İnsan hakları ihlallerine son

İnsan hakları ihlallerine son

Birleşmiş Milletler tarafından İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin kabul edilmesinin üzerinden yetmiş bir yıl geçmesine rağmen, hak ihlaller sona ermedi. İşsizlik, açlık, sömürü ve savaşın kaynağı emperyalist-kapitalist sistem insan hakları ihlallerinin de nedenidir. Egemenler Dünyanın her yerinde hala yargısız infaz, idam cezası, işkence, hapsetme, basın ve örgütlenme yasaklarını; sömürü ve zulme başkaldıranlara karşı baskı aracı olarak kullanmaya devam ediyor.

Ülkemizde de insan hakları ihlalleri son birkaç senedir iyice arttı. İhlallerin boyutları bazı başlıklarda 12 Eylül koşullarını aratmıyor.

15 Temmuz Darbe Girişimini Allah’ın kendilerine sunduğu bir lütuf olduğunu söyleyen AKP iktidarı OHAL ilan ederek ve her seferinde OHAL’i üç ay uzatarak kendi darbesini gerçekleştirdi. OHAL’den bu yana yüzbinlerce yurttaş hapishanelere dolduruldu. Şu an 230 bin civarında mahpusun bulunduğu iktidar tarafından açıklanıyor. Bu rakam, ülke tarihinde bir rekordur. Başka bir rekor ise tutuklu gazeteci, yazar, sendikacı ve aydınların sayısıdır. Tutuklu gazeteci sayısı yüz ellinin üstündedir.

Hapishanelerde insanlar üst üste yatıyor. Anneleriyle birlikte çok sayıda çocuk da mahpus. Hapishanelerden ölüm haberleri geliyor. AKP iktidarı yeni hapishaneler yapmakla övünüyor.

İşkence yine yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanıldı. İşkence edilmiş insanların fotoğrafları yayınlanıyor gazetelerde pervasızca.

Mahkemeler, sıkıyönetim mahkemeleri ve DGM’leri aratır hale geldi. Yasalar uygulanmıyor. Mahkûmiyet kararları delillere dayandırılmıyor.

Yüz binden fazla insan OHAL KHK’ları ile işten atıldı. Atılanların önemli bir kısmının darbe girişimi ile bir ilgisi yok. Darbelere karşı mücadele etmiş demokrat insanlar. Barış istedi diye yüzlerce akademisyen üniversitelerden atıldı. Yetmedi yargılanıyorlar.

Gazeteler, televizyonlar, radyolar, yayınevleri, dernekler, vakıflar kapatıldı. Kitaplar toplatıldı.

Milletvekilleri başta olmak üzere, binlerce politikacı hapishanelere dolduruldu. HDP Eşbaşkanları adeta rehin tutuluyor. Kürt illerinin Belediye Başkanları görevlerinden alındı. Yerlerine kayyum atandı, tutuklandılar.

Grevler yasaklanıyor. Her gün ortalama beş işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Sendikal haklar kısıtlanıyor.

Kadınlara yönelik şiddet, saldırı ve tecavüzde de rekorlar kırılıyor.

Çevre hakları rant uğruna sürekli ihlal ediliyor.

Sokaklarda hayvanlara işkence ediliyor.

Çocukların ve gençlerin eğitim hakkı, dini eğitim verme çabası ile yok sayılıyor.

Son yıllarda insan hakları her alanda öylesine ihlal ediliyor ki, ne kadarını yazsanız, hepsini yazmış olmuyorsunuz.

Yaşadıklarımız, tarih bize insan hakları ihlallerinin demokrasi ve özgürlük mücadelesini yükselterek azaltılabileceğini, sona erdirilebileceğini öğretti. İnsan hakları ve özgürlükler için mücadele, demokrasi mücadelesinin, halkın kendi iktidarını kurma mücadelesinin bir parçasıdır.

Haklarımız ve özgürlüklerimiz için, için güçlerimizi birleştirelim. Mücadeleyi yükseltelim.

Sömürü ve zulüm kader değildir.

 

EMEK PARTİSİ

Genel Merkezi

Paylaş: