EMEP Dersim İl Örgütü Pülümür’de çevre mitingi için toplantı yaptı: “Birlikte mücadelenin olanaklarını tartışalım”
Dersim’de 16 Kasım’da yapılacak çevre mitingi öncesi EMEP, Pülümür’de köylülerle bir araya geldi. Toplantıda maden tehdidine karşı ortak mücadele ve gönüllü komisyonlar kurulması çağrısı yapıldı.
Dersim’de 16 Kasım tarihinde Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu tarafından “Talana ve ranta geçit vermeyeceğiz, Biz kazanacağız, yaşam kazanacak” sloganıyla miting düzenlenecek. Miting öncesi hazırlıklar da devam ediyor.
Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü tarafından yapılan çağrı ile Pülümür’e bağlı Kocatepe Köyü’nde toplantı düzenlendi. Maden şirketlerinin bölgedeki varlığına dair bilgilendirmelerin yapıldığı toplantıda mitinge çağrı da yapıldı. Toplantıya; Çakırkaya, Sağlamtaş, Dereboyu, Karagöz, Sarıgül, Boğalı, Mezre, Kovuklu ve Kocatepe köylüleri katıldı. Pülümür Belediyesi Meclis Üyesi Ulaş Özyol ile Munzur Çevre Derneği yöneticileri de toplantıya katıldı.

“Birlikte mücadele için toplantılar yapıyoruz”
Toplantıda konuşan EMEP İl Yöneticisi Avukat Kenan Çetin, toplantı yapılan bölgede 11 maden sahasının aktif olduğunu söyledi. Bağırpaşa’dan başlayan, El Dağı’na Karagöz’e devam eden bir maden sahası kuşağının olduğunu söyleyen Çetin, sahaları ruhsatlandıran şirketlere dair de çeşitli bilgiler de verdi. 16 Kasım’da düzenlenecek mitingin sıradan bir miting olarak algılanmaması gerektiğini ifade eden Çetin, bütün köylülerin birlikte mücadelesinin olanaklarını tartışmak için bu tür toplantılar yaptıklarını ifade etti. Miting için, köylülerin gönüllü komisyonlar kurması gerektiğini ifade eden Çetin, “Asıl olarak 16’sından sonrasında ne yapacağız onu da konuşmalıyız. Çünkü asıl olarak buradaki vatandaşlar özne olacak” dedi.
“Komisyon kuralım, çalışmaları biz yürütelim”
Toplantıya katılan köylülerden biri “Çevre ile ilgili hepimizin hassasiyetleri var. Elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Komisyon kuralım, buradaki çalışmaları biz yürütelim” ifadelerini kullandı. Dersim’de çevre sorunlarının geçmişten beridir devam ettiğini ifade eden başka bir köylü “Mera sorunu mesela. Buranın meraları yaylalara açıldığı için birçok bitki türü yok olma ile karşı karşıya. Bunları sonraki kuşaklara nasıl aktarabiliriz? Bu önemli” dedi. İliç ile kuş uçuşu uzaklığın çok yakın olduğunu ifaden başka bir köylü de orada kullanılan siyanürün buralara da etkisinin olduğunu ifade etti.
“Ne gerekiyorsa onu yapalım”
Türkiye’nin değişik bölgelerinde verilen çevre mücadelelerine dair hatırlatmalarda bulunan başka bir köylü de “O kadar eylem yapılmasına rağmen, gerçekleşti. Tamam biz eylem yapalım da sonuç ne olacak? Ne yapacağımızı bilmiyorum ama ne gerekiyorsa onu yapalım” dedi.
“Köylülerin yaşam alanlarını savunması önemli”
Bağır Dağı Bölgesi’nin adeta bir şantiyeye çevrilmiş olduğun söyleyen, doğa fotoğrafçısı Kemal Özer, bu bölgenin arıcılık yapmaya oldukça el verişli bir alan olduğunu söyledi. Ayrıca bölgenin küçükbaş hayvancılık bakımından önemli bir coğrafya olduğunu söyleyen Özer, maden ocaklarının faaliyete geçmesinin bölgede hayvancılığı olumsuz etkileyeceğini söyledi. Özer, köylülerin yaşam alanlarını savunmasının önemine dikkat çekerek, 16 Kasım’daki mitingin önemine dair ifadeler kullandı.
