Parlamento Sarayın Hizmetinde….

Parlamento Sarayın Hizmetinde….

Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için bizzat Erdoğan-AKP iktidarı tarafından gündeme getirilen, Anayasa’nın yasama dokunulmazlığını düzenleyen maddesindeki geçici düzenleme Meclis’te kabul edildi. Bu değişikliğin öncelikli hedefi HDP milletvekillerinin Meclis dışında bırakılmasıdır.

Dokunulmazlıkların kaldırılması aynı zamanda parlamenter sistemin de tasfiyesine doğru atılan bir adım olmuştur. Yargının, hukuk sisteminin Erdoğan kontrolünde tutulmaya çalışıldığı koşullarda dokunulmazlık sorunu vekillerin üzerinde bir demokles kılıcı gibi asılı kalacak; Meclis tek adam iktidarının dolgu malzemesi muamelesi görebilecektir.

7 Haziran seçimlerinde halktan kendisine başkanlık için gerekli “400 milletvekili” isteyen, bu olmazsa kaosla tehdit eden Erdoğan-AKP iktidarı, “dinlenme odasına alınan parlamenter sistemi” Kürt halkının temsilcilerine ve kendisine muhalif bütün vekillere kapatmak için her türlü yöntemi denemiş; dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla da bu konuda bir adım daha atmıştır.

İnsan haklarına saygılı demokratik bir parlamentoda, milletvekilinin “hukuki güvenliği” olarak kabul gören “yasama, kürsü” dokunulmazlığının kaldırılması söz konusu olamaz. Ancak bu gerçekleşmiştir. Ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanının, “anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz” açıklamasında bulunarak, Erdoğan’ın tek adam diktatörlüğü hedefinde yol almasına hizmet edecek bir tutum alması, dokunulmazlıkların kaldırılmasında kilit rol oynamıştır. Siyasi iktidar kadar muhalefet partilerinden verilen oylar da bu kara karardan, tarih ve halk karşısında sorumludur.

Dokunulmazlıkların kaldırılmasında aralarındaki ayrılıkları bir kenara bırakanlar, işçi sınıfı ve emekçi halkın beklentilerinden, ihtiyaçlarından ziyade, egemen sınıfların çıkarlarını esas almaktadır. İşçi sınıfı ve tüm ezilen emekçi kesimler, demokrasi ve barış güçleri açısından bu tutum kabul edilemezdir.

Emekçilerin ihtiyacı ve özlemi olan gerçek demokrasi, halk demokrasisidir; bu farklı ulus ve inançlardan halkın temsilcilerinin özgür ve serbestçe eşit koşullarda seçildiği demokratik halk iktidarıyla mümkün olacaktır.

Erdoğan-AKP iktidarına, emek ve halk düşmanı siyasetine karşı, tüm emek, demokrasi ve barış güçlerinin geniş bir demokrasi cephesinde birlikte mücadelesi geciktirilemez bir koşuldur.

 

Selma Gürkan

Genel Başkan

Paylaş: