Mal ve Hizmetlere Gelen Zamlar Geri Alınsın, Ücretlere Ek Zam Verilsin!

Mal ve Hizmetlere Gelen Zamlar Geri Alınsın, Ücretlere Ek Zam Verilsin!

TÜİK yine halkı şaşırtmadı, son iki günde gelen zam oranları ortadayken TÜFE Aralık enflasyonunu 13,58, YİÜFE 19,08, yıllık bazda TÜFE 36,08, YİÜFE 79,89 olarak açıklandı. Aynı gün Erdoğan öğle saatlerinde yaptığı konuşmada 2021 yılında ihracatın %32,9 arttığını söyleyerek 225 milyar 368 milyon dolar ihracat gerçekleştirildiğini bildirdi. Türk ekonomisinin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazlası yoluyla büyümesine işaret ederek bu büyümeyi tarihi bir başarı olarak tanımladı ve başarının gizli kahramanlarına, emekçilere teşekkür etti.

Erdoğan’ın teşekkür ettiği işçi ve emekçilerin payına yeni yılı iğneden ipliğe gelen zamlarla karşılamak düştü. Aralık ayında 4,250 TL olarak belirlenen asgari ücret, daha çalışanların cebine girmeden eridi. Halk, yeni yıla zamlarla uyandı. Elektrikten, doğalgaza, akaryakıttan, ulaşıma, köprü geçişleri, ÖTV, MTV, vergi, ceza ve harç bedelleri başta olmak üzere tüketim mallarına ve hizmetlere gelen zamlar neticesinde halkın yoksulluğu katlandı. Son zamlar %35’lerden %50’lere kadar genişledi.

Kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Erdoğan, hiç sıkılmadan, kamu emekçilerine %28, toplam artış oranını %30,5’e çıkardıklarını açıkladı. Emeklinin sefaleti ortadayken en düşük emekli maaşı 2,500 TL olarak müjde niyetine açıklandı!

Sonra neymiş efendim, yoksulu enflasyona ezdirmemişlermiş! El insaf Erdoğan, manipülasyonun bu kadarına pes artık. Buyurun, 2500 TL’ye bir ay siz geçinin bakalım!

Bu zam dalgası ve yüksek enflasyon karşısında emekçilerin TİS sözleşmeleri güncellenmeli ve ücretlere ek zam yapılmalıdır. Özellikle metal işçileri bugünden sözleşme taslaklarının yenilenmesi için mücadeleyi yükseltmelidir.

Öte yandan milyonlar sefalet ücretine mahkûm edilirken, bir avuç sermaye sınıfına yine teşvikler kıyaklar yağdı.  Bu gidişatı değiştirebiliriz, bir avuç asalaklar topluluğunu ve onların siyasi erkini sırtımızda taşımak zorunda değiliz. Zam yağmuruyla gelen kara kışı mücadelemizle bahara çevirebilir, kazanabiliriz. Şimdi işçi ve emekçiler için, tüm halk kesimleri için birleşme, sesini yükseltme, gücünü artırma ve mücadele zamanıdır. Sermaye düzenini ve tek adam yönetiminin saldırılarını durdurmanın başka yolu yoktur. Aksi halde enflasyon üç haneli rakamlara tırmanacak, ülke daha çok yıkıma sürüklenecektir.

Selma GÜRKAN

Genel Başkan Yardımcısı

Paylaş: