EMEP Milletvekili İskender Bayhan: Sağlık sistemindeki sorunların sorumlusu aldığı randevuya gitmeyen hastalar mıdır?

EMEP Milletvekili İskender Bayhan: Sağlık sistemindeki sorunların sorumlusu aldığı randevuya gitmeyen hastalar mıdır?

EMEP Milletvekili İskender Bayhan: Sağlık sistemindeki sorunların sorumlusu aldığı randevuya gitmeyen hastalar mıdır?

“Onaylı randevu sistemi”nin randevu sorununa çözüm olmayacağını belirten EMEP Milletvekili İskender Bayhan “Sağlık sistemindeki sorunların sorumlusu aldığı randevuya gitmeyen hastalar mıdır?” dedi.

Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından cevaplandırılmasını istediği soru önergesinde Sağlık Bakanlığı tarafından sağlıkta randevu sorununa çözüm olarak sunulan “Onaylı randevu sistemi”nin sorunu çözmeyeceğini belirterek; “Sağlık sistemindeki sorunların sorumlusu aldığı randevuya gitmeyen hastalar mıdır” diye sordu.

Bayhan, sağlık emekçilerinin tükenmişliğini, şiddeti, hekim göçünü giderek arttıran, halkın sağlık hizmeti alma hakkını imkânsızlaştıran uygulamaların bir Sağlık Bakanlığı politikası olarak daha ne kadar süreceğini sordu.

Kamu hastanelerindeki randevu sorununa “onaylı randevu sistemi” getirerek çözüm bulunamayacağını belirten Bayhan, sağlık işkolunda örgütlü emek meslek örgütlerinin dikkate alınmadığı, kapitalist sağlık politikalarının terk edilmediği, basamaklandırılmış koruyucu sağlık sisteminin hayata geçirilmediği koşullarda sağlıkta dönüşüm politikalarının sonucu olarak yaşanan bütün sorunları halkın ve sağlık emekçilerinin sırtına yüklemekte ısrarın   sorunları çözmek bir ya da daha da ağırlaştırmakta olduğunu belirtti.

Bayhan’ın Sağlık Bakanı Fahrettin Kocanın yanıtlamasını istediği sorular şöyle;

  • “Onaylı randevu” uygulamasıyla, hastaların randevu tarihinden bir gün önce saat 20.00’ye kadar randevusuna onay vermesi gerekmektedir. Onaylamadığı durumda randevusunun iptal edildiği, onayladığı halde gitmeyen hastaların ise aynı branşta 15 gün boyunca yeni randevu almasının mümkün olmadığı bu yeni uygulamada Sağlık Bakanlığı’nın amacı zaten hasta olan vatandaşları sağlık hizmetinden men ederek cezalandırmak mıdır?
  •  “Onaylı Randevu Sistemi” adını verdiğiniz yeni uygulama ile bir gün önce randevusunu onaylamadığı için bir ilçeden başka bir ilçeye, hatta başka bir ile sağlık hizmeti almak için giden hasta hastaneye gittiğinde randevusunun iptal edilmiş olduğuyla karşılaştığında hastanın maddi kayıpları ve karşılaşacağı hayati riskler bakanlığınız tarafından düşünülmüş müdür? Bunun sorumluluğunu Sağlık Bakanlığı olarak alıyor musunuz?
  • Randevusu iptal edilmiş kişi zaten hasta olduğu için tahmin edileceği üzere can havliyle acil servislere başvuracaktır. Yılda 150 milyonu bulan Acil Servis başvuruları dikkate alınırsa acillerde hasta yoğunluğu olağanüstü ölçüde artacaktır. Acil servisler gerekli sağlık hizmeti verecek kapasitede midir? Acil servislerde yaşanacak şiddet olaylarının sorumluluğunu Bakanlığınız üstlenecek midir?
  •  “Randevusunu onayladığı halde gitmeyen kişilerin branşta 15 gün boyunca yeni randevu alması kısıtlanacak ancak bu kişiler sağlık tesislerinden randevusuz hizmet alabilecek” diyorsunuz. Bu durum randevu çakışmalarını artıracaktır. Doktor kapısında birikmiş ve randevuları çakışan hastalar öfkesini en yakınındakilere, sağlık emekçilerine yöneltecektir. Yaşanması kaçınılmaz yeni şiddet vakalarının sorumluluğunu Bakanlığınız göze almakta mıdır? Beyaz Kod verilerini bile şeffaflıktan uzak şekilde açıklamayan Bakanlığınız şiddet karşısında yine seyirci mi kalacaktır?
  • Ankara Tabip Odası yaptığı açıklamada, bazı kamu hastanelerinde idarecilerin ilk günlerde yaşanabilecek randevu çakışmalarına karşı hekimlerden “tolerans göstermelerinin” istendiğini, hekimlerin zaten MHRS randevularının dışında da hastalara baktığını belirtti. Bu yeni uygulamada yine anlayış göstermesi istenen hekimler olmuştur. Yeni onay sistemi sağlık çalışanları açısından esnek çalışmanın, iş yükünün ve istismarın daha da artması demektir. Sağlıkta angarya ve emek sömürüsüne izin vermemek için Sağlık Bakanlığı hangi adımları atmayı planlamaktadır.
  • Genelgede geçen “5 dakikada bir muayene yapıldığı şeklindeki söylentilere sebep olacak uygulamalardan sakınılmalıdır” söyleminin muhatabı hasta yoğunluğu nedeniyle yer yer 2 dakikaya kadar düşen muayenelere zorlanan hekimler midir?
  • Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) öngördüğü süre olan 20 dakikada hasta muayenesinin yapılması, nitelikli sağlık hizmeti için muayene süresi hekimlere bırakılırken en az 20 dakika muayene süresini koruyan; hekimlerin performans ve döner sermaye gibi kaygılarından uzak, kendi alanlarının özgünlüklerine göre hareket edebildikleri gelir kaygılarını ortadan kaldıracak bir düzenleme Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğunda değil midir?
  • Sağlık emekçilerinin tükenmişliğini, şiddeti, hekim göçünü giderek arttıran, halkın sağlık hizmeti alma hakkını imkânsızlaştıran uygulamalar bir Sağlık Bakanlığı politikası olarak daha ne kadar sürecektir?
  • Sağlıkta dönüşümün yıkıma yola açan sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılması için basamaklandırılmış bir sağlık sistemi ve koruyucu sağlık sisteminin uygulanması gibi Bakanlığınızın bir çalışması olacak mıdır? 
Paylaş: