Eskişehir’in NTE zenginliği pazarlık masasında | EMEP: Topraklarımız emperyalist talana açılıyor
Beylikova’daki NTE madenlerinin ABD ile pazarlığa açılmasına tepki gösteren Emek Partisi, Eskişehir’in yeraltı kaynaklarının yerli-yabancı tekellere teslim edilmesine karşı sempozyuma çağrı yaptı.
Son haftalarda Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri (NTE) madenleri, Erdoğan iktidarının ABD ile yürüttüğü görüşmelerde pazarlık başlıklarından biri haline gelirken, Eskişehir’deki maden projeleri yeniden gündemin merkezine oturdu.
Alpagut-Atalan maden girişiminin ardından Beylikova başta olmak üzere bölgenin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının yerli ve yabancı tekellere açılması endişe yaratıyor. Emek Partisi (EMEP) Eskişehir İl Örgütü, Türkiye’nin dört bir yanında maden sahalarının genişletilmesine ve Eskişehir’in bu süreçte üstlendiği role dikkat çekmek amacıyla 13 Aralık Cumartesi günü düzenlenecek Çevre Sempozyumu öncesi basın toplantısı gerçekleştirdi.
Basın açıklamasını okuyan EMEP İl Başkanı Ceren Kökoğlu, “Yerli yabancı şirketlerin elleri cebimize, kazması toprağımıza uzanıyor” diyerek başlayan konuşmasında iktidarın maden politikalarını eleştirdi. Kökoğlu, “Saray iktidarı, bir grup kapitalistin kâr hırsı için başta maden çevresinde yaşayan halkın sağlığı olmak üzere Eskişehir’in topraklarına göz dikmekten çekinmiyor. Alpagut-Atalan projesinden sonra Beylikova’daki NTE madenlerinin ABD’ye peşkeş çekilmesinin gündeme gelmesiyle birlikte ülkenin dört bir yanını emperyalist anlaşmalarla maden sahasına çevirmek istiyorlar” dedi.
Açıklamada, iktidarın NTE’ye yönelik her eleştiriyi “ekonomik büyüme karşıtlığı” gibi göstererek tartışmayı saptırdığı belirtildi. Kökoğlu, “Ülke ekonomisini büyüteceğini iddia edenler, doğaya ve halk sağlığına verecekleri tahribat hakkında tek kelime etmiyor” dedi.
NTE meselesinin siyasi ve toplumsal açıdan geniş kesimleri ilgilendirdiğine dikkat çekilen açıklamada, tartışmanın bilinçli olarak daraltıldığı vurgulandı. Kökoğlu, “Türkiye’de NTE’yi işleyecek teknoloji yok. Buna rağmen mesele, yalnızca yerli sermaye payının artırılması ya da bir grup aktivistin itirazı haline indirgeniyor. Oysa yaratılacak tahribat, kapitalist-emperyalist sömürü mekanizmasının bir sonucu olarak bütün halkı etkileyecek. Gerçek yıkımın üzeri örtülmek isteniyor” diye konuştu.
Emek Partisi açıklamasını Cumartesi günü yapılacak Çevre Sempozyumu’na çağrı yaparak sonlandırdı; “Eskişehir’in emperyalist yağma ve talana açılmasına karşı 13 Aralık Cumartesi günü saat 10.00’da Özdilek Kültür Merkezi’nde ‘Yıkımın, talanın kıyısında, tükenişe çeyrek kala…’ başlıklı bir panel düzenleyeceğiz. Madencilik faaliyetlerinin halk sağlığına ve çevreye etkilerini ele alacak, Türkiye ve Dünya’dan mücadele deneyimlerini aktaracağız. Sempozyumun son oturumu açık kürsü olacak; tüm katılımcılar görüş ve sorularıyla katkı sunabilecek.”
Açıklama şu sözlerle sona erdi; “Havasına, suyuna, toprağına sahip çıkan; kenti bir avuç ABD tekeline teslim etmek istemeyen tüm Eskişehirlileri sempozyumumuza davet ediyoruz. Taleplerimizi ve mücadele platformumuzu birlikte büyütmeye çağırıyoruz.”
