Lazikiye, Tartus, Hama ve Humus’ta Alevilere Yönelik Katliam ve Saldırılar Durdurulsun!
Suriye’nin çeşitli kentlerinde Alevi yurttaşlara yönelik saldırılar son günlerde yeniden arttı. Alevi evlerinin mezhepçi ifadelerle işaretlendiği, çok sayıda hanenin yağmalanıp ateşe verildiği bilgileri geliyor. Bu yaşananlar bir saldırıdan öte; kültürel ve inançsal kimliği hedef alan açık bir yok etme girişimidir. Suriye’de sivil Alevilerin zorla yerinden edildiği bir insanlık suçu işleniyor.
Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus’ta Alevi köylerine yönelik saldırılar sistematik bir şekilde sürüyor. HTŞ ve DAİŞ bağlantılı silahlı grupların köyleri kuşatarak kapı kapı dolaştığı bilgileri geliyor. “Alevi misin?” sorusuyla insanlar hedef alınıyor, bu vahşet dünyanın gözü önünde yaşanıyor.
Siyasi iktidarın desteklediği DAİŞ çeteleri bu saldırılarda aktif rol oynuyor.
Bu gerici güruh, sokak ortasında infazlar yapmakta, inanç merkezlerini yakmakta ve halka işkence uygulamaktadır.
Yaşanan Alevi katliamı ile ilgili Suriye kenti genelinde geniş çaplı protestolar oldu. Humus, Lazkiye, Tartus, Hama ve Şam’da Alevi nüfusun yoğun olduğu mahallelerde binlerce kişi, güvenlik endişeleri ve “etnik temizlik” iddiaları nedeniyle sokaklara çıktı.
Protestoların fitilini ateşleyen olay geçtiğimiz gün Humus’ta yaşandı. Bani Halid aşiretine bağlı silahlı gruplar, Al-Abbasiyah ve Al-Sabeel mahallelerine baskın düzenledi. Bir Alevi çift evlerinde öldürülürken, çiftin duvarlarına kanla mezhepçi sloganlar yazıldı. Aynı gece El-Firdus ve Bab el-Dreyb mahallelerinde çok sayıda ev, işyeri ve araç kundaklandı. Yerel kaynaklar en az 40 yapının ateşe verildiğini aktardı.
Saldırıların ardından Şam yönetimine bağlı kolluk kuvvetleri kent geneline sevk edildi. Humus’ta sokağa çıkma yasağı ilan edilirken, güvenlik güçleri zırhlı araçlarla mahallelerde devriye gezerken, Alevi yurttaşlar olası yeni saldırılara karşı endişe duyuyor. Bölge merkezli insan hakları aktivistleri, saldırıların “mezhep temelli ve koordineli” olduğunu ifade ediyorlar. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), bu yıl içinde Humus, Hama ve Lazkiye başta olmak üzere farklı şehirlerde “mezhep temelli” yaklaşık 90 ölüm, kayıp ve işkence vakası tespit ettiklerini açıkladı.
Kendilerinden olmayan halklara yönelik gerçekleştirilen işkenceler, infazlar ve katliam tehditleri bölgemizde yaşayan halklar için de büyük tedirginlik yaratmaktadır. Hatay başta olmak üzere Suriye’de yaşayan Arap Alevilerinin Türkiye’de on binlerce akrabası var.
Hatay Samandağ Demokrasi Platformu, Antakya Emek ve Demokrasi Platformu, Adana Alevi Platformu; yaşanan katliamlara tepki gösteren eylemler yaptı.
Hatay’ın Samandağ ilçesindeki birçok iş kolundaki esnaf, Suriye’de Alevi katliamını protesto amaçlı kısa süreliğine kepenk kapattı. İlçenin birçok merkezinde kepenk kapatan Samandağ esnafı, Suriye’deki Alevi katliamının durdurulması çağrısında bulundu.
Mezhepçi nefretle hareket eden bu gruplar, cesaretlerini emperyalist güçlerden, Körfez ülkelerinden ve AKP/MHP’nin yeni Osmanlı yayılmacı politikalarından almaktadırlar. Cihatçı gruplar mezhepçi nefretle hareket etmekte ve bu grupların emperyalist güçler ile Türkiye’nin bölgesel politikalarından cesaret aldığı aşikâr.
Humus’ta, Lazkiye’de, Hama’da, Tartus’ta yaşanan bu katliamlar insanlığın ortak vicdanını yaralamaktadır.
Siyasi iktidar, Alevi sivillerin korunması, insani yardımların ulaştırılması ve saldırıların durdurulması için acil olarak girişimlerde bulunmalıdır.
·Her halkın, her inancın eşit olduğu; kimsenin kimliğinden dolayı öldürülmediği, herkesin söz ve temsil hakkına sahip olduğu demokratik, laik bir düzen kurulmadıkça bu yaralar iyileşmeyecektir.
·Alevilere yönelik saldırılar, cinayet ve kaçırma vakaları son bulmalıdır.
·Alevi katliamı derhal durdurulmalı, Suriye’nin geleceğini Suriye halkları özgürce belirlemelidir.
·Suriye’nin bugünü ve geleceği ancak antiemperyalist barışçı demokratik bir halk egemenliği ile garanti altına alınabilir.
Seyit Aslan
Genel Başkan
