Dün gece Gaziantep Şahinbey’de Akdere mahallesinde sokakta yapılan bir düğünde IŞİD’in gerçekleştirdiği alçakça saldırı sonucunda şu ana kadar 51 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, çok sayıda insan da yaralanmıştır. Evlenen iki insanın mutluluğunu paylaşmak için bir arada bulunan yüzlerce insanın ortasında yapılan ve düğün evini katliam evine çeviren bu barbarca saldırıyı lanetliyoruz. Hayatını kaybedenlerin yakınlarının acılarını yürekten paylaşıyor, yaralılara acil şifalar diliyor ve hepimizin başı sağ olsun diyoruz.
AKP-Erdoğan iktidarının ülkede ve Bölge’de savaş, gerilim ve müdahaleye dayalı politikaları neredeyse her gün başka bir yerde insanlarımızın canına mal olmaya devam ediyor. IŞİD denen bu barbarlığın Bölge’nin, ülkemizin ve halklarımızın başına nasıl musallat edildiğini biliyoruz. Başta Gaziantep ve sınır kentleri olmak üzere, bu cihatçı terörist çetelerin ülkede nasıl üslendiğini, nasıl örgütlendiğini biliyoruz. IŞİD’in, devletin resmi kurumları, istihbaratı ve güvenlik güçleriyle nasıl ‘dostane’ ilişkiler kurduğu; başta Diyarbakır, Suruç ve 10 Ekim Ankara katliamları olmak üzere, şu ana kadar gerçekleştirdiği pek çok saldırı planından devletin istihbarat ve güvenlik güçlerinin önceden haberdar oldukları gibi gerçekler artık herkesin bildiği gerçeklerdir. Yine, IŞİD ve türevi olan cihatçı terörist çetelerin, Suriye’de Esad rejimine ve Rojava’lı Kürtlere karşı savaşmak üzere nasıl desteklendiğini, bu çetelerin sınırlardan istedikleri gibi nasıl gelip geçtiklerini, nasıl tırlar dolusu silah ve cephane yardımı yapıldığını da biliyoruz.
Şu ana kadar ülkenin farklı yerlerinde gerçekleşen pek çok katliamdan sonra da açığa çıktığı gibi, IŞİD’in en çok üslendiği kentlerin başında Suriye’ye sınır olan Gaziantep’in olması da tesadüf değildir. Ve diğer bütün ilişkiler ve sorumluluklar bir tarafa Antep’te yeni bir saldırı olasılığına dair ciddi istihbarat bilgileri olmasına rağmen bu saldırının engellenmemesinin birinci dereceden sorumlusu iktidardır. IŞİD’in başından beri bütün eylemlerinde Kürtleri, Alevileri, ilerici, devrimci ve sol kesimleri hedef aldığı, bu gerçeğin şu ana kadar emniyet ve mahkemelerdeki ifadelerde de somut biçimde yer aldığı bilinmesine rağmen, her IŞİD saldırısından sonra AKP yetkililerinin ve yandaş medyanın ısrarla IŞİD’le birlikte başka örgütleri de sayarak ortalığı sulandırması ve kamuoyunu yanıltmak için alakasız bağlantılar kurmaya çalışması da bu sorumluluğun üstünü örtme telaşından başka bir şey değildir.
AKP-Erdoğan iktidarı, OHAL ve dikta rejimini kalıcı hale getirmek ve bu dikta yönetimine halk nezdinde meşruluk kazandırmak için ülkeyi bilerek savaş, kaos ve terör ortamına sürüklemektedir. Ülkemizin her köşesini savaş ve katliam alanına çeviren bu iktidara ve onun savaş politikalarına karşı tek yol barışın, özgürlüklerin hâkim olduğu laik ve demokratik bir Türkiye için birleşmektir.
Gaziantep’teki bu vahşi katliamın ve yaşadığımız bu acıların son olması için, demokrasiden, barıştan, emekten yana olan tüm güçleri, her milliyetten işçi ve emekçileri ve halklarımızı AKP-Erdoğan iktidarının ülkeyi iç savaşa ve yıkıma götüren bu gerici politikalarına karşı birleşmeye ve ortak mücadeleye çağırıyoruz.
Emek Partisi
Bölge Örgütü
