rejimi saldırılarını hızlandırdı’

İlk olarak konuşma yapan Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, “Yeni bir döneme girdik. Burada neler yapabileceğimizi konuşmak istiyoruz. Emperyalistler arasındaki çelişki ve çatışmaların yaşandığı bir dönemdeyiz. Suriye’de, Ukrayna’da bunun örneklerini yaşadık. Bütün bunlarla birlikte hem bölgede hem Türkiye’de yapının yeniden şekilleneceği adımlar atıldı. 19 Mart’ta yaşanan olaylar, belediyelere atılan kayyımlar, bu siyasal gelimeler ve ekonomik anlamda programlarla iktidarın çok ciddi adımlar attığını görüyoruz” dedi.

İktidarın faşizmi ördüğü yolda karşısında işçi grevleri, direnişleri gibi engeller çıktığını vurgulayan Aslan, “Faşizmin inşa edildiği dönemin karşısında mücadele de ortaya çıkıyor. Üretici köylüler, kadınlar, işçiler, gençler bir mücadele içinde. Ama saray rejiminin özellikle son dönemde atmış olduğu adımların hızlandığını görüyoruz. Ülkedeki bütün sorunlar tüm kesimlerin sorunu. Yenilikten ve gelecek demokratik bir Türkiye’den yana olanların çoğunlukta olduğunu ama bunun birleşik bir mücadeleye dönüşmediği yönünde tespitlerimiz var” ifadelerini kullandı.

‘Acil talepler ile mücadele hattı çizmeliyiz’

En aşağıdan acil talepler ile bir mücadele hattının çizilmesi gerektiğini ifade eden Aslan, “Nasıl bir birlik sağlayabileceğimizi konuşmamız gerekiyor. Bizim EMEP olarak sosyalist partilerle yan yana geldiğimiz süreçler oldu, oluyor da. Ama bunlar toplamda işçi ve emekçilerin yaşadığı sorunları çözecek durumda değil. Kürt sorununu çözmek için bir adım yok. Bu da mücadele ile çözülecek bir durum. Esas olarak Kürt halkının eşitlik mücadelesi yığınların ortak mücadelesi ile olabilir. Bu sistemden rahatsız olan herkesle birlikte kuracağımız birleşik mücadele cephesi gerekiyor” diye konuştu.

EMEP, akademisyen, yazar ve sanatçılarla buluştu: 'Yeni dönemde birlik olmalıyız'
Fotoğraf: Evrensel

‘Yolun nereye gideceğini örgütlü güçler belirleyecek’

Ardından söz alan Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca hem dünyada hem de Türkiye’de yeni bir sürece girildiğini vurguladı. Karaca, “Yolun nereye doğru evrileceğini belirleyecek olan örgütlü güçlerdir. Ezilenlerin, sömürülenlerin kendi dönüm noktasını oluşturabilmemiz de gerekiyor. Son 10 yıldır iktidarın baskıyı süreklileştiren, arttıran bir hale getiren yol haritasında, egemenlerin her zaman beklediği ama her zamanda da beklemediği bir gelişme yaşanıyor. Son 5 yılda en geniş alanlara yayılan direniş, mücadele, grev gibi mücadele dinamiklerinin coğrafyasının genişlediği bir karşı koyuş ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.

Pek çok alanda mücadelenin büyüdüğünü vurgulayan Karaca, “Saray rejiminin faşizmin inşasına yönelik adımlarını hızlandıracağını tespit ediyoruz. Bütün baskı, hukuksuzluk, adaletsizlik ve bir takım ekonomik tercihler ve ilerlemelerle karşı karşıyayız. Bütçe sürecindeyiz. Bütçe tartışmalarında her zaman söylenen ‘bu bütçe halkın bütçesi değil’ söylemleriyle kalmayıp faşizmin hızlandırıldığı bir dönemde daha net konuşup adımlar atmamız gerekiyor” dedi.

Sorumlulukların arttığını söyleyen Karaca son olarak, “Bundan iki yıl önce yaptığımız tespitlerin bu dönemde daha çok berraklaştığını görüyoruz. Mücadele çizgisinin düne göre daha sertleştiği ama belirginleştiği bir süreçten geçiyoruz. Bu süreci birlikte nasıl aşacağımızı tartışmak istiyoruz” dedi.

‘Geniş muhalefet alanını büyütmeliyiz’

Söz alan şair Önder Birol Bıyık, “Şu anda da bir kırılma noktasından geçiyoruz. Dünyada da bir gelişme yaşıyoruz. AKP burada kendisini küresel sermaye içinde entegre etmeye çalışıyor. Geniş bir muhalefet alanının olduğunu görüyoruz. Bu alanı büyütmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Ardından söz alan Maliye Doktoru Osman Sirkeci, ülkede birçok sorun varken esas hukuksuzluğa odaklanıldığını vurguladı. Sirkeci, “İttifak yapabileceğimiz güçleri nasıl örgütleyebileceğimizi konuşmamız gerekiyor. Aliağa’dan Torbalı’ya kadar emek temsilcileri bir şeyler yapmaya uğraşıyor. Ama iktidar ve ana muhalefet gündemi yargı üzerinden sürdürdüğü için bugün bütçeyi, maaşı unutuyoruz. Bunun çözümünü konuşursak bir şeyler yapılabilir ve İzmir örneği oluşturulabilir” diye konuştu.

Ardından söz alan şair Tuğrul Keskin ise ağır bir baskı olduğunu ama buna karşılık çok bir şey yapılmadığını belirtti.

Söz alan aydın ve sanatçı Aydın Şimşek ise “Tüm demokratik güçlerle aynı dili konuşmamız gerekiyor. Bugün bütün haklarımız elimizden alınıyor” diyerek katkı sundu.

Söz alan Op. Dr. Fatih Sürenkök, “Genel bir dönemeç içerisindeyiz. Faşizm artık var. İlk zamanlar ekonomiyle başlayan faşizm şu anda tamamen hukuku da yok etti. Çok kırılgan bir noktadayız” diye konuştu.

Söz alan Doktor Zeki Gül, “Dönemeç olarak birçok açıdan dönemeç olduğunu düşünüyorum. Uluslararası anlamda da bir süreçteyiz. Aynı zamanda kendi içimizde de yeni dönemeçlere ihtiyacımız var. Asıl işimizin yeni bir süreçte nasıl bir yol izleyeceğimiz” dedi.

Söz alan sanatçı ve akademisyen Ufuk Tambaş, olumlu ve olumsuz durumların olduğunu belirtti. Herkesin her şeye dair başka cevapları olduğunu söyleyen Tambaş, buralarda birlik olunması gerektiğini söyledi.

‘Çizginin ne tarafında duracağımızı, nasıl örgütleyeceğimizi konuşmalıyız’

Söz alan Pınar Çetinkaya, “Yoksulluğu içselleştirmişiz; kafamızda da bir ücret skalası oluşturmuşuz. O skalanın üstünü bırakın kapitalistlere reddettirmeyi, biz kendi aramızda, kendi içimizde bile reddeder hale geliyoruz” dedi. Her zaman büyük hareketlerin olmadığını söyleyen Çetinkaya, “Bugün biraz daha kıpırdayan, ‘bir şeyler olsun’ diyen bir çizgi netleşiyor. Fakat bu çizginin hangi tarafında durduğumuzu nasıl tekrar tekrar kuracağız, nasıl örgütleyeceğiz? Burası biraz işaret edilmesi gereken, yöntemsel olarak da düşünülmesi gereken bir alan” ifadelerini kullandı.

Son olarak söz alan şair Onur Akyıl, üstü örtük intikam duygularından sıyrılmak zorunda olunduğunu belirterek sözlerine başladı. Yılmaz, “Dersim’den bir arkadaşımıza ‘ne haber, nasılsın’ ya da ‘aç mısın’ diye sorduğumuzda, ‘ben bombalandım’ demesiyle kurulan ilişkinin ötesine geçebilmeliyiz. Birbirimizi çok anlamak zorunda değiliz. Ama eğer bu ülkede hayatın sonunda bir biçimde bir araya gelmiş insanlarsak, önümüzdeki sorunu birlikte aşmak zorundayız” diye konuştu.

Paylaş: