Sağlık Bakanlığı Bütçe Komisyonunda konuşan EMEP Milletvekili Karaca: Sağlık hizmetleri taşerona, bütçe şirketlere
EMEP Milletvekili Sevda Karaca, Sağlık Bakanlığının plan ve bütçe komisyonu görüşmelerinde bakanlığın bütçesini eleştirdi. Karaca, “Sağlık hizmetleri taşerona, bütçe şirketlere” dedi.
Video link: https://youtu.be/vNpPSpwSP4I
Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Sağlık Bakanlığının bütçesi görüşmelerinde söz alan Emek Partisi Antep Milletvekili Sevda Karaca Bakanlığın bütçesini eleştirdi. Sağlık harcamalarının çoğunluğunun hizmet alım yoluyla taşeron şirketlere, şehir hastanelerine ve şirketlere yapıldığını belirten Karaca, temel sağlık hizmetlerinin taşeronlara devredildiğini anlattı.
2026 bütçesinin 1,47 trilyon TL olduğunu hatırlatan Karaca, bu devasa bütçenin şirketlere, taşeronlara ve müteahhitlere aktarıldığını ifade ederek “Koruyucu sağlık tasfiye edilmiş durumda. Tedavi edici sağlık gideri, koruyucu sağlığın 2,6 katı. “Hastayı garanti et, hastalığı önleme” mantığı amentünüz olmuş. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün bütçesi birçok kalemde yarıya indirilmiş. Ayrılan para da doğru düzgün harcanmıyor. 2025’in ilk 6 ayında koruyucu sağlıkta 14 milyarın 4 milyarı harcanmış, o da mal ve hizmet alımına gitmiş, yani şirketlere. Geri kalanını n’aptınız sayın bakan? Koruyucu sağlık diye bir sistem kalmamış, ‘nasıl olsa aile hekimlerinin sırtına bindiririz’ diyor, Aile hekimlerine yeni puan, nöbet ve ceza düzenlemeleri getiriyorsunuz” dedi.
‘Şehir hastanelerine musluk açık’
Sevda Karaca, şehir hastanelerine yapılan devasa harcamaları “şehir hastanelerine gelince musluklar açılıyor diye eleştirerek şöyle konuştu: 2025’in ilk 10 ayında 18 şehir hastanesine 101 milyar harcanmış. En az bir 20 sene daha milyarlar ödemeyi garanti ediyorsunuz. Sayıştay ne diyor? ‘Şirketler laboratuvarları kurmamış, ekipman sağlamamış; KDV muafiyeti almış ama kira indirmemiş; ödemeleri gereken Enerji giderlerini bakanlık üstlenmiş’. Devlet eliyle şirketleri zengin etmişsiniz, şirketler en temel işleri ortada bırakmış.”
1500 projede meslek hastalığı hastanesi yok
Bakanlığın 1500 projelik yatırım programında projelerin yanında yazan “2025’ten sonraya kaldı” ifadesine dikkat çeken Karaca “Çünkü bu bütçede hastane yapmak yok; diğer bütün bakanlar gibi sizin de yatırımdan anladığınız asıl işlerinizi şirketlere taşere etmek, halkın bütçesini şirketlere akıtmak… Her yıl yüzlerce işçi meslek hastalığına yakalanıyor ama 1500 proje içinde bir tane meslek hastanesi yok. OSB’lerin vahşi sömürü düzeninde işçiler can veriyor, çolak kalıyor, hasta oluyor, ülkenin dört bir yanını OSB’yle doldurdunuz ama OSB’ye hastane planı da yok. Ama son 22 yılda özel hastane sayısı yüzde 103,7 artmış” dedi.
Taşeronlaşma büyüyor: Hizmet alımda yüzde 60 artış
Hizmet alım giderlerindeki büyümeye dikkat çeken Kaaca Bu yıl 2024’e göre hizmet alım gideri yüzde 60 artmış! Önümüzdeki yıl şehir hastanelerinin hizmet alımı için yüzde 53,5 artış öngörülüyor. Sayın bakan, enflasyon hedefiniz yüzde 16 iken, yeniden değerleme oranı yüzde 25’ken, açıklar mısınız nasıl oluyor da şirketlere yüzde 53,5 artış yapılıyor? En temel sağlık hizmetlerini şirketlere taşere ettiniz. Nükleer tıp, laboratuvarlar, diyaliz, anesteziyoloji, patoloji, yeni doğan bakımı, taşıma, temizlik, yemek, güvenlik, tıbbi cihaz bakım onarımı… Ne kaldı geriye?”
Taşeronlaşmanın insan hayatını tehlikeye atmak ve çeteleşme demek olduğunun altını çizen Karaca, Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi’nde taşerona devredilen nükleer tıp birimi skandalını hatırlattır.
Özelleştirmenin bir diğer bedelinin de güvencesizlik ve yoksulluk olduğunun altını çizen Karaca “Sözleşmeli personel harcaması geçen yıla göre yüzde 59 artmış. Maaşlar bu kadar artmadığına göre; sözleşmeli sayısı artıyor demektir. Taşeron işçiler yok parayla, uzun mesailerle, tasarruf edilen sosyal haklarla tüketiliyor. Kadrolu istihdam yerine taşeron ve sözleşmeli emekçi ordusu yükü sırtlanıyor.” dedi.
Bağımlılıkla mücadele Yeşilay’a devredildi
Bağımlılıkla mücadele konusunda hükümetin politikalarını eleştiren Karaca”Ülkede bağımlılık oranları almış başını gitmiş. Önleme – tedavi – rehabilitasyon – izleme – koordinasyon zincirinin tüm halkalarından sorumlu olan bakanlığınız ne yapıyor? ‘Bağımlılık artıyor’ diye tespit! Sayın bakan bu memlekette bu tespiti yapmayan çocuk, kadın, bakkal, öğretmen, taksici, hurdacı, avukat kalmadı. Sizin başka bir şey yapıyor olmanız lazım. Yapmışsınız… Bağımlılığa yönelik tedavi ve rehabilitasyona harcanan bütçeyi 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 86 düşürmüşsünüz. Bakın Antep’te çocuklarını uyuşturucudan kurtarmak için kapı kapı gezen annelere çare olamadınız, kadınlar tedavi ederler diye çocuklarını Menzil tarikatının kapısına götürüyor ağlayarak. Memnun musunuz bu tablodan?” diye sordu.
Halk rendevu için torpil ariyor
Gaziantep’in sağlık üssü olması iddiasına da değinen Karaca “Antep sağlık üssü diye masal anlatıyorsunuz. Dermatoloji, kulak burun boğaz, göz, kardiyoloji gibi en temel alanlarda randevu bulamıyor halk. Antep’te çocuk cerrahı o kadar az ki, her gece koca şehirde sadece bir çocuk cerrahı bütün hastanelerin ortak nöbetini tutuyor. Bakın sizin vekillerinizin bile telefonları susmuyor, halk randevu için torpil arıyor. Olmadı çetelere düşüyor… Randevu MHRS çetesi, sahte ilaç çetesi, reçete çetesi, bıçak parası çetesi… En çeşitli çeteler sizin alanınızda cirit atıyor.” dedi.
Aşı yokluğundan çocuklar ölüyor
Sağlık sisteminin çöktüğünün göstergelerinden birinin aşı olduğunu belirten Karaca, “Bebeklerine tüm aşılarını ücretsiz yapamayan bir ülkede, aşı olamadığı için yüz yıl öncesinin hastalıklarından çocukların hastalandığı, öldüğü bir ülkede kimse Türkiye Yüzyılı masalı anlatamaz. Okullarda bir öğün ücretsiz yemek vermediğiniz için bodur kalan, gelisemeyen çocukların olduğu ülkede büyük devlet masalı anlatamazsınız” ifadelerini kullandı.
‘Efsaneniz çöktü’
Karaca sözlerini şöyle tamamladı: “Efsanenin çöktüğünü herkes biliyor sayın bakan, sadece sağlık hizmetine erişemeyen yurttaş değil; şiddetten kurtarmadığınız, iş yükünü katmerlediğiniz hekim de hemşire de sağlık işçisi de bas bas bağırıyor sağlık sistemi çöktü diye. Bu sistemden memnun olan tek kesim sermayedarlar. Şirketlerin sağlığını koruyan bu bütçeye hayır diyoruz.”
