EMEP heyeti grevdeki Toros Tarım işçileriyle buluştu | Karaca: “Açlık çıtasını kırmak için mücadeleler birleşmeli”

EMEP heyeti grevdeki Toros Tarım işçileriyle buluştu | Karaca: “Açlık çıtasını kırmak için mücadeleler birleşmeli”

EMEP heyeti grevdeki Toros Tarım işçileriyle buluştu | Karaca: “Açlık çıtasını kırmak için mücadeleler birleşmeli”

EMEP heyeti, yüzde 137 zam talebiyle 64 gündür grevde olan Toros Tarım işçilerini ziyaret etti. “Bu bir fabrika değil, ülke meselesi” diyen Karaca, işçi birliğine çağrı yaptı.

Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak ve Mersin İl Örgütü, Mersin’in Akdeniz ilçesinde grevde olan Toros Tarım işçilerini ziyaret etti. 21 Mayıs’tan bu yana yüzde 137 zam talebiyle direnişte olan Petrol-İş üyesi işçilere destek veren heyet, işçilerin kararlılığına dikkat çekti. Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, iktidarın işçilere yüzde 30’luk açlık çıtası dayattığını belirterek işçilerin bu çıtayı kırmak için tek tek fabrikalardaki mücadelelerin birleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak  grevin başarıya ulaşmasının yalnızca Toros işçileri için değil, tüm işçi sınıfı için kritik olduğunu söyledi. Başkavak, “Emek Partisi olarak grevin başından beri yanınızdayız. Bu grevin başarıya ulaşması tek derdimiz. İktidarın çizdiği açlık sınırını hep birlikte aşmalıyız” dedi.

Grev alanında konuşan EMEP Milletvekili Sevda Karaca, iktidarın belirlediği zam oranlarının işçileri açlığa mahkum ettiğini ifade etti. Karaca, “Bugün memlekette yüzde 30 zammı dayatıyorlar ve bu dayatmayı kabul etmeyeni ezmekle tehdit ediyorlar. Bu zam bir geçim ücreti değil, açlık sınırı altında yaşamı mecbur kılmak istiyorlar. Bu bir fabrika meselesi değil, ülke meselesi” dedi.

“Yüzde 30 iktidarın işçilere dayattığı açlık çıtasıdır”

Karaca, asgari ücret artışı açıklanmadan yurt dışından sıcak para çağrıları yapıldığını hatırlatarak, Türkiye’de iş gücünün sistemli olarak ucuzlatıldığını belirterek  “ ‘Bizim memleketten daha ucuz işçiyi, patrona daha çok kıyak geçen yasaları başka yerde bulamazsınız. Akıtın sıcak paraları buraya. İşçinin ne dediği umurumuzda değil’ diyerek yüzde 30’u bu memlekete asgari ücret zammı olarak dayattılar” dedi. Hükümetin yüzde 30’luk zam dayatmasını “açlık çıtası” olarak nitelendiren Karaca, iktidarın yüzde 30’un üzerinde zam talep eden işçilerin başını ezmeye çalıştığını belirterek işçilerin, açıklanan enflasyon rakamlarının bile çok üzerinde bir zam talebinde bulunmasının haklı olduğunu ifade etti.

“Patronlar örgütlü işçi de örgütlü olmak zorunda”

Direnişlerin olduğu tüm fabrikalarda yüksek teşviklerin olduğunu ifade eden Karaca, “Bu işletmelerden alınmayan vergilere bakıyoruz. İşçilerin istediği ücret zamları onların yanında devede bırakın kulağı, tüy bile kalmıyor. Ama inat ediyorlar. İşçi yüzde yüz 30’la ancak, ancak geçinebilecek ücrete kavuşabilecekken ‘dur. Sana bu zammı da vermeyeceğim’ diyor. Çünkü sadece kendisi için değil, bu işletme için değil, tüm patronların birliği, onların kararının gereğini yerine getirmek için patronlar örgütlü davranıyor. Hükümetin politikaları ile bu örgütlülüğü güçlü kılıyor” dedi.

Toros Tarım grevinin Türkiye’deki birçok direnişle ortaklaştığını ifade eden Karaca, TP, Temel Conta, TPI ve Gübretaş gibi işletmelerdeki mücadeleleri hatırlatarak, “Bu grev sadece bir fabrikanın grevi değil. Aynı açlık çıtası her yerde dayatılıyor. Bu nedenle bu mücadele hepimizin mücadelesi olmak zorunda” şeklinde konuştu.  İşçilerin yalnızca daha yüksek ücret için değil, onurlarını ve insanlıklarını korumak için de direndiğini vurgulayan Karaca, şöyle konuştu, “İşçilere makinelerden bile daha değersiz muamelesi yapılmasına karşı isyan ediyoruz. Patronların birlik olup davrandığı bir yerde işçilerin de birlikte hareket etmesi şart.”

İşçi sınıfının birliği çağrısı

İşçilerin mücadelesinin de tek tek fabrikaların dışına çıkarak ortak bir zeminde birleşmesi gerektiğini ifade eden Karaca, “İşçi sınıfının da artık tek fabrikada mücadelenin ötesine geçmeyi, eğer örgütlüyse, eğer sendikalıysa o sendikanın örgütlü olduğu bütün işletmelerde yaşananları ortak bir gündem haline getirmeyi kendine hedef olarak koyması gerekiyor.” dedi. İzmir’de Petrol-İş Sendikası’na bağlı şubelerde işçilerinin bir araya getirerek dayanışma gösterdiğini örnek veren Karaca, “Siz birlikseniz biz de birliğiz dediler. Mersin büyük bir işçi kenti. Sizin grevinizin kazanımına gözünü diken, sizden iyi haberler bekleyen işçilerin olduğunu biliyoruz. Bize dayatılan yoksulluk sınırı madem ancak mücadele ile kazanılıyor. O mücadele sadece Toros Tarım işçilerine değil, Mersin’de emeği ile geçinen tüm işçilere  kazandıracak. Ama sadece uzaktan destekle olmaz. Biz o yüzden Emek Partisi olarak Toros Tarım şçilerinin kazanası için sizinle yan yana dururken bu mücadelenin önemini anlatmak, işçilerin bu mücadelenin parçası olması gerektiğini anlatmak bizim en temel sorumluluklarımızdan birisi” dedi.

Karaca, grevin 64. gününde işçilere seslenerek, mücadelelerini Mersin’deki diğer emekçilerle ortaklaştırmanın yollarını tartışmaya çağırarak, “Patronlar bu kadar birlik olurlarken bir işletmeyi, bir işletmeyi işçilerin hak mücadelesine karşı kale haline getirirlerken bizler kendi mücadele kalelerimizin duvarlarını nasıl daha fazla yükseltebiliriz? Bunu tartışmalıyız” diye ekledi.

Paylaş: