Örgüt Çatışması Yok, Halkımıza Saldırı Var!

Örgüt Çatışması Yok, Halkımıza Saldırı Var!

5 Haziran’da HDP’nin Amed mitinginde patlatılan bombalarla kaos yaratma planı tutmayan gerici güç odakları, 9 Haziran’da yine sahneye çıktı. Şehitlik semtinde Hüda Par’a yakınlığı ile bilinen İhya-Der’in başkanının kimliği belirsiz kişiler tarafından öldürülmesinden sonra, Hizbullah silahlarla halka saldırarak 3 kişiyi öldürmüş ve birçok yurttaşımızı yaralamıştır. Özellikle AKP’nin havuz medyası olayı PKK-Hizbullah çatışması olarak göstererek halkımıza yönelik katliam ve saldırıları meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Oysa ortada örgütler arası bir çatışma yoktur. Aksine 7 Haziran’da HDP ile barış ve demokrasi güçlerinin kazandığı zaferi ortadan kaldırmaya ve Kürdistan’da bir kaos ortamı yaratmaya yönelik bir saldırı bulunmaktadır. Ve bu saldırının arkasında uzun bir süreden beri HDP’yi ve halkımızın barış ve demokratik çözüm iradesini hedefe koyan AKP Hükümeti bulunmaktadır.

5 Haziran’da HDP mitinginde katliam yaratmaya yönelik bombalı saldırının faili olan saldırgan yakalanmış, ancak katliamın arkasındaki güçlerin ortaya çıkmasının engellenmesi için savcılık olayla ilgili gizlilik kararı almıştır. Basına da yansıdığı gibi bombalı saldırının faili olarak tutuklanan kişi IŞİD saflarına katılıp sonra bombalı saldırı için ülkeye dönmüşken bu saldırıyı tek başına yapmadığı açıktır. Bugüne kadar IŞİD’i kim desteklemiş ve MİT tırları ile silah göndermişse saldırının arkasındaki güç de odur.

Öte yanda 5 Haziran saldırısında amacına ulaşamayan bu gerici güç odakları, bu kez 9 Haziran’da Hüda-Par’a bağlı bir derneğin yöneticisini katlederek yeni bir kaos ve çatışma ortamı yaratmaya çalışmaktadır. Daha katliamın failleri belli değilken Hizbullah-Hüda-Par üyesi bir grup silahlarla halka saldırarak ve saldırıdan HDP’yi sorumlu tutarak bu provokasyona hizmet etmiş, 3 vatandaşımızı katletmiştir. 90’lı yıllarda Hizbullah’ın toplum üzerinde korku yaratarak baskı oluşturma politikasını yeniden sahnelemek isteyen gerici-kontra güçler karşısında halkımızın sessiz kalmayacağı bilinmelidir.

Bu saldırının arkasında da tek parti-tek adam düzeni kurma planı, 7 Haziran’da halklarımız tarafından boşa çıkarılan ve ülkede kaos yaratarak yeniden egemenliğini sürdürmek isteyen AKP Hükümeti-Erdoğan’ın olduğu açıktır. Diyarbakır’da emniyet müdürlüğünün hem Hüda-Par, hem de yurtsever ‘Özgür Yurttaş Dernekleri’ üyesi 80 kişiye “sizin hakkınızda öldürme kararı var” diyerek emniyete çağırması, aslında katliamın arkasında kimlerin olduğunu da göstermektedir. İhya-Der Başkanının emniyete çağrılarak “PKK seni öldürecek” açıklamasından sonra öldürülmesinin bir rastlantı olmadığı açıktır. Yine bu olaydan sonra Hizbullahçılar polislerin gözleri önünde silahlarla halkı taradığı halde, Diyarbakır Emniyet müdürü ortada bir zafiyet olmadığını söyleyerek hedeflenenin ne olduğunu açıkça göstermiştir.

Emek Partisi Kürdistan Örgütü olarak, kendi egemenliği için ülkede bir kaos ve çatışma ortamı yaratmaya çalışan ve ülkeyi yeni felaketlere sürüklemekten geri durmayacağını gösteren AKP Hükümeti’ni ve bu politikaya alet olan güç odaklarını uyarıyoruz. Bu saldırı ve provokasyon politikasına derhal son verilmeli ve yaşanan saldırının arkasındaki bütün karanlık güçler açığa çıkartılmalıdır. Halkımızın 7 Haziran’daki kazanımlarını korumak ve hep birlikte barış içinde yaşayacağımız demokratik bir ülke için bu provokasyonlara karşı sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz. Halkımızı ve Türkiye’nin emek, barış ve demokrasiden yana bütün güçlerini bu gerici provokasyonlara karşı uyanık olmaya ve hep birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

EMEK PARTİSİ
KÜRDİSTAN ÖRGÜTÜ

Paylaş: