EMEP öğrencilere açılan soruşturmaları Meclis gündemine taşıdı: Üniversitelerde baskı politikaları kurumsallaşıyor
19 Mart protestoları ve ders boykotları ile ilgili üniversitelerde açılan soruşturmaları Meclis gündemine getiren EMEP’li İskender Bayhan, “Üniversitelerde baskı politikaları kurumsallaşıyor” dedi.
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilip tutuklanmasına karşı mart ayında düzenlenen protesto eylemleri ve ders boykotlarının ardından, üniversitelerde başlayan kapsamlı disiplin soruşturması dalgasını Meclis gündemine taşıdı.
Hacettepe Üniversitesi’nde 150 ile 200 öğrenci hakkında 300’ü aşkın disiplin soruşturması açıldığını aktaran Bayhan, bu soruşturmaların yalnızca boykot ve protesto eylemlerine katılmakla sınırlı olmadığına dikkat çekti. Sadece siyasi eylemler değil, okul kantinlerinin ticarileştirilmesine karşı yapılan protestoların da suç kapsamına alındığını belirten Bayhan, ” ‘Müşteri değil, öğrenciyiz’ sloganıyla yapılan eylemler dahi disiplin soruşturmasına konu edildi. Öğrencilere yöneltilen sorular arasında ‘Slogan atanları destekliyor musun?’, ‘Bu kişiyi tanıyor musun?’ gibi fişleme niteliğinde ve psikolojik baskı unsuru barındıran ifadeler de bulunuyor” dedi.
‘Üniversitelere yönelik baskı politikaları kurumsallaşıyor’
Bu baskıların yalnızca Hacettepe ile sınırlı olmadığını belirten Bayhan, Ankara Üniversitesi’nde en az 20, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde 88, İstanbul Üniversitesi’nde 7, Koç Üniversitesi’nde 8, Galatasaray Üniversitesi’nde 3, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde 7, Yeditepe Üniversitesi’nde 6 ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) 2 öğrenci hakkında disiplin soruşturması açıldığınu kaydetti. Ayrıca Kocaeli Üniversitesi’nde 32 ve Anadolu Üniversitesi’nde en az 28 öğrencinin disiplin kıskacında olduğunu ifade eden Bayhan, kampüs dışındaki yasal ve demokratik protestolara katılmanın bile disiplin soruşturması açılması için gerekçe yapıldığını söyledi.
Bayhan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e verdiği soru önergesinde şu soruları yöneltti:
1) Mart 2024’ten bu yana Türkiye genelinde üniversite öğrencilerine yönelik toplam kaç disiplin soruşturması açılmıştır?
Bu soruşturmaların üniversitelere ve hukuki dayanaklarına (ilgili mevzuat maddelerine) göre dağılımı nedir? Ayrıca bu süreçte aynı öğrencilere birden fazla soruşturma açıldığı iddiaları doğru mudur?
Hacettepe Üniversitesi’nde 2024-2025 yılları içerisinde açılan toplam disiplin soruşturması sayısı nedir?
Bu soruşturmalarda öğrencilere yöneltilen somut suçlamalar, iddia edilen fiiller ve hukuki gerekçeler nelerdir? Ayrıca bu soruşturmalarda kullanılan delil niteliğindeki unsurlar nelerdir? (Fotoğraf, video, sosyal medya takibi, kampüs güvenlik kameraları vb.)
2) Yıldız Teknik Üniversitesi’nde ”devlet büyüklerini tahkir eden söylemlerde bulundukları ve kamu düzenini bozmaya teşebbüs ettikleri” gerekçesiyle açılan soruşturmalar, özerk ve demokratik olması gereken üniversitelerde yönetimlerin görev ve yetki sınırları içinde midir?
Ayrıca, bu disiplin soruşturmalarına yansıyan barışçıl basın açıklaması yapmak, oturma eylemi düzenlemek, pankart açmak, slogan atmak, sticker yapıştırmak, yere sprey boya ile yazı yazmak gibi eylemler hangi hukuki temelde “disiplin suçu” sayılmıştır?
Bu gibi eylemler, Anayasa’nın 34. maddesiyle güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerekirken disiplin soruşturmasına konu edilmesinin hukuki dayanağı nedir?
3) Soruşturma dosyalarında kullanılan delil niteliğindeki unsurların elde edilmesi sırasında öğrencilerin özel hayatının gizliliği ve kişisel verilerinin korunmasına ilişkin mevzuat (Başta KVKK olmak üzere) ihlal edilmiş midir? Bakanlığınız bu konuda herhangi bir inceleme başlatacak mıdır?
4) Yükseköğretim Kurulu tarafından üniversitelere gönderildiği belirtilen ve boykot eylemlerine katılan öğrenci ve akademisyenler hakkında soruşturma açılmasını talep eden resmi yazı, öğrencilerin özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerinin korunmasına ilişkin mevzuatı (KVKK dahil) ve en temel demokratik haklarını ihlal eden uygulamalara zemin hazırlamış değil midir?
Hukuken YÖK’ün böyle bir talimat verme yetkisi var mıdır? Bakanlığınız bu süreci meşru bulmakta mıdır?
5) Üniversite yönetimlerinin, soruşturmalar sırasında öğrenciler arasında fişleme yaptığı ve birbirlerini ihbara zorladığı iddiaları hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır?
Özellikle Hacettepe ve Ankara Üniversitelerinde öğrencilere ‘Şu kişiyi tanıyor musun?’, ‘Basın açıklamasında konuşan kişiyi destekliyor musun?’ gibi kişisel mahremiyeti ve ifade özgürlüğünü ihlal eden soruların yöneltildiği doğru mudur? Bu uygulamalar Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?
6) Kampüs içinde gerçekleşen barışçıl basın açıklamaları, forumlar, boykot çağrıları ve hatta okul kantinlerinin ticarileştirilmesine karşı yapılan protestoların ”yükseköğretim kurumunun işleyişini bozmak” veya ”öğrenme özgürlüğünü engellemek” gibi muğlak ve keyfi gerekçelerle disiplin soruşturmasına konu edilmesi, Bakanlığınızın yükseköğretim ve eğitim politikasıyla örtüşmekte midir?
7) Üniversitelerin bilimsel ve idari özerkliğine ve öğrencilerin anayasal haklarına açıkça aykırı olan bu tür merkezi soruşturma talimatlarının iptal edilmesi ve hak ihlallerinin önlenmesi için Bakanlığınız somut bir adım atacak mıdır?
Bu konuda YÖK’e yönelik herhangi bir denetim, uyarı veya müdahale planlamakta mısınız?
8) Üniversitelerde eğitim hakkını, düşünce ve ifade özgürlüğünü, örgütlenme hakkını ve akademik özerkliği güvence altına almak üzere Bakanlığınızın kısa ve orta vadede hayata geçirmeyi planladığı somut yasal, idari veya politik düzenlemeler var mıdır?
Bu konuda kamuoyuna ve öğrencilere yönelik bir taahhüdünüz mevcut mudur?
