Müftülük yasası geri çekilmeli, bir daha da gündem edilmemeli

Müftülük yasası geri çekilmeli, bir daha da gündem edilmemeli

Gündeme geldiği günden beri büyük tartışma yaratan, Erdoğan’ın tüm tepkilere ve toplumsal anlaşmazlığa rağmen “isteseniz de istemeseniz de geçecek” dediği müftülere nikah yetkisi veren yasa maddesi, halkın ve özellikle de kadınların “bu yasa geçmemeli” iradesine rağmen gece yarısı apar topar kabul edildi.

“Tek adam/tek parti” rejiminin “ben yaptım oldu”culuğunun bir göstergesi olarak karşımızda duran bu yasa, tüm toplumu etkileyecek sonuçlar doğuracak, ancak öncelikle kadınların temel haklarını hedefe koyan ve geriye götüren bir saldırı girişimidir.

Bu yasayla iktidarın hedefinin; eğitim, sağlık, sosyal hizmet alanlarındaki uygulamalarıyla ağır sonuçlara yol açan toplumu muhafazakarlaştırma, tek din-mezhep anlayışını tüm topluma egemen kılma hamlelerini daha ileriye götürmek olduğu açıktır. Çocukların daha 3 yaşında sübyan okuluna gönderilmesinin önünü açan, Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokollerle Ensar Vakfı gibi kurumlara çocukları emanet eden, eğitimin içeriğini bilimsellikten arındırıp gericiliğe teslim eden, Diyanet ile yapılan protokollerle “aile danışmanlığı” adı altında kadın ve erkeklere eşitsiz ve şiddet dolu bir ilişkiyi dayatan ve toplumu bu anlayışla kuşatan hükümet, son yasayla da toplumsal hayatın ve hukuk alanının “çoklu hukukla” parça parça edilmesinin önünü açmaktadır.

Toplumsal yaşamın ve aile yaşamının temel kurallarını içeren Medeni Hukukun “dini hassasiyetler” gözetilerek delinmeye başlanması, “inancın ve kişisel teamüllerin ortak hukukun üstüne geçebileceğini” söylemek, uzun erimde çoklu hukuku meşru göstermek demektir. Bu, eksiklikle malul hakların daha da geriye gitmesine alan açmak demektir. Örneğin, Boşanma Komisyonu önerileriyle bizzat hükümet tarafından zaten tartışmaya açılmış olan, kadınların mal paylaşımı, boşanma, şiddetten korunma, nafaka, velayet gibi pek çok hakkı bu yasayla artık daha fazla tehdit altında. Bunlar dini inancı, görüşü ya da kimliği ne olursa olsun tüm kadınların, ama özellikle de yoksul emekçi kadınların haklarının gaspı anlamına gelecektir.

Bu yasa hükümsüzdür, tek adam ne derse ona “el kaldır” yapan, bir tek komisyonunda bile çalışma konusunun muhatabı olan tek bir kesimin dahi sözünün dinlenmediği, toplumsal taleplerin ve rahatsızlıkların gözetilmediği bu meclisin çıkardığı yasanın meşruiyeti yoktur.

Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, kadına karşı işlenen suçlarda faillerin korunup kollanması, hatta cezasızlıkla teşvik edilmeleri, kadınların ve çocukların yoksulluk ve şiddet sarmalında korunmasız ve savunmasız hale getirilmesi ile mücadele etmesi gereken hükümetin, bu sorunları katmerlendirecek hamlelerini kabul etmiyoruz.

Yasa, bütünüyle geri çekilmeli, müftülere nikah yetkisinin devri gündemi bir yasa gündemi olmaktan çıkarılmalıdır.

Selma Gürkan

Emek Partisi Genel Başkanı

Paylaş: