EMEP’ten Safiport Limanındaki iş cinayetiyle ilgili açıklama: Katil, sermayenin kâr hırsı
EMEP Derince İlçe Örgütü, Safiport Limanında vardiya çıkışı geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybeden Latif Nacar için açıklama yaptı.
Emek Partisi (EMEP) Derince İlçe Örgütü, geçtiğimiz günlerde Safiport Limanında çalışan ve vardiya çıkışı geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybeden Latif Nacar için basın açıklaması yaptı. Yazılı olarak sunulan açıklamada, “Latif Nacar’ı öldüren, onu emekli olmasına rağmen çalışmaya mecbur bırakan yaşam koşulları ve insan hayatını hiçe sayan ağır çalışma düzenidir. Koca limanda bir tane bile ambulans bulunmaması, çalışma koşullarının ne kadar vahim olduğunu ortaya koyuyor” denildi.
Körfez Belediyesinden emekli 59 yaşındaki Latif Nacar, emekli maaşıyla geçinemediği için çalışmak zorunda kaldığı Safiport Limanında, vardiya çıkışında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Latif Nacar, düşük emekli aylığı ve giderek ağırlaşan hayat pahalılığı nedeniyle milyonlarca emekli gibi çalışmaya mahkum edilen bir emekçiydi. İşçi duraklarında fabrika servislerine binen 18 yaşındaki gençlerle 70 yaşına yaklaşmış emekçileri yan yana görmenin artık sıradan bir manzara haline geldiğinin altı çizilen açıklamada, “Geçim derdi, işçileri son nefesine kadar çalışmaya zorluyor” denildi.
Patronların sahte üzüntüsü ve gerçekler
Nacar’ın ölümünün ardından Safiport Limanı yönetimi bir taziye mesajı yayımlayarak “derin üzüntü” içinde olduklarını ifade etti. Açıklamada, “Oysa bu üzüntünün samimiyetini, işçilerin maruz kaldığı çalışma koşullarından açıkça görebiliriz” denildi.
Açıklamada, “Safiport Limanı Patronu Hakan Safi, katıldığı her programda liman kapasitesini 3-4 katına çıkaracaklarını ilan ediyor. Ancak bu hedefin ardında, yeni vinçler ve araçlar almadan, mevcut araçları ve işçileri zorlayarak kârı artırma çabası yatıyor. Limanda çalışan emekli işçilere insan kaynaklarında 1 yıllık sözleşme imzalatılıyor. Bu sözleşmede, ‘Emekli çalışan, 1 yıldan önce işten ayrılırsa 3 maaş tazminat öder’ maddesi yer alıyor. Yani emekli işçiler, adeta esir alınarak Hakan Safi’ye mecbur bırakılıyor” ifadeleri kullanıldı.
İnsanlık dışı çalışma koşulları iş cinayetletine davetiye çıkarıyor
İş makinelerinde çalışan şoförlere, işleri aksamasın diye yemeklerini makinelerde paket halinde yemelerinin dayatıldığı belirtilen açıklamada, her gün irili ufaklı iş kazalarının yaşandığı, kâr hırsı uğruna iş güvenliği kurallarının hiçe sayıldığı vurgulandı.
12 saate varan vardiyaların sürekli bir üretim baskısı yarattığı aktarılan açıklamada, “Örneğin, şeker hastası bir işçi, gerekli öğünlerini alamadan 12 saat çalıştırıldığı için gemi boşaltırken tonlarca konteyneri düşürdü; can kaybının yaşanmaması adeta bir mucizeydi. Koca limanda bir tane bile ambulans bulunmaması, çalışma koşullarının ne kadar vahim olduğunu ortaya koyuyor. Latif Nacar, Derince Araştırma ve Eğitim Hastanesinden gelen ambulansla hastaneye yetiştirilmeye çalışıldı ancak kurtarılamadı” denildi.
Katil ortada: Sermayenin kâr hırsı
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Latif Nacar’ı öldüren, onu emekli olmasına rağmen çalışmaya mecbur bırakan yaşam koşulları ve insan hayatını hiçe sayan ağır çalışma düzenidir. Patronların ‘derin üzüntüsü’ ve iktidarın sessizliği, gerçeğin üzerini örtemez. Katil de ortadadır, azmettirici de: Bir yanda kâr hırsıyla insan hayatını hiçe sayan patronlar diğer yanda bu düzeni yürüten iktidar.
Emek Partisi olarak, esnek ve kuralsız çalışmaya, insanları yıllarca çalıştırıp üç kuruş emekli maaşına mahkum eden politikalara, krizin faturasını emekçilere kesen anlayışa karşı insanca yaşamak ve insanca çalışmak için mücadeleye çağırıyoruz.
Bizi ölüme ve açlığa mahkum eden bu düzene karşı birlikte ses çıkarmaya, yan yana gelerek mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz!”
