İsrail Gazze’de kitle kırımı yapıyor: Savaş değil, soykırım

İsrail Gazze’de kitle kırımı yapıyor: Savaş değil, soykırım

İsrail Gazze’de kitle kırımı yapıyor: Savaş değil, soykırım

Bir ay oldu. İsrail Siyonizmi, Filistin Kurtuluş örgütlerinin 7 Ekim’de işgal altındaki toprakların güneyine düzenledikleri baskını bahane ederek o günden bu yana Filistin’e yönelik ölümcül saldırılarını sürdürüyor.

İsrail ve Batılı emperyalistler, ABD, , Almanya ve Fransa başta olmak üzere AB ülkeleri, Japonya, Kanada, Avustralya İsrail-Filistin savaşından söz ediyorlar. Hayır! Bu bir savaş değil. 20 günü aşkındır dünya İsrail’in tek yanlı saldırganlığına, soğukkanlılıkla düzenlediği kitlesel kırıma tanıklık ediyor. Özellikle Gazze’de yaşanan tam bir soykırım!

Hava bombardımanı ve füzelerle sürdürülen Gazze’ye yönelik insanlık dışı Siyonist saldırı başka bir sözcükle tanımlanamaz. Bu bir soykırım. Bomba ve roketler kadın, çocuk, sivil demeden ateşleniyor. Taş üstünde taş bırakmıyor bombardıman. Düpedüz halkın yaşadığı evler, roketlerden kurtulmak amacıyla sığındıkları BM denetimindeki okullar, hastaneler, cami ve kiliseler bombalanıyor. Siyonist yasak ve kuşatma nedeniyle halk su, gıda, ilaç ve hastanelerin ihtiyacı olan enerjiden yoksun durumda. Kendi topraklarında mülteci durumuna düşürülen açıkça soykırımın hedefindeki Filistinlilerin Gazze’yi de boşaltarak Siyonistlere terk etmeleri amaçlanıyor.

Gazze’de soykırıma dönüşen Siyonist saldırganlık tüm Filistin topraklarına yayılmış durumda. Şimdiden yüzlerce Filistinlinin öldürüldüğü Batı Şeria’da; Ramallah, Tulkarim, Nablus, el Halil, Doğu Kudüs’te İsrail zulmü sınır tanımıyor. Mülteci kampları İsrail saldırganlığının doğrudan hedefi. Birçok kentte sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Balkona çıkmak bile yasak. Tutuklanan Filistinliler bini çoktan aştı.

Biz komünistler için işçi sınıfının kurtuluşu için verdiğimiz mücadele, nihai hedefimiz olan tüm insanlığın kurtuluşu için verdiğimiz mücadeleden başka bir şey değildir. Dil, din, renk, etnik eşitsizlik tanımaz, tüm eşitsizliklere karşı mücadele ederiz. Ne Hıristiyan, ne İslam ne de Yahudi karşıtıyız. İslamofobiye, anti-Semitizme prim tanımayız. Ancak Siyonizm, gözü dönmüş bir ırkçılıktır. Bir ezilen halka kendi topraklarında yaşam hakkı tanımamaktır. Zulümdür. İnsanı hedef alan bomba ve rokettir. Sivillere ateş açan tanktır, toptur. Hapishanedir, işkencedir. Soykırımla eş anlamlıdır.

Batılı devletler demokratik olmakla övünüyor, ama “İsrail’in kendisini savunma hakkı” olduğundan söz açarak tam bir soykırım boyutuna ulaşan Siyonist zulmü destekliyor, insani yardım ulaştırılması amacıyla ateşkes ilan edilmesine bile karşı çıkıyorlar! Biden el Ehli hastanesini Filistinlilerin bombaladığını iddia edecek kadar ileri gidiyor. Sözde demokratik ikiyüzlülük soykırımın savunulmasına dönüşmüştür. Batılı halklar Filistin halkına yönelik zulme karşı çıkıyor ve İsrail saldırganlığını eylemleriyle protesto ediyorlar. Ancak ne yazık ki, tıpkı Siyonizm gibi, tarihin çöp sepetine gitmekten kurtulamayacak olan insanlıktan nasibini almamış emek ve halk düşmanı emperyalistler ve gericilerce yönetiliyorlar.

Filistin halkının direnişini kutluyoruz.

Batılı emperyalistler İsrail Siyonizmi ve Filistin halkına yönelik soykırımını onaylayıp desteklerken Filistin halkını savunarak ayağa kalkan dünya halklarını kutluyor, desteklerini çoğaltarak Siyonizme ateşkesi dayatmaya çağırıyoruz.

Başta Siyonistlerle ilişkilerini normalleştiren ve normalleştirmekte olan Arap ve bölge ülkeleri başta olmak üzere bütün ülkeleri Bolivya’nın yolunu izleyerek İsrail Siyonizmiyle ilişkilerini kesmeye davet ediyoruz.

İsrail saldırıları derhal durdurulmalı, BM’nin acil ateşkes kararı uygulanmalıdır!

Emperyalistler, gemi ve uçaklarıyla birlikte ellerini Filistin’den çeksin!

Filistin halkına özgürlük!

Yaşasın dünya işçilerinin birliği, halkların kardeşliği!

Paylaş: