GAZİ KATLİAMININ 30. YILINDA ADALET ARAYIŞI SÜRÜYOR!
“1000 operasyonlar”ın sürdüğü, faili meçhullerin ifrata vardığı, gözaltında kayıpların siyasal politika haline getirildiği 90’lı yılların ortası olan 12 Mart 1995’te dört kahvehane ve bir pastanenin otomatik silahlarla taranması ve ardından başlayan protesto gösterilerine polisin ateş açması üzerine 22 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı Gazi Katliamı adaletin sağlanmadığı davalar arasında yer aldı. Gazi Mahallesi’nde yaşanan katliamın üzerinden tam 30 yıl geçti.
Geçen 30 yılda katiller korundu, birkaç polise göstermelik cezalar verildi, verilen cezalar ertelendi, katiller ellerini kollarının sallayarak aramızda dolaştılar.
Ne kahveleri tarayanlar ne de Gazi katliamının arkasındaki karanlık güçler ne katliamın emrini veren gerçek sorumlular açığa çıkarıldı.
“1000 Operasyonlar”la övünenlerin, sokaklarda beyaz Toros gezdirenler, “vatan için kurşun atan da yiyen de” diyerek kontrgerillayı meşrulaştıranların bu katliamın sorumlusu oldukları açıktır. Gazi Mahallesinde kahve tarayan kontrgerilla çetesi adeta korunmuş, katliamı yapan güçler açığa çıkarılmamıştır.
Gazi katliamının yaşandığı sırada Başbakan Tansu Çiller, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir’di. Bu kadronun gölgesi altında Türkiye gözaltında kayıplar, gazeteci cinayetleri, 1000 operasyonların meşrulaştırıldığı dönem olarak tarihe geçti.
Devletin tepesindeki başbakandan, bakana, valisinden, kaymakama, emniyet müdürüne kadar; devrimcilere, Kürt halkına, hak arayana saldırıların mübah görüldüğü, en tepedekilerin emirleriyle bu saldırıların gerçekleştiği dönem oldu.
Gazi katliamı, Maraş, Çorum, Sivas katliamlarının devamında yer alan bir katliamdır. Aynı karanlık güçler 90’lı yıllar boyunca Kürt halkının özgürlük ve barış arayışı karşısında, bölgede birçok toplu katliama imza attılar.
Yaşanan katliamlar 90’lı yıllarda sona ermedi, sonrasında da ülke tarihi en karanlık katliamlarının yaşandığı günlere sahne oldu. Suruç Katliamı, 10 Ekim Katliamı, ülkenin birçok yerinde patlayan bombalar sonrası, “Öfkeli çocuklar” diyerek utanmazca katliamları meşrulaştırmak isteyenler oldu.
30 yıl önce yapılan Gazi katliamı sadece Alevi yurttaşlara yönelik bir saldırı değildir. Bu saldırı, bütün inanç ve mezheplerden Türkiye halkının kardeşliğine, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik bir saldırıdır. Asla unutulmayacaktır. Aradan 30 yıl geçmiş olsa da adalet arayışımız devam ediyor. Gerçek katiller yargılanana kadar, esas sorumlular hesap verene kadar mücadelemiz sürecektir. Partimiz bu mücadelenin daima içinde ve önünde olacaktır.
EMEK PARTİSİ
Genel Merkezi
