Diyarbakır’da İhya-Der Başkanı Aytaç Baran’ın öldürülmesi ile başlayan olaylar neticesinde 4’ü HDP’li toplam 5 kişi hayatını kaybetmiştir. İki gündür devam eden ve Diyarbakır’la birlikte bütün bölgede gerginliği artıran bu olaylar açık bir provokasyondur.
HDP’nin Diyarbakır’daki mitingini kana bulayan güçler kimlerse bu olaylarda düğmeye basanlar da aynı güçlerdir. Seçim sonuçlarına etki etmek üzere tezgahlandığı çok açık olan HDP mitinginin bombalanması olayı neyse; seçim sonuçlarını hazmedemeyen yeni provokasyonların tertiplenmesi de aynı amaca hizmet etmektedir. Zira seçim sonuçlarını “kaos” olarak değerlendiren AKP ve arkasındaki gerici güçlerin olası kaos ve provokasyonlarla seçim yenilgisinin rövanşını almaya çalıştıkları çok açıktır.
Neredeyse hemen her çevrenin Diyarbakır’daki saldırılar için “kontrgerilla” güçlerine işaret ettiği bu dönemde, havuz medyasının canhıraş bir biçimde olayları HDP’nin üzerine yıkmaya çalışması da oldukça manidardır. Ülkeyi 13 yıldır baskı ve sömürü cenderesi altında yöneten ama 7 Haziran seçimlerinde açık bir yenilgiye uğrayan AKP ve arkasındaki güçler, iç savaş dahil her türlü gerici planı devreye koyabileceklerini göstermiş bulunmaktadır.
Ne var ki gerek Diyarbakır ve bölge halkı gerekse de Türkiyeli işçi ve emekçiler bu tür provokasyonlar karşısında geçmişe göre daha tecrübelidir. Bunun içindir ki Diyarbakır’da HDP mitinginin bombalanması ters tepmiş ve halk bu gerici provokasyona en iyi cevabı 7 Haziran’da sandıkta vermiştir. Bu tutumun güçlü dayanışmayla devam etmesi gerekmektedir. Provokasyonları boşa çıkarmanın yolu buradan geçmektedir.
Provokatörler ve arkasındaki güçler biran önce ortaya çıkarılmalıdır.
Şimdi Diyarbakır halkıyla dayanışma zamanıdır.
Savaş güçleri ve AKP değil barış kazanacak!
NEDİM KÖROĞLU
GENEL BAŞKAN YARDIMCISI
