Genel Başkan Seyit Aslan: Talepler karşılandığı takdirde barışa kapı açılır

Genel Başkan Seyit Aslan: Talepler karşılandığı takdirde barışa kapı açılır

Genel Başkan Seyit Aslan: Talepler karşılandığı takdirde barışa kapı açılır

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Dersim’de düzenlenen Newroz etkinliğinde konuştu. Aslan, konuşmasında barış, demokrasi ve halk iradesi vurgusu yaparak, kayyum atamaları, yargının siyasallaşması ve halkın demokratik haklarına yönelik baskılara sert tepki gösterdi.

“Newroz Pîroz Be, Yaşasın Newroz!”

Dersim’de toplanan kalabalığa seslenen Seyit Aslan, “Dersim’in yiğit evlatları, kadınları, gençleri, işçileri, emekçileri hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz, iyi ki varsınız. Newroz Pîroz be, yaşasın Newroz!” diyerek konuşmasına başladı.

Newroz alanına gelen gençlerin ulusal kıyafetleri nedeniyle engellenmesine tepki gösteren Aslan, “Bu ülkeye barışı nasıl getireceksiniz? Kıyafetlere tahammül etmeyerek mi?” diyerek yetkililere seslendi.

Kayyum Atamalarına ve Gözaltılara Tepki

Aslan, konuşmasında kayyum atamalarını da gündeme getirerek, Batman, Mardin, Van, Siirt ve Dersim’de halkın iradesinin yok sayıldığını belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 106 kişinin gözaltına alınmasını hatırlatarak, “16 milyon insanın iradesi hiçe sayılıyor. 16 milyon insanın yönetildiği bir kentte burjuva hukukunu bile hiçe sayarak belediyeye kayyum atama hazırlıkları var. İstanbul, Diyarbakır, Van, Siirt, Dersim artık birdir! Bu zalim tek adam iktidarına karşı hep birlikte mücadele edeceğiz, hep birlikte kazanacağız” dedi.

“Türkiye’de Yargı Siyasallaştı”

Türkiye’de yargının bağımsızlığını kaybettiğini ve siyasi bir baskı aracı haline geldiğini belirten Aslan, “Bütün yargı sistemi siyasallaşmış, AKP’nin ve tek adamın yargısı haline gelmiştir. Bizler bu hukuk dışı, keyfi tutumlara karşı Kürt ve Türk halklarının ortak iradesiyle mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Barış İçin Adımlar Atılmalı”

Aslan, İmralı’dan gelen mesajla birlikte silahlı mücadelenin sona erdiğini ve demokratik yollarla çözüm için fırsatlar doğduğunu ifade etti. Ancak hükümetin bu sürece olumlu bir yanıt vermediğini belirten Aslan, “27 Şubat’ta İmralı’dan, Öcalan’dan bir mesaj geldi. Bu deklarasyon, silahlı mücadele döneminin bittiğini, artık başka biçimlerle ve yollarla mücadelenin devam edeceği yönündeydi. Türkiye’nin demokratikleşmesi konusunda atılmış bir adımdır bu. Ama bakıyoruz ki Kürt halkı tarafından, Kürt siyasetçiler tarafından atılan adımlar karşısında iktidar ve devlet adım atmamakta. Halen operasyonlar, halen tutuklamalar devam ediyor. Cezaevlerindeki Kürt siyasetçilerin serbest bırakılması, sınır içi ve sınır ötesi operasyonların son bulması ve halkların kendi kaderini tayin hakkına saygı gösterilmesi gerekiyor” dedi.

Basın özgürlüğüne yönelik baskılara da dikkat çeken Aslan, gazetecilerin özgürce haber yapabilmesi için tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Ortadoğu’da Barış Çağrısı

Konuşmasında Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Aslan, HTŞ’nin Suriye halkına yönelik baskılarını ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınayarak, “Ortadoğu halklarıyla birlikte emperyalist savaş politikalarına karşı mücadele edeceğiz. Türkiye’de demokrasi, Ortadoğu’da barış istiyoruz” dedi.

“Mücadelemiz Sürecek”

Aslan, işçilerin, emekçilerin ve yoksulların hakları için mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, “Bizler Türkiye’de işçi sınıfının, emekçilerin bütün yoksulların insanca çalışma ve insanca yaşama hakkı için Kürt ve Türk halkının eşit koşullarda bir arada yaşaması için demokratik, özgür, bağımsız, bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz. Kurtuluş ellerimizdedir. Kurtuluş, mücadelemizdedir. İki halkın eşit koşullarda bir arada yaşamasındadır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Paylaş: