Kararları Hukuki Değil Siyasidir ve Yargının İktidarın Dönemsel İhtiyaçları Doğrultusunda İşlediğinin Açık Göstergesidir. 

Kararları Hukuki Değil Siyasidir ve Yargının İktidarın Dönemsel İhtiyaçları Doğrultusunda İşlediğinin Açık Göstergesidir. 

CHP İstanbul il Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun siyasi saiklerle cezalandırılması sonrası siyaset yasağı da uygulanıp, uygulanamayacağı konusunda tartışmalar yapılmaktadır. Bu tartışmalarda Partimizin adı da anılmıştır. Hem Kaftancıoğlu’ na verilen ceza (Her ne kadar partimizin yetkilileri açıklamalar yapmış olsa da), hem de partimizle ilgili konuda düşüncelerimizi söylemek bu nedenle zorunlu olmuştur.

Birinci olarak Canan Kaftancooğlu’na verilen ceza siyasi nedenlerle verilmiştir. Yargı bağımsız ve tarafsız değildir. İktidar muhaliflerini cezalandırarak, haklarında davalar açarak siyaset yapmalarını engellemek istemektedir.

İkincisi, Kaftancıoğlu’nun sözleri ifade özgürlüğü kapsamındadır. İktidar yandaşlarının ve sözcülerinin mevcut ceza yasaları kapsamına giren ifadeleri yargı tarafından düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilirken, muhaliflerin ceza yasaları kapsamına girmeyen ifadeleri dahi suç kabul edilmektedir.

Partimiz Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Yönetim Kurulu üyesi Umut Yeğin’ in Cumhurbaşkanı’ na hakaret ettiği gerekçesi ile ceza verildiği öne sürülerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından üyeliği düşürülmüştür. Fakat, üyeliği düşürülen ilk ve tek üye ve yöneticimiz Umut Yeğin de değildir. Özellikle son beş senedir, yirmi senedir partimize üye ve yönetici olan yirmi civarında arkadaşımızın da üyeliği düşürülmüştür. Bunların bir kısmı çeşitli itirazlar vb. ile geri kabul edilmiştir.

Oysa Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığının üyelikten düşürme yetkisi bulunmamaktadır.

Partimizin ve diğer iktidara muhalif partilerin yöneticilerinin üyeliklerinin düşürülmesi iktidarın bu partilerin siyasi faaliyetlerini engelleme çabası nedeniyle gündeme gelmiştir. Son beş senedir  Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından üyeliği düşürülen yöneticilerimizin hemen hemen tamamı yirmi beş senedir partimizin üyesi olan ve yönetici organlarda görev yapmış arkadaşlarımızdır. Bu arkadaşlarımız çeşitli yerel ve genel seçimlerde aday olup seçim kurulları ve YSK denetiminden de geçmiş arkadaşlardır.Önceki Yargıtay başsavcıları tarafından yapılan incelemede yasaya aykırı bir durum görülmezken, son beş senedir aynı kişilerin üye olmasının yasal olarak mümkün olmadığının söylenmesi, iktidarın, muhaliflerin siyasi faaliyetlerinin kısıtlanması amacını açıkça göstermektedir.

Siyasi yasak konusundaki mevzuata baktığımızda ise yasada açıkça görüldüğü gibi Cumhurbaşkanına hakaret suçu parti üyeliğine engel suçlardan değildir. Bazı yargı mensuplarının eski ceza yasasındaki cumhurbaşkanına hakaret suçu engeldi o halde yeni ceza yasasındaki hakaret suçu kanunun ikinci kitabının birinci babında olmasa da üyeliğe engeldir yorumu hukuka aykırıdır. Kanunsuz suç ve ceza olmaz. Bir yasada değişiklik yapıldığı zaman o yasayla ilgili diğer yasalarda da hükümler varsa o hükümler de değiştirilir. Yasa maddesi olmadan yorumla suç ve ceza oluşturulamaz.

HDP kapatılma davası, Demirtaş, Kavala kararları, Gezi kararı ve son olarak CHP İstanbul il başkanı Canan Kaftancıoğlu kararları hukuki değil siyasidir ve yargının iktidarın dönemsel ihtiyaçları doğrultusunda işlediğinin açık göstergesidir.  İktidar ve yargı yasaları hiçe sayarak iktidara engel gördükleri parti ve siyasetçileri siyaseten tasfiye etmeye çalışsa da başarılı olamayacaktır.

SELMA GÜRKAN

Genel Başkan Yardımcısı

Paylaş: