İşçi ve emekçi çocukları emperyalistlerin çıkarları için cepheye sürülemez!
Yemen’de ülkenin büyük bölümünü kontrolü altında tutan Ensarullah Hareketine (Husiler) karşı geniş çaplı askeri operasyonun başlatıldığı gün Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da olağanüstü toplantı yapan Mekke Savunma İttifakı Komitesi, “ortak savunma taahhüdü” kapsamında Türkiye ve Pakistan askerlerinin Suudi Arabistan’a intikalinin sağlanacağını açıkladı.
Anlaşmanın imzalanmasının üzerinden aylar geçmiş olmasına rağmen Saray rejiminin Mekke Ortak Savunma Anlaşmasını TBMM gündemine getirmemesi ve paktın yasama organı tarafından onaylanmamasına rağmen Suudi Arabistan’a asker gönderilmesi kararı hukuk dışıdır. Hukuki tartışmanın ötesinde ABD’nin bölgesel çıkarlarına uyumlu olarak kurulan ittifak ve alınan karar İran ve ABD arasındaki bölgesel gerilimde Türkiye’yi doğrudan taraf ve hedef haline getirmektedir.
Saray rejiminin, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi bölgesel gerici güçlerle kurulan ittifaka “stratejik özerklik”, “bölgesel güç olma” iddialarıyla meşruiyet kazandırma çabasına karşın alınan karar ABD’nin bölgesel planları ile tam uyum içerisindedir.
Temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilen NATO zirvesinde ABD’nin; Avrupa ve Ortadoğu’daki askeri güçlerini Çin’i çevrelemek üzere Asya-Pasifik’e kaydırma planının ardından kurulan Mekke İttifakı ile NATO’nun güney kanadı Türkiye, İran ve onun vekil güçlerine karşı koçbaşı olarak kullanılmaktadır.
Mekke İttifakı için “Ortadoğu’nun NATO’su” nitelemesinde bulunan ABD’li Temsilciler Meclisi üyesi Joe Wilson’ın “Husilerin İran destekli saldırganlığı karşısında ittifakı harekete geçirdikleri için müttefiklerimiz Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’a minnettarım” açıklaması da bunun göstergesi niteliğindedir.
Öte yandan Saray rejiminin, ülkeyi savaşın tarafı yapan politikaları “milli mesele”, “Türkiye’nin çıkarı” gibi argümanlarla aklama çabalarına karşın; ABD atına binilerek Osmanlı kılıcı sallanması, Türk burjuvazisinin pastadan pay kapma çabaları ile doğrudan ilişkilidir. Bu politikalardan Türkiyeli işçi ve emekçilerin payına düşecek olansa asker ölümleri ve daha fazla yoksulluktan başka bir şey olmayacaktır.
Zira Suudi Arabistan’a asker gönderilmesi Türkiye’yi İran’ın açık hedefi haline getirecektir. İran’ın geçtiğimiz aylarda ABD’ye üslerini kullandıran Körfez ülkelerini füzelerle hedef alması; hedef haline getirilen Türkiye’nin karşılaşacağı olası sonuçların boyutuna dair de ciddi işaretler taşımaktadır.
NATO Zirvesi sırasında ABD Başkanı Trump’la yaptığı görüşmede İran’da koçbaşı olmaya gönüllü olduğunu gösteren “Trump’ın dostu” Erdoğan’ın, işçi ve emekçi çocuklarını ABD emperyalizmi ve işbirlikçisi sermaye sınıfının çıkarları uğruna paralı asker olarak cepheye sürmesini kabul etmiyoruz. Tüm işçi ve emekçileri, emek ve demokrasi güçlerini bu karara karşı mücadeleye çağırıyoruz.
- Başta Mekke Savunma Anlaşması olmak üzere ülke adına yapılmış uluslararası anlaşmalar eksiksiz açıklanmalıdır!
- Ülke dışındaki tüm askeri birlikler geri çekilmeli ve sınır ötesi asker sevkiyatı yasaklanmalıdır!
- Ülkedeki tüm yabancı askeri üsler kapatılmalı, NATO’dan çıkılmalıdır!
- Başta komşu ülkeler olmak üzere, diğer ülkelerle ilişkiler ulusal bağımsızlık ve egemenliğe saygı, karşılıklı yarar, iç işlerine karışmama, eşitlik, barış, dostluk temelinde geliştirilmelidir!
Seyit Aslan
Emek Partisi Genel Başkanı
