EMEP’ten “6 Şubat’ta 6 Gerçek” açıklaması:Konut müjdesinin arkasında büyük bir talan var!

EMEP’ten “6 Şubat’ta 6 Gerçek” açıklaması:Konut müjdesinin arkasında büyük bir talan var!

EMEP’ten “6 Şubat’ta 6 Gerçek” açıklaması: Konut müjdesinin arkasında büyük bir talan var!

EMEP Milletvekili Sevda Karaca’nın depremin yıldönümünde Antep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerine ziyaretinde rant ve talana ilişkin yaptığı açıklama

Emek Partisi, 6 Şubat depreminin yıldönümünde, iktidarın söylediği 6 yalana, deprem
bölgesindeki durumu yerinde değerlendirerek 6 gerçekle yanıt veriyor. Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın depremin 1. yılında konut dağıtımı için yaptığı açılışlara gönderme yapan
Karaca, konut müjdelerinin arka planında büyük bir talan olduğunu, deprem bölgesindeki
kentlerde yapılan ihalelerin AKP ile bağlantılı şirketlere verildiğini belirtti, Gaziantep’te
yapılan “adrese teslim ihaleleri” anlattı.
11 ili ve milyonlarca insanın hayatını değiştiren depremlerin, tek adam rejimi altında bir
katliama dönüştüğünü belirten Karaca “Sorumluluğunun üstünü asrın felaketi diyerek örtmek
isteyen iktidar, bu felaketi de Allah’ın bir lütfuna çevirmekten geri durmadı.” dedi.
İhaleler Yandaş Şirketlere Veriliyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın depremin 1. yılında konut dağıtımı için yaptığı
açılışlara gönderme yapan Karaca konut müjdelerinin arka planında büyük bir talan olduğunu,
deprem bölgesindeki kentlerde yapılan ihalelerin AKP ile bağlantılı şirketlere verildiğini
belirtti.
Milletvekili olduğu Gaziantep’i örnek gösteren Karaca “Kilis ve Antep’te Akgün inşaat, Gold
Yapı, May Yapı, YDA İnşaat öne çıkıyor. Bu şirketler AKP ile bağlantılı sermaye
gruplarından oluşuyor. Örneğin, Gaziantep Gold Yapı’nın referanslarında AKP’li Gaziantep
Büyükşehir Belediye Başkanlığı, TOKİ ve Tapu Kadastro gibi kurumlar var. Gaziantep’te afet
konutları ihalesi alan şirketlerden May İnşaat ve Doğcan İnşaat iki ayrı şirket gibi görünse de
aynı aileye aitler. May İnşaat’ın asıl sahibi AKP’li Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka
ama belediye başkanı olduktan sonra hisselerini Ahmet Yarka ve Doğukan Yarka’ya
devretmiş.” dedi.
Gaziantep’te yapılması planlanan 2 milyar 563 milyon 900 TL’lik 796 adet deprem konutu ve
ahır yapım işini de iktidarla açık bağları olan YDA İnşaat’ın aldığını belirten Karaca
“Hüseyin Arslan’a ait şirketin 2010 yılından bu yana aldığı kamu ihalelerinin toplam
bedeli 28 milyar 99 milyon 535 bin 205 TL. AKP döneminde hızla büyüyen şirketin inşa
ettiği yapıların arasında açıldığı günden bu yana su baskınları ve teknik aksaklıklarla
gündeme gelen Hatay Defne Devlet Hastanesi de yer alıyor. Sadece konutlar da değil, kamu
binaları ihaleleri de adrese teslim yandaş firmalara peşkeş çekiliyor. AKP’ye yakınlığıyla
bilinen Pekerler İnşaat’ın iştiraki olan ve Uşak, Kars, Samsun, Manisa başta olmak üzere
birçok ilde çok sayıda kamu ihalesi alan Nesma Yapı, 650 milyonluk Gaziantep Nurdağı Acil
Durum Hastanesi ihalesini de kazandı. Gaziantep’te geçtiğimiz haziran ayında bir hastane
inşaatının ihalesini alan AKP Elazığ İl Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Tetik’in sahibi olduğu
TETİŞ Yapı, 500 milyon liralık Oğuzeli Acil Durum Hastanesi ihalesini de aldı.” şeklinde
konuştu.
Tarım Arazileri Talana Açıldı

https://twitter.com/i/status/1754530252359946242

Depremzedelere konut vaadinin ve kamu binalarının yeniden inşası söyleminin ardında bir
başka büyük yıkım olduğunu ifade eden Karaca, yeni konut bahanesiyle tarım arazileri
gözden çıkarıldığını, Cumhurbaşkanı kararnamesiyle konut inşası için mera ve orman
arazilerinin imara açıldığını söyledi. Karaca “Bugüne kadar çevresel tahribata yol açacağı için
halkın karşı çıktığı ne kadar proje varsa, ÇED kararları idare mahkemelerinde iptal edilmiş ne
kadar petrokimya tesisi, sanayi bölgesi vs. varsa ‘deprem yatırımı’ adı altında önü açıldı.
Organize sanayi bölgelerine yeni araziler tahsis edildi. Patronlara yeni teşvikler verildi.
Hafriyatlar, ekolojik kıymeti olan yerlere döküldü. Depremden sonra yüzlerce maden ocağı
izni çıkarıldı.” dedi.
Tek adam rejiminin sermaye lehine uygulamaya geçirmek istediği ne varsa, yasal prosedürlere
bile uyma gereği duyulmadığını aktaran Karaca “Mesele sadece kısa vadede inşaat rantı
yaratıp dağıtmak, adrese teslim ihalelerle birilerinin zenginliğine zenginlik katmakla sınırlı da
değil. Kentlerimizi, sermayenin politik ve iktisadi ihtiyaçları, arzuları etrafında patronlar için
bir cennet bahçesine, emekçiler için cehenneme çevirmek istiyorlar.” ifadelerini kullandı.
Herkese Eşit, Sağlıklı, Güvenlikli Yaşam
Karaca kurulacak yeni kentler için taleplerini “Rant için değil; sağlıklı ve güvenli barınma
hakkına uygun, depreme dirençli yaşanılabilir kentler için şehir planlamaları yapılmalı.
Kamuya ait taşınmazların özelleştirilmesi, el konularak emekçi semtlerinin sermaye
birikimine açılması ve emekçilerin yaşadıkları bölgelerden şehir dışına itilmesine ilişkin
düzenlemeler geri çekilmeli. Bilim insanlarının, meslek odalarının, üniversitelerin,
sendikaların ve bilimin dahil olduğu bir uygulamayla herkese eşit, sağlıklı, güvenlikli yaşama
koşulları sunulmalı. Bunlar hayal değil. Ama bir şartı var! Sağlıklı ve güvenli çalışmak,
yaşamak için örgütlenme ve mücadele.” şeklinde dile getirdi.

Paylaş: