İktidar bir kez daha kadınların ve çocukların kazanılmış tüm haklarına gözünü dikmiş durumda. Kadınlar ve çocuklar şimdi daha çok tehlikede.
Her fırsatta “ailenin korunması” gündemine kurban edilen kadınların ve çocukların hakları, iktidarın inşa etmeye çalıştığı muhafazakar toplumun yükseleceği zemini de ortaya koyuyor. Bu zemin, aileyi kendisine payanda etmeye çalışan AKP hükümetinin, devletin elini çektiği tüm hizmetlerin yükünü kadınlara yüklediği, kadınların bu yükü “rızayla”, değilse “devlet zoruyla” taşımak zorunda bırakıldığı, kadınlarla erkekler arasındaki eşitsizliğin tüm toplumsal eşitsizliğin temeli haline getirildiği bir zemindir.
İktidar, bu zemini sağlamlaştırmak için her türlü aracı kullanmaktan imtina etmiyor.
Şimdi de Meclis bünyesinde kurulan Boşanma Komisyonu’nun raporuyla, kadın hakları konusunda adım adım tartışmaya açtıkları her türlü gerici düzenlemeyi topyekun yapma peşinde.
Rapordaki öneriler ne getiriyor?
- Çocuklar, kendisini istismar eden / tecavüz edenle evlendirilecek!
- Çocuk evlilikleri teşvik edilecek!
- Hadım uygulaması hayata geçirilecek! İdam, linç, koğuş infazı, hadım, kısas gibi bireysel ve toplumsal öç alma mekanizmaları meşrulaştırılacak!
- Şiddete uğrayan kadınlar, boşanmak isteyen kadınlar uzlaştırılacak!
- Şiddete maruz kalan kadınlara karakolların kapıları kapatılacak!
- Şiddete karşı istenecek koruma kararları için kadınların delil veya belge sunması zorunlu olacak!
- Kadınların korunmaları için verilecek tedbir süreleri kuşa çevrilecek!
- Aile hukukuyla ilgili tüm duruşmalar gizli yapılacak, kadınların dayanışma için bir arada olması engellenecek!
- Aile danışmanlığına din adamları ve Ensar Vakfı gibi dernek ve vakıflar el atacak, kadınlar aile içinde yaşadıkları sorunları “kader” diye görsünler diye bu aile danışmanlıkları “ikna odalarına” dönüştürülecek!
- Boşanmak isteyen erkeklerin eşlerine karşı her türlü yükümlülükleri ortadan kaldırılacak. Erkeklerin boşanabilmeleri için her türlü kolaylık sağlanırken, kadınların nafaka hakkı kısıtlanacak! Kadınlar boşanmak için iki kere düşünmek zorunda bırakılacak!
- Boşandıktan sonra yapılacak mal paylaşımında kadınların dava açma süreleri kısaltılacak!
- Eşin ölümünde, kadının miras hakkında kısıtlamalar yapılacak!
- Aileye yönelik psikolojik rehberlik ve danışmanlık hizmetinin esası “dini değerler” olacak!
Bu öneriler, kadın hareketinin yıllardır mücadele ederek kazandığı hakların ortadan kaldırılması önerisidir. Kadınların yetersiz bulduğu yasalar, şimdi daha da budanmak isteniyor.
Bu öneriler, Erdoğan kıstaslı “yerli ve milli kadın hakları”nın kadınlara ne vaat ettiğinin açık bir göstergesi.
Kadınları iktidarın istediği, dizayn ettiği aile sınırlarına hapsetmek için eğitimden, sağlığa, sosyal hizmet kurumlarından, adliye saraylarına her yerde yandaş STK’lar ve din adamları eşliğinde “ikna odaları” kuruluyor. Kadınlara “Ölün, şiddet görün, tecavüze uğrayın, ama boşanmayın” deniyor.
AKP hükümeti ateşle oynuyor. Bu ateş, kadınları yakmak için harlanıyor!
Bütün bu saldırılar karşısında kadınların eşitlik talebi, toplumun tüm kesimleri için sahiplenilmesi gereken bir taleptir.
Evde, işyerinde, okulda, mahallede eşitlik için, şiddetsiz ve sömürüsüz bir yaşam, çocuklarımızın geleceği ve mutluluğu için tüm toplumu bu gerici saldırı önerilerine karşı mücadeleye çağırıyoruz.
Kürtajı yasaklama çabalarına, 8 Mart kutlamalarını engelleme girişimlerine, kadın cinayetlerinin, taciz ve tecavüzün aklanması operasyonlarına kadınların verdiği cevap nasıl ki hükümete geri adım attırdı, şimdi eşitlik talebiyle yürütülecek mücadele bu topyekun saldırıyı durduracaktır.
Öznur Oğuz
Genel Başkan Yardımcısı
