İdari yaptırımlar ve yurt baskısı Mecliste | İskender Bayhan: Öğrencilerin fişlenmesine son verilecek mi?

İdari yaptırımlar ve yurt baskısı Mecliste | İskender Bayhan: Öğrencilerin fişlenmesine son verilecek mi?

İdari yaptırımlar ve yurt baskısı Mecliste | İskender Bayhan: Öğrencilerin fişlenmesine son verilecek mi?

EMEP Milletvekili İskender Bayhan, üniversite öğrencilerine yönelik başlatılan disiplin soruşturmalarını ve öğrencilerin ailelerinin aranmasını Meclis’e taşıdı; keyfi ve yıldırma amaçlı uygulamalara son verilmesi gerektiğini kaydetti.

Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, kamuoyunda “Saraçhane’nin 100. günü” olarak anılan protestolara katılan üniversite öğrencileri hakkında yürütülen adli ve idari süreçleri Meclis gündemine taşıdı.

Bayhan; Kocaeli, Eskişehir ve birçok ilde KYK yurtları üzerinden disiplin soruşturmaları başlatılmasını, yurttan çıkarma tehdidinin öğrencilerin eğitim hakkına doğrudan müdahale anlamına geldiğini belirtti. Ayrıca öğrenci ailelerinin emniyet birimleri tarafından aranmasını gündeme getirdi. Üniversiteler, KYK ve Emniyet arasındaki iş birliğini sorgulayan Bayhan, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’na verdiği iki ayrı soru önergesiyle, anayasal ve demokratik haklarını kullanan gençlerin barınma haklarının tehdit edilmesine son verilmesini, keyfi ve yıldırma amaçlı uygulamaların derhal durdurulmasını talep etti.

Bayhan, “Hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı ya da adli tedbir bulunmayan öğrenciler açısından bu uygulamalar, açık biçimde hukuk dışı, keyfi ve yıldırma amaçlıdır. Gençlerin anayasal ve demokratik haklarını kullanmaları gerekçe gösterilerek barınma haklarının tehdit edilmesi; KYK yurtlarının herkese eşit bir sosyal hak olmaktan çıkarılıp iktidarın sopa mekanizmasına dönüştürüldüğünü göstermektedir. Özellikle vize ve final dönemlerinde yurttan çıkarma tehdidinin gündeme getirilmesi, öğrencilerin eğitim hakkına doğrudan saldırı niteliği taşımaktadır” dedi.

Bayhan şunları sordu:

  • ·       Saraçhane’nin 100. günü eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle KYK yurtlarında kalan kaç üniversite öğrencisi hakkında disiplin soruşturması açılmıştır? Bu öğrencilerin il ve yurt bazlı dağılımı nedir?
  •      Açılan disiplin soruşturmalarının dayanağı nedir? Öğrencilerin yurt dışındaki siyasi ve demokratik faaliyetlerine müdahale edilmesi hangi mevzuatla gerekçelendirilmektedir?
  •      Hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı ya da adli tedbir bulunmayan öğrenciler için disiplin süreci işletilmesi, masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkesi ile nasıl bağdaştırılmaktadır?
  •      18 yaşını doldurmuş üniversite öğrencilerinin ailelerinin aranması uygulaması Bakanlığınızın bilgisi ve talimatı dâhilinde midir? Bu uygulamanın amacı öğrenciler üzerinde aileleri aracılığı ile de psikolojik baskı kurmak değil midir?
  •           Açılan disiplin soruşturmaları sonucunda yurttan çıkarma, uzaklaştırma veya barınma hakkını fiilen ortadan kaldıran yaptırımların sayısı kaçtır? 
  •      Sınav dönemlerinde yurttan çıkarma cezası verilmesinin öğrencilerin eğitim hakkını ihlal ettiği yönündeki eleştiriler Bakanlığınız tarafından neden dikkate alınmamaktadır?
  •           KYK yurtlarının, öğrencilerin siyasi görüşlerini ve demokratik eylemlere katılımını denetleyen bir yapı gibi işletilmesi yönünde Bakanlığınızın açık ya da örtük bir talimatı var mıdır? 
  •      Gençlerin barınma hakkını baskı aracı olarak kullanan bu disiplin soruşturmalarının derhal geri çekilmesi yönünde Bakanlığınızın herhangi bir girişimi olacak mıdır?

‘Bu öğrencilerden kaçı hakkında tutuklama veya adli kontrol kararı verilmiştir?’

Bayhan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya da verdiği önergede, “Demokratik protesto hakkını kullanan üniversite öğrencilerinin gözaltına alınması, fişlenmesi ve sonrasında barınma ile eğitim haklarının gasp edilmesi; anayasal hakların suç gibi muamele gördüğünü, iktidarın muhalefeti ve gençliği susturmayı baskıyla, zorla, hukuksuzca yöntemlerle engellemeye çalıştığını göstermektedir” diye belirtti.

Bayhan şu soruları yöneltti:

  1. Seçimle göreve gelen belediye başkanlarının tutuklanması veya görevden alınmasının ardından gerçekleşen protestolara katılan üniversite öğrencilerinin gözaltına alınması, Bakanlığınız açısından meşru bir güvenlik uygulaması mıdır?
  2. Demokratik protesto hakkını kullanan öğrencilerin gözaltına alınması, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 34’üncü maddesi ile güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile nasıl bağdaştırılmaktadır?
  3. Seçimle iş başına gelenlerin kayyım yoluyla görevden alınmasına karşı çıkmak ve buna ilişkin protestolara katılmak, Bakanlığınız açısından suç mu teşkil etmektedir?
  4. Saraçhane’nin 100. günü eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle kaç üniversite öğrencisi gözaltına alınmıştır? Bu öğrencilerden kaçı hakkında tutuklama veya adli kontrol kararı verilmiştir?
  5. Haklarında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmayan öğrencilerin kimlik ve iletişim bilgilerinin, KYK yurt yönetimleri veya diğer idari kurumlara emniyet tarafından okulda / yurtta ve aileleri gözünde fişlenmesi hukuka uygun mudur?
  6. 18 yaşını doldurmuş üniversite öğrencilerinin ailelerinin aranması, öğrenciler üzerinde baskı kurmaya yönelik bir yöntem değil midir? Bu uygulama Bakanlığınızın bilgisi dâhilinde midir? Aileler de mi üniversite, emniyet, yurt iş birliğine dahil edilmek isteniyor?
  7. Demokratik haklarını kullanan öğrencilerin fişlenmesi ve ilerleyen süreçlerde idari yaptırımlara maruz kalması uygulamalarına karşı Bakanlığınız politika değişikliğine gidecek midir?
  8. Seçilmişlerin kayyım ve tutuklama yoluyla tasfiye edildiği, gençlerin ise itiraz ettikleri için gözaltına alındığı bu tabloyu Bakanlığınız demokratik bir hukuk devleti uygulaması olarak mı değerlendirmektedir?
  9. Üniversite öğrencilerinin anayasal ve demokratik haklarını kullanmasının suç gibi muamele görmesine son verilmesi yönünde Bakanlığınızın herhangi bir adımı olacak mıdır?
Paylaş: