Her gün kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet, istismar ve cinayet haberlerine tanıklık etmeye devam ediyoruz. Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı bir köyde yaşanan 15 yaşındaki P.Ö.’ye yönelik cinsel istismar olayı bunlardan biri. Özellikle Bölge illerinde bu olayların her geçen gün artması bunların sıradan olaylar haline geldiğini ortaya koyuyor. Sorun istismar olaylarına kamu görevlilerinin karışıp karışmaması değil, iktidarın uyguladığı politikalardır. Bölge illerinde yönetme kılıfı altında devam eden baskı ve şiddet politikaları yaşanan bu tür olaylardan bağımsız değerlendirilemez. Kayyum aracılığıyla el konulan yerel yönetimler, kapatılan kadın kurumları, kadınların belediyelere bağlı kurduğu kooperatiflerin işlevsiz hale getirilmesi, bu tür olaylara ses olmaya çalışan kadınların sesleri yükseldiğinde yaka paça gözaltına alınarak seslerinin kısılmaya çalışılması bu durumun örneklerindendir.
Peki Gercüş’te ne oldu?
Orada yaşananlar daha önce tanık olduğumuz istismar vakalarından farklı değil!
12 Kasım tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaat eden P.Ö. kendisine tecavüz edildiğini, hamile kaldığını beyan ediyor. Ardından dosya, Gercüş Savcılığı’na gönderiliyor. P.Ö.’nün ifadesi doğrultusunda şüphelilerden M.A. tutuklanıyor. Soruşturma ve yaşanan istismar vakasına dair bildiklerimiz bunlardan ibaret çünkü, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararıyla olaya yayın yasağı getirildi. Ancak biz sesimiz kısılarak bu olayın üstünün kapatılmasını istemiyoruz. Tıpkı İpek Er davasında tecavüzcü ve katil zanlısı Musa Orhan’ın gerekli cezayı almasını istediğimiz gibi… Tıpkı Gülistan Doku’nun akıbetinin açıklanıp ona kimlerin zarar verdiğinin tespit edilip cezalandırılmasını istediğimiz gibi… Tıpkı İranlı mülteci kadın Z.M.’ye Van’daki geri gönderme merkezinde tecavüz eden güvenlik görevlilerinin en ağır cezayla yargılanmasını istediğimiz gibi… Gercüş’te yaşanan olaya dair kamunun aydınlatılması gerekirken içişleri bakanı Süleyman Soylu’nun sanki böyle bir olay yaşanmamışçasına olayın üstünü büyük bir soğukkanlılıkla örtbas etmeye çalışmasını ve bu doğrultuda P.Ö.’nün de İpek’in canından olduğu gibi canından olmasını istemiyoruz.
Davaya getirilen yayın yasağı kaldırılmalı, kamu görevlilerince gerekli inceleme ve tespitler yapılıp olaydan sorumlu olan herkesin cezalandırılması sağlanmalıdır. Bunun yanında P.Ö.’nün can güvenliği göz önünde bulundurularak P.Ö.’ye gerekli tıbbi, psikolojik, maddi vs. destek sağlanmalıdır. Kadınların kendilerine yönelik şiddet ve istismar olaylarına karşı seslerini yükseltmesini engelleyemezsiniz. Bu olaylara yenilerinin eklenmemesi için P.Ö.’nün davasının takipçisi olacağız.
EMEK PARTİSİ
Bölge Örgütü
