Karaca: Gaziantep’te iş kazaları patron–özel hastane düzeni ile örtbas ediliyor

Karaca: Gaziantep’te iş kazaları patron–özel hastane düzeni ile örtbas ediliyor

Karaca: Gaziantep’te iş kazaları patron–özel hastane düzeni ile örtbas ediliyor

Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gaziantep’te iş kazalarının patronlar ile özel hastaneler arasında kurulan sistematik bir örtbas mekanizmasıyla gizlendiğini dile getirdi. Plato Halı’da yaşanan bir iş kazasında yaşananları anlattı.

Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gaziantep’te iş kazalarının patronlar ile özel hastaneler arasında kurulan sistematik bir örtbas mekanizmasıyla gizlenmesini gündeme taşıdı. İşçilerin ambulans yerine fabrika araçlarıyla anlaşmalı hastanelere götürüldüğü, adli vaka bildirimlerinin yapılmadığı ve kayıtların “ev kazası” gibi gösterilerek değiştirildiğini ifade eden Karaca, bu düzenin işçileri hem sakatlığa hem de hukuki güvencesizliğe mahkûm ettiğine dikkat çekti. İş kazalarının gizlenmesinin suç olduğu vurgulayan Karaca, özel hastanelerden son yıllarda kaç iş kazasının adli vaka olarak bildirildiğinin açıklanması istendi. Karaca,  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’na da göstermelik denetimler yerine gerçek soruşturma yürütme ve sorumluları açığa çıkarma çağrısı yaptı.

Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gaziantep’te iş kazalarının sistematik biçimde gizlendiği patron-özel hastane düzenini adım adım anlattı.

Kentte iş kazalarının ne münferit ne de kader olduğunu, özellikle sanayi bölgelerinde her hafta işçilerin ağır yaralandığı ya da uzuv kaybı yaşadığını belirten Karaca, resmi verilerin gerçek tabloyu yansıtmadığını, iş kazalarının üstünün patronlarla anlaşmalı özel hastaneler üzerinden kurulan bir mekanizma ile örtüldüğünü vurguladı.

Ambulans yerine fabrika aracı, adli bildirim yok

Karaca yaşanan süreci şöyle aktardı:

“Öncelikle, iş kazalarında ambulans özellikle çağrılmıyor. İşçi fabrikanın aracıyla, yanında bir sağlık görevlisi olmadan, idari kadrodan ya da işçilerden biriyle daha önce defalarca gidilmiş olan aynı özel hastaneye götürülüyor. Patron ‘merak etme, orası bizim hastane’ diyor. 

Hastanede kayıt açılıyor. En iyi ihtimalle, dosyada bazen ‘iş kazası’ yazıyor. İş burada duruyor.

Bildirim yapılmıyor

Olması gereken ikinci adım —adli vaka bildirimi— bilinçli biçimde yapılmıyor. Oysa iş kazası, hele makine yaralanması, adli vakadır. Bildirim yapılırsa kolluk gelir, savcı haberdar olur, süreç patronun insafından çıkar. İşte bu yüzden bildirim yapmıyorlar.

Daha da vahimi var… Bu hastanelere götürülen işçilerin kayıtlarında neler var size söyleyelim. Fabrikada iş kazası geçiren işçi için ‘evde merdivenden düştü’, ‘evde cam kesiği’, ‘evde tadilat yaparken düşme’ gibi ibarelerle kayıt tutuluyor.

Böylece ne oluyor?

– Kolluğa bildirim gitmiyor.

– Olay yeri incelenmiyor.

İş kazası yaşanan yerde üretim durmuyor. 

– İşçinin ifadesi alınmıyor. 

İşçi aksam eksikliği, stop düğmesinin olmaması, iş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle iş kazası geçirmişken, makineler değiştiriliyor, aksamları tamamlanıyor, göstermelik düzenlemelerle olay geçiştiriliyor.”

‘İşçi delilsiz bırakılıyor’

İş kazasının böylece resmî kayıtlara yansımadığı, üretimin kesintisiz sürdüğü ve iş güvenliği ihlallerinin görünmez kılındığını vurgulayan Karaca, işçilerin hukuki açıdan savunmasız bırakıldığına dikkat çekti. Çünkü adli bildirim yapılmadığında işçiler dava süreçlerinde delil bulmakta zorlanıyor, uzun yargı süreçlerinde tazminat alamıyor ya da çok düşük ödemelere mahkûm ediliyor. SGK kayıtlarında iş kazası ise az görünüyor. 

Somut örnek: Plato Halı iş kazası bildirimlerini yapmadı 

Karaca, 6 Şubat’ta Plato Halı’da yaşanan bir iş kazasını örnek vererek devam etti:

“Bozuk makinede, aylardır defalarca kez aksamın tamir edilmesini talep etmesine rağmen öylece çalışmak zorunda bırakılan işçi kardeşimiz, makinenin soğutması çalışmaması nedeniyle eliyle makineye keçe vermek zorunda kaldığı için sol elini kaybetti. Özel Deva Hastanesine fabrikanın aracıyla, yanında forkliftçi ile getirildi. Kardeşimizi 8 Şubat akşamı ziyaret ettiğimizde hala ifadesi alınmamıştı. Hastane müdürüne bildirim yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda telaşlandılar. Yaklaşık 20 dakika sonra iş kazası bildirimi yaptıklarını söylediler. Ne büyük tesadüf ki, hemen ardından, biz işçi kardeşimizin yanındayken işyerinden yetkililer ziyarete geldi. Kendilerine kolluğa bildirimde bulunup bulunmadıklarını, olay yeri incelemesinin yapılıp yapılmadığını sorduğumda ‘Tabi ki yaptık, biz hep böyle durumlarda gerekeni yaparız, olay yeri de incelendi’ cevabını aldım. Fabrikanın bulunduğu alanda sorumlu jandarma karakolunu aradığımda kendilerine bir bildirim yapılmadığını, hastaneden de adli vaka bildirimi yapılmadığı için sisteme düşmediğini, benim aramamla olaydan haberdar olduklarını, o nedenle olay yeri incelemesi yapmadıklarını dile getirdiler. Sorularım üzerine daha önce kendilerine bu fabrikadan herhangi bir iş kazası bildirimi gelmediğini de belirttiler. Oysa fabrikadan görüştüğümüz işçiler bize son aylarda 2 iş kazası daha yaşandığını, birinin Suriyeli bir işçi kardeşimiz olduğunu belirtmişlerdi. Yaptığım resmi araştırmalara göre ‘Biz böyle durumlarda gerekeni yaparız’ denilen fabrikada daha önce yaşanan bu iş kazalarının hiçbiri bildirilmemiş durumda. Son 1 senedir ise kolluğa intikal eden, dolayısıyla ifade alınan ve savcılığa yansıyan tek bir iş kazası bildirimi yapılmamış!”

‘Adli vaka olarak bildirmemek suçun ortağı olmaktır’

Bildirim yapılmamasının “suç ortaklığı” olduğunu ifade eden Karaca özel hastanelere seslenerek, “Son 5 yılda size bu biçimde getirilen kaç işçinin bildirimini olması gerektiği gibi bildirdiniz, kaçını bildirmediniz açıklayın. Ya siz çıkıp açıklayın ya da biz bu örnekleri tek tek kamuoyuyla paylaşacağız. İş kazaları sadece üretim bandında değil, özel hastanelerin kapalı kapıları ardında da gizleniyor. Açık konuşalım: Gaziantep’te iş kazalarının üstü sistemli biçimde örtülüyor. Patron–özel hastane hattında kurulan bu düzen, işçileri susturuyor. Çolak kalan, evine ekmek götüremeyen işçilerin ahı üstünüzde, bunun hesabını sorarız.” dedi.

Bakanlıklara çağrı

Karaca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığına göstermelik değil gerçek denetim yapılması çağrısı yaptı:

“Gaziantep’te bu düzenek iş kazalarında mağduriyetleri arttırıyor. Sizin öncelikli görev ve sorumluluğunuz iş kazalarını, iş cinayetlerini önlemek. İş kazası durumlarında işçilerin geleceğini çalan bu düzeneği ortaya çıkarıp dur demek. Derhal görevinizi yapın. Göstermelik denetimler, haberli müfettişler, kâğıt üstünde kalan uyarılar, üç kuruşluk cezalar, hamasi nutuklar değil gerçek bir denetim, gerçek bir önlem istiyoruz. Sağlık Bakanlığı bir uyarımız da size. Bu apaçık bir suç. Bu suça göz yummayın. Özel hastanelerin iş kazaları bakımından derhal denetlenmesini, bu suça karışan özel hastanelerin cezalandırılmasını istiyoruz.”

İşçilere seslenen Karaca, “Bu örtbas düzeni yüzünden mağdur olan, adalete erişemeyen, aç kalan, işsiz kalan işçi kardeşlerimiz bize ulaşsın. Bu örtbas düzeni, siz görünür kıldıkça, adım adım anlattıkça, örnekleriyle ortaya serdikçe, birlikte dur dedikçe çökmeye mahkûmdur. İş kazası kader değildir. İş kazasını gizlemek, örtbas etmek ise suçtur. Bu suçu ortaya sermeye devam edeceğiz.” ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı. 

Paylaş: