EMEP Hatay İl Örgütü: Hatay halkı, 6 Şubat depreminde olduğu gibi çaresiz bırakılmasın

EMEP Hatay İl Örgütü: Hatay halkı, 6 Şubat depreminde olduğu gibi çaresiz bırakılmasın

EMEP Hatay İl Örgütü: Hatay halkı, 6 Şubat depreminde olduğu gibi çaresiz bırakılmasın

İki gündür devam eden yangınlara ilişkin açıklama yapan EMEP Hatay İl Örgütü, “Hatay halkı, 6 Şubat depreminde olduğu gibi çaresiz bırakılmasın” dedi.

Emek Partisi Hatay İl Örgütü, 2 gündür devam eden yangınlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Hükümet, yangını TOKİ’ye iş bağlama, maden sahaları açmanın fırsatına mı çevirecek?​” diye sorulan açıklamada, alınmayan önlemlere tepki gösterildi. Hatay halkının 6 Şubat depremlerinde olduğu gibi çaresiz bırakılmaması gerektiği kaydedildi.

EMEP Hatay İl Örgütü yaptığı açıklamada, “Yangınlar, seller ve taşkınlar, deprem alınmayan önlemler… Sonuç aynı yıkım. İzmir, Antalya ve Bodrum’dan sonra Hatay’da da devam eden yangınlar ormanlık alanları aşarak yerleşim alanlarına ulaştı. Ormanları yangın alevleri arasında yok oldu. Karaali Mahallesi kırsalında başlayan yangın, Dikmece ve Üçgedik mahalleri zeytinlik ve yerleşim alanlarında etkisini gösterdi. Zeytinlikler ve ekili alanlar küle dönerken yerleşim alanlarından tahliyeler başladı. Hayvan yetiştiriciliğinin yaygın olduğu bölgede can ve mal kayıpları telafi edilemez bir hal aldı.  Orman canlısı ölürken, tarım arazileri, seralar, ormanlar ve ekosistemi yandı ve bu süreç ormanlar ve yangınları konusunda pek çok şeyi de tartışmaya açtı: Hükümet, yangını TOKİ’ye iş bağlama, maden sahaları açmanın fırsatına mı çevirecek? Daha önce yaşanan orman yangınlarında da gördük, Hükümet timsah gözyaşı dökerken diğer yandan el ovuşturup yangınla açılan yeni rant alanlarının hesabını yaptı” dedi.

“Zeytinleri için mücadele eden Dikmece’de de yangın dikkat çekicidir”

Dikmece mahallesi halkının 6 Şubat depreminden bu yana acele kamulaştırmalar yoluyla yok edilmeye başlanan zeytinliklerini koruma mücadelesiyle bilindiği hatırlatılan açıklamada, “Aynı bölgede bunca etkili bir yangının meydana gelmesi dikkat çekicidir” denildi.

Yangının en kısa sürede kontrol altına alınabilmesi için civar bölgelerdeki tüm olanakların aktarılması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, “Orman yangınlarının temel nedeni hükümetin yanlış ormancılık politikaları ve özelleştirmelerle, vahşi madencilik politikaları ile sermayenin hizmetine sunulan ülkenin ormancılık yönetimidir. Önlem yok, yangın söndürme planı yok, eldeki uçak filosu tasfiye edilmiş” ifadelerine yer verildi.

“Depremin yaraları ortadayken sonrası bilinmezlik olan bir süreç tekrar mı yaşanacak?​”

Son yıllarda tekrar eden yangınlardan iktidar açısından ders alınmadığı ifade edilen açıklamada, “Olanak ve müdahalelerin yetersizliği sonuçların daha da ağırlaşmasına yol açmaktadır. Devasa bir yangına iki helikopter ve çok sayıda kara itfaiye aracıyla müdahale edilse de bunların yeterli olmadığı görülmüştür. Kaybedilen her dakika evlerin, evcil hayvanların ve binlerce zeytin ağacının kül haline gelmesi anlamına gelmektedir. İnsanlarımız 6 Şubat depreminde olduğu gibi çığlık çığlığa evlerini çaresizce terk ederken, dahası depremin yaraları ortada dururken sonrası bilinmezlik olan bir süreci tekrar yaşamak zorunda mı bırakılacak?​” denildi.

“Yangının sebebi araştırılarak şeffaf bir şekilde açıklanmalıdır”

EMEP Hatay İl Örgütü talepleri ise şöyle sıraladı:

  • En kısa sürede yangının sebebi araştırılarak tespit edilmeli ve kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklanmalıdır.
  • Yangın bölgesinden tahliye edilen halkın barınma, beslenme, hijyen olanakları zaman kaybetmeksizin ücretsiz sağlanmalıdır.
  • Yangından zarar gören, evi, serası bahçesi yanan köylüler başta olmak üzere halkın zararı sigorta vs. şartı aranmaksızın devlet tarafından karşılanmalı. Çiftçi borçları silinmeli. Vergi, SGK gibi ödemeler devlet tarafından karşılanmalı.
  • Sağlık ekipleri yanık ve solunum sorunlarına karşı gerekli hazırlık ve ekipmanlarıyla acilen bölgeye yönlendirilmelidir.
  • Kronik hastalığı olan yaşlı ve çocukların tespiti yapılmalı ve sağlık birimlerinde gerekli kontrollerinin yapılması sağlanmalıdır.
  • Yanan orman alanları kendini yenileyebilmesi için koruma altına alınmalı, kesinlikle imara açılmamalı, tek bir çivi bile çakılmamalı.
  • Sürekli ormanları yanan ülkemizde, gerçek anlamda bir yangın söndürme filosu için gereken önlemler alınmalı.
Paylaş: